İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaEine innewohnende mitfühlende Gegenwart, die alle Dinge stützt und erhält?
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsa모든 사물들을 떠받치며 지속시키는 내재적으로 자상한 존재.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaMột sự hiện diện cảm thương bên trong, củng cố và giữ gìn mọi thứ.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaO prezență interioară plină de compasiune, care sprijină și susține toate lucrurile.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUna presencia compasiva viviendo, apuntalando y sosteniendo todas las cosas.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUna presenza interiore, compassionevole, che sostiene e sottosta a tutte le cose?
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUne présence compatissante permanente, soutenant et supportant toutes choses
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUvnitř setrvávající soucitná přítomnost, která podpírá a udržuje všechny věci.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaZamieszkująca tutaj współczująca obecność, podpierająca i podtrzymująca wszystko.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaΜια εσωτερική, συμπονετική παρουσία που θεμελιώνει και συντηρεί τα πάντα.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaПребиваващо в нас състрадателно присъствие, покрепящо всички неща.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaישות חומלת השוכנת פנימה, תומכת ומקיימת את כל הדברים שישנם.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaوجود حان مقيم يعزز ويؤيد كل الأشياء.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsa神が内に宿っているとしたら?
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Aku terkoyak oleh duka dan nestapa; hari demi hari makin banyak yang kuderita
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.As minhas entranhas fervem e não descansam; os dias da aflição me surpreenderam.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Az én bensõm forr és nem nyugoszik; megrohantak engem a nyomorúságnak napjai.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Därför sjuder mitt innersta och får ingen ro, eländesdagar hava ju mött mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Îmi ferb măruntaiele fără încetare, m'au apucat zilele de durere.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.내 마음이 어지러워서 쉬지 못하는구나 환난 날이 내게 임하였구나
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Le mie viscere ribollono senza posa e giorni d'affanno mi assalgono
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn trọc không an nghỉ; Các ngày gian nan xông áp vào tôi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn_trọc không an_nghỉ ; Các ngày gian_nan xông áp vào tôi .
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Meine Eingeweide sieden und hören nicht auf; mich hat überfallen die elende Zeit.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mes entrailles bouillonnent sans relâche, Les jours de la calamité m`ont surpris.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mijn hart is bedroefd en rusteloos en ik zie op tegen dagen vol ellende.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mine innvoller koker og er ikke stille; trengsels dager er kommet over mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mis entrañas hierven y no tienen sosiego; los días de mi aflicción me han alcanzado
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Moje vnútornosti vrú a nechcú sa upokojiť; nadišly na mňa dni trápenia.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Osrčje moje v bridkosti kipi in ne miruje, zadeli so me mučni dnevi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Sisukseni kuohuvat lakkaamatta, kurjuuden päivät ovat kohdanneet minut.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.ustandseligt koger det i mig, Elendigheds Dage traf mig;
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Vnitřností mé zevřely, tak že se ještě neupokojily; předstihli mne dnové trápení.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Wnętrzności moje wezwrzały, a nie uspokoiły się, i ubieżały mię dni utrapienia.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Τα εντοσθια μου ανεβρασαν και δεν ανεπαυθησαν ημεραι θλιψεως με προεφθασαν.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Мои внутренности кипят и не перестают; встретили меня дни печали.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Червата ми възвират, и не си почиват; Скръбни дни ме постигнаха.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.מעי רתחו ולא דמו קדמני ימי עני׃
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.امعائي تغلي ولا تكف. تقدمتني ايام المذلة.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.我 心 裡 煩 擾 不 安 、 困 苦 的 日 子 臨 到 我 身
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.我心裡煩擾 不安 、 困苦 的 日子 臨到 我 身
İçim rahatladı.C'est un soulagement.
İçim rahatladı.Ce usurare
İçim rahatladı.Co za ulga.
İçim rahatladı.Das ist eine Erleichterung.
İçim rahatladı.Dat is een opluchting.
İçim rahatladı.Es ist eine Erleichterung.
İçim rahatladı.E' un sollievo.
İçim rahatladı.Formidable.
İçim rahatladı.Itu melegakan...
İçim rahatladı.Jaka ulga..
İçim rahatladı.다행이다
İçim rahatladı.Lega rasanya.
İçim rahatladı.Milyen megkönnyebbülés.
İçim rahatladı.Nhẹ nhõm thật!
İçim rahatladı.Super.
İçim rahatladı.Tämä on helpottavaa.
İçim rahatladı.Tốt quá.
İçim rahatladı.Vilken lättnad.
İçim rahatladı.Αυτό είναι ανακουφιστικό.