içinden ile cümle
içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şehrin içinden, N9 Karayolu geçmektedir.Vanuit het oosten voert de N5 de stad in.
Acının içinden süzülen sevincin kendisine daha cazip geldiğini belirtiyor.Hun pijn schijnt hem daadwerkelijk gelukkig te maken.
İçinden çıkan tek şeyse çamurdur.Het enige wat van hem overblijft is een boekje.
İçinden bir ateş yükselirken, bazense alevin içinde bir kafa şeklinde resmedildi.Hij was de uitvinder van het vuur toen hij de hemels ronddraaide als vuurboor.
Bunların içinden Bengi ve İkili Güvende ünlüdür.Daarin worden wederzijds rechten en plichten vastgelegd.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.Haar bemanning bestond uit 55 man.
SS içinden Güvenlik Servisine (Sicherheitsdienst) atandı.Dit was de buitenlandse veiligheidsdienst van de SS.
İçinden Goa'uld'lar gelir.De Goa’uld Moloch is hier verantwoordelijk voor.
İlçenin sınırları içinden Dokuzsele(Ulubey) ve Banaz Çayı geçmektedir.Ninive had hangende tuinen en tempels van onder meer Isjtar (Venus) en Nabu.
Dış borçların içinden çıkılmaz bir hâle gelmesi, 1881 yılında Düyun-u Umumiye'nin kurulmasına yol açtı.Door de relatie met Des Borgnes is het niet vreemd dat hij in 1833 eigenaar van De Eendracht is.
Cetartiodactyla terimi balinaların toynaklılar içinden evrimleştiği fikrini yansıtmaktadır.De clade Cetartiodactyla benadrukt dat de walvissen binnen de evenhoevigen geëvolueerd zijn.
Lastik bantlar palleri roket gövdesinin içinden çekip çıkarır.Steekvlammen schieten uit de uitlaatpijpen van de ontsnappingsraket.
En sonunda bir kutuyu bir platformun içinden çıkarırlar.De ruimte is van buitenaf te bereiken middels een kofferbakdeksel.
İçinden askerler iniyor ve oyunumuz sona eriyor.De legers stoppen met aanvallen en de oorlog is voorbij.
Döllenen yumurtalar birkaç gün içinde açılır ve içinden larvalar çıkar.De eieren nestelen zich in de maagstreek en komen na een aantal dagen uit.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Hij bevindt zich in het interieur van het tempelcomplex.
Osum Nehri şehrin içinden akmaktadır. ^ Law nr.De rivier de Osum stroomt door de stad.
Son golünü Rusya'ya ceza sahası içinden düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi.Raí scoorde in de groepswedstrijd tegen Rusland vanuit een strafschop.
Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.De rivier die door Parijs stroomt, is de Seine.
İçinden geçen gözlerinden okunuyor.De ogen zijn de tolken van het hart.
Bunların içinden sadece Matiu/Somes Adası yerleşim için yeteri kadar büyüktür.Jedynie Matiu/Somes ze względu na swe dostatecznie duże rozmiary nadaje się do zamieszkania.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Około 3000 fanów z 8000 chętnych zostało wybranych do udziału.
İçinden Goa'uld'lar gelir.Opaski powstały przed Goa’uldami.
Dönüş yolu Aziz Gothard Geçidi içinden oldu.Prowadzi przez Przełęcz Świętego Gotarda.
Şehrin içinden, N9 Karayolu geçmektedir.Przez miasto przebiega droga N1.
Bunun üzerine suyun içinden bir alabalık burnunun üzerinde yüzük ile belirdi.Otóż nalał on do pełna wody do naczynia, a następnie zanurzył w nim koronę.
Peter bunun üzerine son bir bira daha içmeye karar verir ve içtiği biranın içinden ödül çıkar.Więc powiedział im, że nie przyniesie kolejnego piwa dopóki nie zapłacą za piwa, które wypili.
Yolun İstanbul içinden geçen kısmı 1992 yılı öncesine kadar aynı zamanda E5 uluslararası yoluydu.E4 jest w rzeczywistości częścią trasy europejskiej E55 wciąż oznakowanej według systemu sprzed roku 1992.
Kalenin içinden görünüm.Widok od strony Zamku.
İkinci (büyük olan döngü) küçük üstünden ve ilk döngü içinden geçirilir, sıkıştırılır.Towarzyszy mu drugie, bezimienne i nieco krótsze starorzecze (na południu).
