"Ben yaşayan en mutlu insanım. İçimde fakirliği zenginliğe, sıkıntıyı refaha dönüştürecek şeyler var.¿Por qué? porque la felicidad puede ser sintetizada
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTemperatura culorii utilizată pentru balanța de alb
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTemperatura de color usada para el balance de blancos
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTemperatura de cor usada no balanceamento de branco
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTemperatura del colore usata per il bilanciamento del bianco
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTempérature de couleurs utilisée pour la balance des blancs
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTeplota barvy použitá pro vyvážení bílé
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTeplota farieb použitá na vyváženie bielej
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıΘερμοκρασία χρώματος για την ισορροπία λευκού
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıТемпература кольорів, використана для балансу білого
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıЦветна температура, използвана за баланс на бялото
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıЦветовая температура использованная для баланса белого
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıטמפרטורת הצבע המצוייה בשימוש איזון- הלובן
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıホワイトバランスに使用された色温度
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,(48:4) Уста мои изрекут премудрость, и размышления сердца моего – знание.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,(49:4) Ma bouche va faire entendre des paroles sages, Et mon coeur a des pensées pleines de sens.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Akár közemberek fiai, akár fõemberek fiai, együtt a gazdag és szegény.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Aku akan mengucapkan kata-kata bijaksana, buah pikiranku sangat dalam
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,A minha boca falará a sabedoria, e a meditação do meu coração será de entendimento.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,både låga och höga, rika såväl som fattiga.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,både lave og høie, rike og fattige, alle tilsammen!
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Gura mea va vorbi cuvinte înţelepte, şi inima mea are gînduri pline de judecată.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,jako vysokého, tak i nízkeho rodu synovia, všetci dovedna, bohatý aj chudobný!
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,내 입은 지혜를 말하겠고 내 마음은 명철을 묵상하리로다
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Mein Mund soll von Weisheit reden und mein Herz von Verstand sagen.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Mi boca hablará sabiduría; y el pensamiento de mi corazón, inteligencia
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Miệng tôi sẽ nói lời khôn ngoan, Sự suy gẫm lòng tôi sẽ là sự thông sáng.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Miệng tôi sẽ nói lời khôn_ngoan , Sự suy_gẫm lòng tôi sẽ là sự thông sáng .
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Min Mund skal tale Visdom, mit Hjerte udgransker Indsigt;
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,of u nu niets betekent of aanzienlijk bent; of u arm bent of rijk.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,sekä alhaiset että ylhäiset, niin rikkaat kuin köyhät.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Tak z lidu obecného, jako z povýšených, tak bohatý, jako chudý.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Tak z ludu pospolitego, jako z ludzi zacnych, tak bogaty jako ubogi!
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Usta moja bodo govorila modrost in srca mojega premišljevanje bo razumnost.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,voi nobili e gente del popolo, ricchi e poveri insieme
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Το στομα μου θελει λαλησει σοφιαν και η μελετη της καρδιας μου ειναι συνεσις.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,Устата ми ще говорят мъдрост, И размишлението на сърцето ми ще бъде за разумни неща;
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,פי ידבר חכמות והגות לבי תבונות׃
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,فمي يتكلم بالحكم ولهج قلبي فهم.
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,我 口 要 說 智 慧 的 言 語 . 我 心 要 想 通 達 的 道 理
Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,我 口 要 說 智慧 的 言語 . 我心 要 想 通達 的 道理
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.As empresas biotécnicas estão a entrar dentro de nós e a implantar as suas bandeirinhas nos nossos genes.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Companiile biotehnologice intră în noi și își pun stegulețe pe genele noastre.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.De biotechnologiebedrijven dringen ons daadwerkelijk binnen en planten hun kleine vlaggetjes in onze genen.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Die Biotechunternehmen gehen richtig in uns hinein und pflanzen ihre kleinen Flaggen in unsere Gene.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Firmy biotechnologiczne nas penetruję i podkładają małe flagi w naszych genach.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.생명공학 회사들이 우리 안으로 들어와서 우리 유전자에 작은 깃발들을 꽂고 있지 않습니다.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Ni vet de biotekniska företagen går verkligen in i oss och placerar deras små flaggor på våra gener.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Vidste I, at biotek-virksomheder rent faktisk går ind i os? De planter deres små flag på vores gener.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Компании по биотехнологиям уже реально вошли в нас и ставят свои маленькие флажочки на наших генах.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.אתם יודעים שחברות ביוטכנולוגיה באמת נכנסות לתוכנו ושותלות את הדגלים הקטנים שלהן בגנים שלנו.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.أنتم تعرفون أن شركات التكنلوجيا الحيوية هي في الحقيقة تجري في داخلنا وتزرع علاماتها الصغيرة على جيناتنا
Biliyorum! biliyorum ki benim içimde olanlarBiliyorum! biliyorum ki benim içimde olanlar
Biliyoruz ki insanlar çokca geliştirme istekleri gönderiyorlar , kitap ve içerik içim.Continue tentando e fazer a próxima oferta do presente, melhor ainda.
Biliyoruz ki insanlar çokca geliştirme istekleri gönderiyorlar , kitap ve içerik içim.我们知道,针对书中的材料,大家已经提交许多改进的请求,
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz, en cierto sentido, ha sacado lo mejor de nosotros, al decir: ¿Cómo arreglamos esto?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz z nás, v jistém smyslu, dostal to nejlepší, zkoušejíc říct: Jak to napravíme?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Аарон Шварц уже, в некотором смысле, принес лучшее из нас, пытаясь говорить: Как мы фиксируем это?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu..فآرون سوارتز أخرج على نحو ما أفضل ما فينا "ونحن نسأل: "كيف لنا أن نصلح الأمر؟
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.私たちはこれをどうやって修復しよう? 私見ですが、彼はこの国が生み出した、並外れた真の