içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
14
ORT. KELİME
Aşağı doğru 2,5 saatlik bir yolculuk, ilk yarım saatte derin, koyu mavi rengin içinden geçersiniz.Είναι ταξίδι 2,5 ωρών προς τον πυθμένα. Την πρώτη μισή ώρα, περνάτε μέσα από το βαθύ σκούρο μπλε.
Aşağı doğru 2,5 saatlik bir yolculuk, ilk yarım saatte derin, koyu mavi rengin içinden geçersiniz.Путешествие ко дну длится 2,5 часа. Первые полчаса вы проходите сквозь насыщенную тёмно-синюю воду.
Aşağı doğru 2,5 saatlik bir yolculuk, ilk yarım saatte derin, koyu mavi rengin içinden geçersiniz.זהו מסע של שעתיים וחצי עד לקרקעית. בחצי השעה הראשונה מעמיקים ועוברים מתכלת ועד כחול כהה.
Aslında verilen ülkenin adını bile alamazsınız çünkü "Hindistan" ismi, Pakistan'ın içinden akan실은, 이 나라의 명칭조차 당연하게 받아들일 수 없습니다. 왜냐하면 '인도'라는 이름은 인두스 강에서 온 것인데
Aslında verilen ülkenin adını bile alamazsınız çünkü "Hindistan" ismi, Pakistan'ın içinden akanלמעשה, לא ניתן אפילו לנקוב כמובן מאליו בשם של המדינה. מכיוון שהשם "India" נובע מנהר האינדוס,
Aslında verilen ülkenin adını bile alamazsınız çünkü "Hindistan" ismi, Pakistan'ın içinden akanفي الحقيقة، لا يمكنك حتى التسليم باسم البلد كشيء معروف. لأن الاسم "الهند" أتى من النهر اندوس،
Aslında verilen ülkenin adını bile alamazsınız çünkü "Hindistan" ismi, Pakistan'ın içinden akan「インド」という名はパキスタンに流れている インダス川から来ているのですからね
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Che cioè un popolo abbia udito la voce di Dio parlare dal fuoco, come l'hai udita tu, e che rimanesse vivo
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Či počul voľakedy niektorý ľud hlas Boha, hovoriaceho zprostred ohňa, ako si ty počul a bol by predsa žil?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?daß ein Volk Gottes Stimme gehört habe aus dem Feuer reden, wie du gehört hast, und dennoch lebest?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Een heel volk hoorde de stem van God vanuit het vuur, zoals u het hoorde en het bleef leven!
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Har noget Folk hørt Guds Røst ud fra Ilden, således som du hørte det, og levet?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Je li katero ljudstvo slišalo glas Boga, govorečega iz sredi ognja, kakor si ti slišal, in je ostalo živo?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?어떤 국민이 불 가운데서 말씀하시는 하나님의 음성을 너처럼 듣고 생존하였었느냐
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?om något folk har hört Guds röst tala ur elden, såsom du har hört, och dock har blivit vid liv,
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?om noget folk har hørt Guds røst tale midt ut av ilden, således som du har gjort, og er blitt i live,
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Ou se algum povo ouviu a voz de Deus falar do meio do fogo, como tu a ouviste, e ainda ficou vivo?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Słyszałli kiedy który naród głos Boga mówiącego z pośrodku ognia, jakoś ty słyszał, a żyw został?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Zdali kdy slyšel který lid hlas Boha mluvícího z prostředku ohně, jako jsi ty slyšel a živ zůstal?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Ηκουσε ποτε λαος την φωνην του Θεου λαλουντος εκ μεσου του πυρος, καθως συ ηκουσας, και εζησεν;
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?Люде чули ли са някога Божия глас да говори изсред огън, както ти си чул, и да останат живи?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?слышал ли какой народ глас Бога, говорящего из среды огня, и остался жив, как слышал ты?
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?השמע עם קול אלהים מדבר מתוך האש כאשר שמעת אתה ויחי׃
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?هل سمع شعب صوت الله يتكلم من وسط النار كما سمعت انت وعاش.
