Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıTemperatura barwowa użyta do balansu bieli
Benim içimde...öfke yoktur.A raiva... já não existe dentro de mim.
Benim içimde...öfke yoktur.Ilska...finns inte inom mig.
Benim içimde...öfke yoktur.La ira... no existe en mí.
Benim içimde...öfke yoktur.L'ira... non esiste dentro di me.
Benim içimde...öfke yoktur.-Minussa ei ole vihaa.
Benim içimde...öfke yoktur.Nie ma we mnie złości.
Benim içimde...öfke yoktur.Vrede ... findes ikke i mig.
Benim içimde...öfke yoktur.Ο θυμός δεν υπάρχει μέσα μου.
Benim içimde...öfke yoktur.Гнев... я его не знаю.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.A jeho práca pre mňa objasnila, aký je molekulárny život v našom vnútri.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.E o seu trabalho trouxe luz acerca do mundo molecular dentro de nós.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.És az ő munkája világossá tette számomra, hogy milyen a bennünk lévő molekuláris világ.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Et son travail a éclairé pour moi ce qu'est le monde moléculaire en nous.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Jeho práce mi osvětlila, jak vypadá molekulární svět uvnitř nás.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Karyanya mencerahkan saya tentang bagaimana rupa dunia molekular dalam diri kita.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.그의 그림들은 우리 신체내의 분자세계가 어떻게 생겼다는 것을 저한테 보여 줬지요.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.La sua opera mi ha chiarito com'è il mondo molecolare dentro di noi.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Lucrările lui mi-au dezvăluit lumea moleculară din interiorul nostru.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Những bức vẻ của ông đã giúp tôi thấy rõ thế giới phân tử bên trong chúng ta như thế nào.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Njegovo delo mi je osvetlilo razumevanje molekularnega sveta znotraj nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Och hans arbete fick mig att förstå hur den molekylära världen inom oss ser ut.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Prace te rozjaśniły mi obraz molekularnego świata wewnątrz nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Su trabajo me aclaró cómo es el mundo molecular dentro de nosotros.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Zijn werk toont me hoe de moleculaire wereld in ons eruit ziet.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Και η δουλειά του μου φανέρωσε πώς είναι ο μοριακός κόσμος μέσα μας.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Его работы пролили свет на то, как выглядит молекулярный мир внутри нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.І його роботи показали мені, як виглядає молекулярний світ всередині нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Неговия труд ми показа, какъв е молекулярният свят.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.עבודותיו האירו לי איך נראה העולם המולקולרי מבפנים.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.وعمله انار لي ماهية عالم الجزيئات وكيف يبدو
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.彼の作品では理解できました 例えば 血液の断面図です
Ben, onu anarak, içimizdeki iyiyi andığımızı hissettim.나는 그를 기리는 우리 자신 최고의 영광, 생각 했다.
Ben onu dinleyince, o toplantının hissi içimde kaldırdı.그와 함께 있는 느낌이 그 집회에서 왔어요
Ben onu dinleyince, o toplantının hissi içimde kaldırdı.ابتعدت عن ذلك الشعور المحتشد أنه معه
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Και εγώ σκέφτηκα: "Πω πω, είναι πραγματικά καταπληκτικό.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.А аз викам: "Леле, това е впечатляващо.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Я отметил: "Вот это да! Это изумительно.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Я подумав: "Ого, неймовірно.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.ואני אומר, "וואו! זה ממש מדהים."
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.و انا كنت، " واو، هذا مدهش حقاَ.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.分からないのに 見せられる」
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.E io dico, "Wow, è proprio stupefacente.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Erre én, "Hú, ez igazán lenyűgöző.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Et je dis, "Ouah, c'est vraiment étonnant.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Ich sagte:
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Ik dacht: wauw, dat is niet te geloven.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Jag tänkte, "Det är fantastiskt.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.그래서 제가 "우와, 진짜 멋지다.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Și mă gândeam "Wow, incredibil.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden."To niesamowite.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Và tôi cho rằng điều đó thật tuyệt.
Ben "Vay, bu gerçekten şaşırtıcı." dedim içimden.Y yo dije: "¡Guau, es increíble!
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.El momento capté toda la tristeza dentro de mí desapareció.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.Le moment où je l'ai prise dans mes bras toute la tristesse chez moi a disparu.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.O momento que eu pego todos a tristeza dentro de mim desapareceu.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.Thời điểm tôi bắt nỗi buồn trong tôi biến mất.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.הרגע תפסתי כל העצב בתוכי נעלם.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.لحظة مسكت كل الحزن في داخلي اختفى.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.私の中のすべての悲しみ は姿を消した。 、私はこの強い気持ち_を説明する方法を知りません。