içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.הייתי זקוקה למשהו שימשוך אותי החוצה מכל זה.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.احتجت الى شيئ ينتزعني من كل هذا.
Beni tüm bunların içinden çekip çıkarak birşeye ihtiyacım vardı.泣くのはやめて
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Aprirò quel portale. E voi due ci salterete dentro.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Avaan portin, ja te kaksi hyppäätte sen läpi.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Eu abro a porta e vocês os dois atravessam-na.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Jag öppnar dörren och ni tar er ut.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Jeg åbner døren, og I smutter ud.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Otworzę drzwi, a wy przez nie wyskoczycie.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Yo abriré la puerta y vosotros dos entraréis.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Θα ανοίξω την πόρτα κι εσείς θα περάσετε.
Ben kapıyı açacağım ve ikiniz içinden geçeceksiniz.Я открою врата, и вы оба выпрыгнете в них.
Ben "Şöyle, Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Tja, mannen gebruiken hun penis om de eieren te bevruchten met hun sperma.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.그것들은 빌딩을 통과하고 지구를 통과합니다.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.Sie können durch das Gebäude kommen, durch die Erde
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.Tak słabo oddziałują, że przenikają przez ziemię, ściany...
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Chúng đi xuyên tòa nhà, xuyên Trái đất -- chúng phi tương tác.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)De kan komme gennem bygningen, gennem Jorden -- de er så ikke-interagerende.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Dokáží projít budovou, Zemí -- jsou naprosto neinteragující.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Ele pot veni prin clădire, prin pământ; sunt atât de puţin interactive.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Elles peuvent traverser l'immeuble, la terre; elles sont tellement non-interactives.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Jöhetnek az épületen keresztül, a földön keresztül; annyira kölcsönhatásba sem lépők.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Mereka dapat menembus gedung, menembus tanah. mereka benar-benar tidak saling berhubungan.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Passano attraverso gli edifici, attraverso il pianeta; ecco quanto poco interagiscono.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Podem atravessar um edifício, a Terra, por interagirem tão pouco.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Pueden atravesar el edificio, la tierra interactúan muy poco.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Ze kunnen door het gebouw komen, door de Aarde; zo niet-interagerend zijn ze.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Могат да преминат през тази сграда, през Земята; за такова слабо въздействие става дума.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler. Yani etkileşmiyorlar. (notrinolar ÇN)Они могут пройти сквозь здание, сквозь землю - настолько у них отсутствует взаимодействие.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.Μπορούν να περάσουν μέσα από το κτίριο, μέσα από τη γη.
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.הם יכולים לעבור דרך הבנין, דרך כדור הארץ
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.بإمكانها العبور من خلال المبنى ، من خلال الكرة الأرضية؛
Binanın içinden veya yerkürenin içinden geçerek gelebilirler.どの物体とも作用することはありません
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.많은 사람에게 붙었던 더러운 귀신들이 크게 소리를 지르며 나가고 또 많은 중풍병자와 앉은뱅이가 나으니
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.vì có những tà ma kẻ lớn tiếng lên mà ra khỏi nhiều kẻ bị ám, cùng kẻ bại và què được chữa lành cũng nhiều.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.vì có những tà_ma kẻ lớn_tiếng lên mà ra khỏi nhiều kẻ bị ám , cùng kẻ bại và què được chữa lành cũng nhiều .
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.тъй щото настана голяма радост в оня град.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.כי רבים היו אחוזי רוחות הטמאה והרוחות יצאו מהם צעקות בקול גדול ורבים נכי אברים ופסחים וירפאו׃
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.لان كثيرين من الذين بهم ارواح نجسة كانت تخرج صارخة بصوت عظيم. وكثيرون من المفلوجين والعرج شفوا.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.因 為 有 許 多 人 被 污 鬼 附 著 、 那 些 鬼 大 聲 呼 叫 、 從 他 們 身 上 出 來 . 還 有 許 多 癱 瘓 的 、 瘸 腿 的 、 都 得 了 醫 治
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.因為 有 許多 人 被 污鬼 附著 、 那些 鬼大 聲 呼叫 、 從 他 們 身上 出來.還有許多癱瘓 的 、 瘸腿 的 、 都 得 了 醫治
Birden küpün içinden geçen bir dik üçgenin farkına varırsınız. -이렇게 생각하자면, 갑자기 이 큐브를 가로지르는 직각 삼각형이 나타날 것이다
Birden küpün içinden geçen bir dik üçgenin farkına varırsınız. -Teraz widać już trójkąt prostokątny wewnątrz naszego sześcianu.
Birden küpün içinden geçen bir dik üçgenin farkına varırsınız. -فاذا فكرت بهذه الطريقة، فسيكون كل ما لدينا عبارة عن مثلث على اليمين موجود على المكعب
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.Eén: de elektrische weerstand is nul. Twee: de binnenkant van de supergeleider stoot een magnetisch veld af.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.Erstens: er besitzt keinen elektrischen Widerstand und zweitens verdrängt er Magnetfelder aus seinem Inneren.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.첫 성질은 전류의 흐름에 대항하는 저항이 없고, 둘째로 자기장을 초전도체 내부로부터 완전히 밀어내는 성질이 있습니다.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.Prima este rezistența electrică zero, iar a doua este expulzarea câmpului magnetic din interiorul său.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.Prva: električna upornost je enaka nič, in druga: magnetno polje je izrinjeno iz notranjosti superprevodnika.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.První je nulový elektrický odpor, a ten druhý odpuzování magnetického pole zevnitř supravodiče.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.Prvým je nulový elektrický odpor a druhým je vypudzovanie magnetického poľa z vnútra supravodiča.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.הראשונה היא אפס התנגדות חשמלית, והשניה היא הדחיה של שדה מגנטי מתוך החלק הפנימי של מוליך-העל.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.الأولى هي المقاومة الكهربائية المعدومة، و الثانية هي طرد المجال المغناطيسي من البنية الداخلية للموصل الفائق.
Birincisi sıfır elektrik direnci ve ikincisi ise manyetik alanın süper iletkenin içinden atılması.二つ目は超電導体の内部から 磁界を排除することです 複雑に聞こえますよね
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Acesta este rezultatul în cel mai bun caz când eşti dat în judecată de un troll al brevetelor.
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Ceci est la meilleure issue possible pour vous quand vous êtes poursuivis par un chasseur de brevets.
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Das ist der bestmögliche Ausgang, wenn Sie von einem Patent-Troll belangt werden.
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Dat is je best mogelijke uitkomst als je vervolgd wordt door een patenttroll.
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Dette er det bedste udfald når man sagsøges af en patent trold.
Bir patent trolü tarafından size dava açıldığında işin içinden çıkabileceğiniz en iyi durum böyle.Đó là kết quả tốt nhất có thể có được khi bạn bị kiện bởi bọn người ma mãnh này.
İlgili Sayfalar