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?見 上
Ateşin içinden seslenen Tanrının sesini sizin gibi duyup da sağ kalan başka bir ulus var mı?見上
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?무릇 육신을 가진 자가 우리처럼 사시는 하나님의 음성이 불 가운데서 발함을 듣고 생존한 자가 누구니이까
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?Nebo co jest všeliké tělo, aby slyše hlas Boha živého mluvícího z prostředku ohně, jako my, mělo živo býti?
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?Pernahkah ada manusia yang tetap hidup setelah mendengar Allah yang hidup berbicara dari api
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?Poiché chi tra tutti i mortali ha udito come noi la voce del Dio vivente parlare dal fuoco ed è rimasto vivo
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?Thi hvilken dødelig har nogen Sinde som vi hørt den levende Guds Røst ud fra Ilden og levet?
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?כי מי כל בשר אשר שמע קול אלהים חיים מדבר מתוך האש כמנו ויחי׃
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?لانه من هو من جميع البشر الذي سمع صوت الله الحي يتكلم من وسط النار مثلنا وعاش.
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?凡 屬 血 氣 的 、 曾 有 何 人 聽 見 永 生 神 的 聲 音 從 火 中 出 來 、 像 我 們 聽 見 、 還 能 存 活 呢
Ateşin içinden seslenen, yaşayan Tanrının sesini bizim gibi duyup da sağ kalan var mı?凡 屬血氣 的 、 曾 有 何人 聽見 永生 神 的 聲音從 火中 出來 、 像 我 們聽見 、 還能 存活 呢
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.엄지 사용 능력, 직립 보행 능력, 언어 능력과 더불어 수렵 생활을 하던 인류가 시장을 만들어 낼 수 있게 한 일등 공신 중 하나죠.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.Peukalo-etusormiotteen, pystyasennon ja kielen lisäksi se sai lajimme alas puista ja ostoskeskuksiin.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.Също както палците, изправения стоеж и езика, този трик ни вади от гората и ни праща в магазина.
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.ان هذه الخاصية كما الابهام والوقوف منتصبين و اللغة التي اخرجت سلالتنا من الاشجار الى مجمعات التسوق
Ayakta durma, konuşma gibi şeyler, türümüzü ağaçların içinden alışveriş mağazalarına soktu.人類の生活の中心を森林から ショッピングモールに変えた要因のひとつなのです さて-(笑)- みなさんもこれと同じことをしているのです
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Așa cum creierul a ieșit la început din haos, la final, reintră în haos.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Así como el cerebro salió del caos al principio, vuelve al caos al final.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Assim como o cérebro saiu do caos no início, ele volta ao caos no final.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Così come il cervello è uscito dal caos all'inizio, sta ritornando nel caos alla fine.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.De la même façon que le cerveau sort du chaos au commencement, il retourne au chaos à la fin.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Giống như khi thoát ra khỏi sự lộn xộn vào lúc bắt đầu, não đang quay lại sự hỗn độn ở đoạn kết.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.혼란에서 시작한 뇌가 다시 혼란으로 돌아가는 것으로 끝나는 것이지요.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Net zoals de hersenen in het begin uit de chaos traden, gaan ze er aan het einde naar terug.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.So wie das Gehirn zu Beginn aus dem Chaos kam, geht es am Ende wieder ins Chaos über.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Tak jak mózg powstaje z chaosu na początku tak wraca do chaosu na koniec.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Как мозг вышел из хаоса в начале, он направляет назад в хаос к концу.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Так само, як мозок вийшов з хаосу на початку, він повертається назад до хаосу вкінці.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Точно както мозъкът е произлязъл от хаос в началото, се връща в хаос накрая.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.כמו שהמוח יוצא מהכאוס בתחילה, כך הוא חוזר חזרה לכאוס בסוף החיים.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.وكما أن الدماغ جاء في البداية من الفوضى، فهو يعود الى هذه الحالة من الفوضى في نهاية المطاف.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.再び混沌の中へと戻ってしまいます その結果 記憶
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Cosi' come il ragno tira fuori una ragnatela fuori da se' stesso e poi va a viverci dentro.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Éppúgy, mint a pók. Hálót sző magából, utána pedig benne él.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Igual que la araña produce la telaraña y luego se va a vivir a ella.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Tout comme l'araignée qui tire le fil d'elle-même pour tisser sa toile, puis y vit.
İlgili Sayfalar