Denizin içinden kaynak çıkması nedeniyle suyu soğuktur.Przez teren przepływa Zimna Woda.
Etli, olgun meyvelerin içinden çıkarılan çekirdekler birkaç gün muz yaprağında mayalandırılır.Dojrzałe banany mogą być przechowane w domowej chłodziarce przez kilka dni.
Yamato'nun da B-Daman'ı olmayınca içinden "Keşke bir tane olsaydı!Gdy widz poznaje Yamato, nie miał on jeszcze B-Damana.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Pozostałe mandaty są przydzielane partiom zgodnie z metodą D'Hondta.
Ayrıca il içinden geçen A18 (Messina-Catania) ve A19 (Katanya-Palermo) karayolları vardır.Autostrady obsługujące Katanię to A18 Mesyna-Katania i A19 Palermo-Katania.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Imponujące jest wnętrze świątyni.
En sonunda bir kutuyu bir platformun içinden çıkarırlar.Obecnie jego fragment wieńczy skałkę z tablicą.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.Gdy klęka by go podnieść, Rachel, myśląc, że Joey się jej oświadcza, odpowiada „tak”.
Her yumurtanın içinden bir sürpriz çıkar.W skład ciasta wchodzą całe jajka.
4 makineli tüfeği vardır ve gövde taraflarına yerleştirilmiştir ve pervane içinden ateşlenir.30 pocisków, co spowodowało, że osiadł na dnie.
Uçlar gözün içinden karşı yönlerde geçerler(ABOK#1420).We wszystkich waszych siedzibach będziecie jedli macę” (Szemot 12:19–20).
"Masivayı içinden atıp yok etmede Hüda'yı dahi atıp yok etmek gerektir.Aby pokonać Goombę, wystarczy go rozdeptać.
Haşt Beheşet Sarayı içinden bir görüntü.Zaraza za Spiżową Bramą.
Fakat, daha güneyde dağların içinden geçen yeni bir yol yaptılar.Jednak na południu zaznaczają się wzniesienia, które w Chapas przechodzą w góry.
"Güzelliğin İçinden"."Piękność w opałach".
İçinden Dinyeper nehri geçer.Przepływa przez nie rzeka Jasieniec.
İçinden iki ruh çıkar ve o bunu göremez.Båda dessa tillverkades bara i två exemplar vardera och ingen av dem såg strid.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Inom koalitionerna delas platserna upp mellan partierna med d’Hondts metod.
İp uçlarının ikisi de ayni gözün içinden geçip biterler.De två strimmorna fortsätter över ögonen.
Mahallenin içinden dere geçmektedir.Vy genom kvarteret.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Runt 3 000 fans utifrån 8 000 sökande valdes ut och fick närvara.
İsmini içinden aktığı Tekes İlçesinden almıştır.Sitt namn skall han ha fått av en av honom pålagd plogskatt.
Karnavalın içinden geçerek oraya ulaşırlar ve helikopter onları kurtarır.Till slut når de evakueringsstället och helikoptern hämtar upp dem.
Nehir sonra 290 kilometre (180 mil) çölün içinden kuzeye doğru akar ve Tarım Nehrine sularını boşaltır.Floden rinner därefter 290 km norrut genom öknen och rinner ut i Tarimfloden.
Zayıfça dağılmış ışınlar ikinci kez dağılma olayına girmeksizin kristal kalıntısının içinden geçer.Till sist bryts ljusstrålen en andra gång då den passerar ut genom regndroppen.
Kasabanın içinden birçok akarsu geçer ve birçok artezyen kuyusu bulunur.Området har flera gravhögar och är av stort arkeologiskt intresse.
Festival yurt içinden ve yurt dışından birçok kişiyi bir arada topluyor.De många festivalerna lockar stora mängder med folk, både lokalt och utifrån.
Yani, mutlak yokluğun yarılarak, içinden varlığın çıkmasıdır.Min desperation för att existera kommer härifrån.
Chongchon Nehri şehrin içinden akmaktadır.Chongchonfloden flyter strax norr om staden.
Döllenen yumurtalar birkaç gün içinde açılır ve içinden larvalar çıkar.Äggen grävs ner i marken och det tar några veckor innan de kläcks.
İlgili Sayfalar