içinden ile cümle

içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Просто как паук выпускает из себя паутину, а потом живёт в ней.
Aynı şekilde organizmalar bu hadisenin bizzat içinden zuhur etmiş olabilir.Samalla tavalla organismit ovat voineet saapua ajoissa paikalle
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Algumas pessoas pensam que ou se é capaz de construir um relacionamento ou não.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Algunas personas piensan que se puede tener, o no, lo que se necesita para construir una relación.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Beberapa orang berpikir membangun suatu hubungan adalah bakat yang Anda miliki atau tidak miliki.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Certe persone pensano che la capacità di costruire una relazione o ce l'hai o non ce l'hai.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.관계를 잘 형성하는 것은 타고나는 거라고 생각하는 경우가 있습니다.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.l'on est capable de créer des relations ou on ne l'est pas.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Manche glauben, Beziehungen aufbauen kann man entweder, oder man kann es nicht.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Một vài người nghĩ rằng bạn có đủ tố chất để xây dựng một mối quan hệ hoặc không.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Néhányan azt gondolják, hogy vagy megvan benned az hogyan kell kapcsolatot kiépíteni, vagy nem.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Někteří lidé si myslí, že schopnost budovat vztahy v sobě buď máte, nebo ne.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Niektorí ľudia si myslia, že schopnosť budovať vzťahy v sebe buď máte alebo nie.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Niektórzy uważają, że zdolność budowania relacji albo się ma, albo nie.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Nogle mennesker, tror at man enten kan have det i sig at opbygge et forhold eller ej.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Sommige mensen denken dat een relatie opbouwen aangeboren is: je hebt het of je hebt het niet.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Unii cred că ori știi intrinsec să construiești o relație ori nu știi.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Vissa människor tror att förmågan att bygga relationer antingen är något man kan eller inte kan.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Κάποιοι πιστεύουν πως ή το 'χεις ή δεν το 'χεις με τις σχέσεις.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Дехто вважає, що у людини або є вроджена властивість будувати стосунки, або її немає.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Некоторые люди думают, что у тебя либо есть способность строить взаимоотношения, либо нет.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.Някои хора мислят, че или можеш да осъществиш връзка или не можеш.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.שיש ביכולתכם לבנות יחסים או שלא.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.أنه إما أن يكون لديك القدرة على بناء علاقة أو لا.
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.人間関係を築くことを 素質の問題と考える人もいますが 私はS. コヴィーの考えを支持します
Bazıları bir ilişki kurmanın içinden ya geldiğini ya da gelmediğini düşünürler.有啲人覺得人際關係叻唔叻係天生嘅
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Bu dua derin ruhumun içinden geliyor.Nie wiem, jak długo trwała ta modlitwa pochodząca wprost z głębin mojej duszy.
Ben bu duanın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Bu dua derin ruhumun içinden geliyor.Nu stiu cat de mult a durat ca acea rugaciune ce venea din adancul sufletului meu...
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Am cumpărat o plasă de mere, am luat-o acasă, am scos un măr din plasă și l-am tăiat.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Tôi mua một túi táo, tôi đem túi táo về nhà, lấy một quả ra, và cắt.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Купил пакет яблок, принёс домой, вытащил одно и порезал на части.
Beni güldüren şeyde bazılarıda fotoğraf çekiyorlardı studionun içindenImádom mikor az érdeklődők fotót is készítenek.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.제가 여러분에게 라이브로 들려드리고 싶은 것은 1955년 버전입니다. 저희가 그 연주의 처음 2곡을 연주할 것입니다.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Cái mà tôi muốn bạn nghe trực tiếp là phiên bản năm 1955 và chúng ta sẽ chơi vài bản nhạc đầu tiên.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Ce vreau să ascultați acum este versiunea din 1955, și vom pune primele 2 piese.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Chciałbym żebyście posłuchali wersji z 1955 roku, odtworzymy początek tego nagrania.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Ich möchte, dass Sie die Version von 1955 hören und wir spielen die ersten paar Stücke davon vor.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Lo que me gustaría que escucharan es la versión en vivo de 1955, y tocaremos el primer par de piezas de ella.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Vorrei che ascoltaste la versione dal vivo del 1955, e ne ascolteremo i primi due pezzi.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Това, което искам да ви пусна на живо е версията от 1955 г., и ще изсвирим първите две пиеси от нея.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.Я хочу, чтобы вы услышали вживую эту версию 1955-го года, и мы сыграем первые несколько её частей.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.מה שאני רוצה שתקשיבו לו, חי, הנה הגרסה של שנת 1955, וננגן את שתי היצירות הראשונות מזה.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.و الذى أحبكم أن تستمعوا له هى النسخة الحية لـ1955. و سنستمع إلى أول مقطوعتين منهما.
Benim canlı duymak istediğim ise 1955 versiyonu, ve içinden ilk birkaç bölüm dineyeceğiz.最初の何曲かを演奏します。 グレングールド、1955年。
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Aveam nevoie de ceva care să mă scoată din toată situația asta.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Avevo bisogno di qualcosa che mi tirasse fuori da tutto questo.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Czegoś co wyciągnęłoby mnie z tego wszystkiego.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Ich benötigte etwas, das mich aus dieser ganzen Sache herausziehen würde.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Ik had iets nodig dat me van dit alles weg zou trekken.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.J'avais besoin de quelque chose qui me dégagerait de tout cela.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Kellett valami, ami kihúzott mindebből.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.저를 이 모든 것에서 끌어낼 뭔가가 필요했습니다.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Necesitaba algo que me sacara de todo esto.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Potřebovala jsem něco, co by mě dostalo z toho všeho ven.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Potrebovala som niečo, čo by ma vytiahlo z tohto všetkého.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Precisava de algo que me tirasse de tudo aquilo.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Sesuatu yang bisa mengeluarkanku dari kubangan ini.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Имах нужда от нещо, което да ме издърпа, да ме извади от всичко това.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Щось, що витягнуло б мене з цього всього.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.Я нуждалась в чем-то, что могло вытолкнуть меня из всего этого.
İlgili Sayfalar