İçimdeki ortağım seninle nasıl dövüşeceğimi öğretti.Mój partner wewnątrz mnie wie, jak z tobą walczyć.
İçimdeki ortağım seninle nasıl dövüşeceğimi öğretti.O parceiro que tenho dentro de mim ensinou-me a lutar contigo.
İçimdeki ortağım seninle nasıl dövüşeceğimi öğretti.Toverini sisälläni opetti, miten taistella sinua vastaan.
İçimdeki ortağım seninle nasıl dövüşeceğimi öğretti.Ο σύντροφος μέσα μου με έμαθε να σε πολεμώ!
İçimdeki ortağım seninle nasıl dövüşeceğimi öğretti.Тот, кто сидит внутри меня, сказал мне, как тебя одолеть.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.En la conciencia de la conversación interna.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.En prenant conscience de la conversation intérieure.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.Im Bewusstsein der inneren Konversation.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.In bewust zijn van de innerlijke conversatie.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.În conștientizarea dialogului interior.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.내면의 대화를 자각하는 동안에.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.Nella consapevolezza della conversazione interiore.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.Trong ý thức về những cuộc độc thoại nội tâm.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.V uvědomění si vnitřního rozhovoru.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.W świadomości wewnętrznego dialogu.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.Στην συναίσθηση της εσωτερικής συζήτησης.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.В съзнаването на вътрешния разговор.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.Ищите Его во внутренних диалогах с самими собой.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.במודעות לשיח הפנימי.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.في وعيي بحديثي الداخلي.
İçimdeki sohbetin farkındalığında.このような信仰のもと どうやって生きますか? 私はどのように生きればいいでしょう?
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Aquello que es Dios en mi saluda a aquello que es Dios en tí".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ceea ce am în mine din Dumnezeu salută ce ai în tine din Dumnezeu."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ciò che di Dio c'é in me saluta ciò che di Dio c'é in te".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Das Göttliche in mir grüßt das Göttliche in dir."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Dat wat van God is in mij, groet dat wat van God is in jou."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""내안에 있는 신이 당신안에 있는 신에게 인사드립니다."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Le divin en moi accueille le divin en vous"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Phần nào của Chúa trong tôi chào hỏi phần nào của Chúa trong bạn."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ta část ve mně, která je Bůh, zdraví tu část, která je Bůh v tobě."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""To, co jest od Boga we mnie wita to, co jest od Boga w tobie".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Το θεϊκό μέσα μου χαιρετά το θεϊκό μέσα σου".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Божественное во мне приветствует божественное в тебе".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Това, което е Бог в мен, поздравява това, което е Бог в тебе."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""מה שאלוהי בתוכי מברך את מה שאלוהי בך".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""ما بداخلي من الرب يلقي التحية على ما بداخلك منه"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum"ナマステ
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.A bennem levő vezérfény még mindig világít, ahogy mindannyiunkban ott ég.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.A luz-piloto dentro de mim ainda é uma luz, tal como é dentro de cada um de nós.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Ánh sáng phi hành trong tôi vẫn còn đó, cũng giống như trong mỗi bản thân các bạn.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Cahaya pilot di dalam tubuh saya masih merupakan cahaya sama seperti cahaya dalam diri kita masing-masing.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Die Piloten-Flamme in mir war immer noch eine Flamme, genau wie sie in jedem von uns lodert.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Het pilotenlicht vanbinnen brandde nog, zoals het in elk van ons brandt.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.비행을 알리는 불은 제 안에서 반짝이고 있어요. 모두의 안에서 반짝이고 있어요.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La luz piloto dentro de mí era aún una luz, como lo es en todos y cada uno de nosotros.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La spia da pilota dentro di me era ancora una luce, così come è in ognuno di noi.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La veilleuse à l'intérieur de moi a toujours été une lumière, comme elle l'est en chacun d'entre nous.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Lumina de pilotaj din mine e aceeași lumină, la fel este în fiecare din noi în parte.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Nadal paliło się we mnie światełko, tak jak w każdym z nas.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Piloten inden i mig var stadig et lys, ligesom det er inden i hver og en af os.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Světlo pilota ve mně bylo stále světlo, tak jako je v každém z nás.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Svetlo pilota vo mne bolo vždy svetlo, tak, ako je v každom nás.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Το φως του πιλότου μέσα μου εξακολουθούσε να είναι ένα φως, όπως είναι σε καθένα από εμάς.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Дар пилота был моим даром, таким же даром, который есть у каждого из нас.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Пилотската светлина в мен е все още светлина, точно както е във всеки един от нас.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.מי שאני אינו משתנה. האור המנחה שבתוכי היה עדיין אור,
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.إشارة القيادة بداخلي ما زالت مشتعلة ، كما هي داخل كل واحد منكم.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.誰の中にでもある筈です 私の体だけが「私」でないように
İçimde kötü bir his uyanıyor.Jag får en olustig känsla.
İçimde kötü bir his uyanıyor.Jeg får en skidt følelse.