Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Vore Tegn, dem ser vi ikke, Profeter findes ej mer; hvor længe, ved ingen af os.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Ya no distinguimos nuestras señales; ya no hay profeta, ni con nosotros hay quien sepa hasta cuándo..
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znaków naszych nie widzimy:już niemasz proroka, i niemasz między nami, któryby wiedział, póki to ma trwać.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znamení svých nevidíme, jižť není proroka, aniž jest mezi námi, kdo by věděl, dokud to stane.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znamenj naših ne vidimo, ni več proroka, in ni ga med nami, ki bi vedel, doklej –?
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Τα σημεια ημων δεν βλεπομεν δεν υπαρχει πλεον προφητης ουδε γνωριζων μεταξυ ημων το εως ποτε.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...אותתינו לא ראינו אין עוד נביא ולא אתנו ידע עד מה׃
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...آياتنا لا نرى. لا نبي بعد. ولا بيننا من يعرف حتى متى
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...我 們 不 見 我 們 的 標 幟 . 不 再 有 先 知 . 我 們 內 中 也 沒 有 人 知 道 這 災 禍 要 到 幾 時 呢
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...我們不見我們 的 標幟 . 不再 有 先知 . 我 們內 中 也 沒 有 人 知道 這災禍 要 到 幾時 呢
Aşk içimizdedir.Liebe ist in uns.
Aşk içimizdedir.Liefde zit in ons.
Aşk içimizdedir.Ο έρωτας υπάρχει μέσα μας.
Asla! İmparator olacaksam içimde olman lazım!Musisz zostać ze mną, jeśli mam być cesarzem.
Asla! İmparator olacaksam içimde olman lazım!Tarvitsen sinut sisälleni, jos aion päästä keisariksi.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.A dire il vero mi è piaciuto tanto il film e come hanno riprodotto tutti i miei progetti.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Chiar mi-a placut ca in film au replicat toate proiectele mele.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.De hecho, me encantó en la película como reprodujeron todos mis proyectos.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Geweldig hoe ze in de film al mijn projecten hebben herhaald.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.J'ai adoré la manière avec laquelle ils ont dupliqué tous mes projets dans le film.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Jeg elskede faktisk filmen for hvordan den genskabte alle mine projekter.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Líbilo se mi, jak v něm zduplikovali moje projekty.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Sebenarnya saya sangat menyukai film ini mereka menduplikasi semua proyek saya.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Thực tế tôi yêu bộ phim bởi họ sao chép tất cả các dự án của tôi.
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Uwielbiam to, że pokazuje moje projekty, przemawia we mnie "komputerowiec".
Aslında filmi ve tüm projelerimi nasıl da kopyaladıklarını çok sevindim. O işte içimdeki zeki kişi.Всъщност много ми хареса как във филма са дублирали всичките ми проекти.
Bak, bazen benim de içimden... ...cehennemin dibine gitmek geliyor. Ama geçiyor sonra.Αυτό σημαίνει δρόμο, γραμμή και ... εξηγεί τον προγραμματισμό της πρωτοφανούς λειτουργίας.
Bak, bazen benim de içimden... ...cehennemin dibine gitmek geliyor.Но съм взел решение. Най-далечното възможно място, например.
Bak şimdi, benim içimdeki bu rahim sana ancak yeni bir isyancı doğurur.Quindi lasciatemi dire che questo grembo dentro di me vi porterà solo la vostra prossima ribelle.
Başka insanlardan,gelecekten,başarısızlıktan korkuyordum ve içimde bir boşluk hissi vardı.and of the emptiness that I felt was within me. But I was skilled at hiding it, and from the outside
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Às vezes, é claro, ser compassivo pode produzir sentimentos dentro de nós que são muito difíceis de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.A veces, evidentemente, el ser compasivo puede generarnos emociones difíciles de controlar.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Đôi lúc, tất nhiên, lòng nhân ái có thể tạo ra cảm xúc rất khó điều khiển bên trong chúng ta.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Ibland kan empati såklart framkalla känslor inom oss som är svåra att kontrollera.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.물론 가끔은 이러한 자애로움이 우리 안에 절제하기 힘든 감정을 만들어내기도 합니다.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Manchmal, das ist klar, kann dieses Mitgefühl andere Gefühle in uns wecken, die schwer zu bändigen sind.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Oczywiście, czasem miłosierdzie wywołuje uczucia trudne do opanowania.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Soms kan compassievol zijn weleens gevoelens in ons losmaken die heel moeilijk onder controle te houden zijn.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Звичайно, інколи співпереживання може викликати в нас почуття, які дуже важко контролювати.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Конечно иногда сострадание приносит чувства, которые очень сложно контролировать.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.Понякога, разбира се, състрадателността може да предизвика у нас чувства, много трудни за контролиране.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.לפעמים, כמובן, כשמגלים חמלה עלולים להיווצר בתוכינו רגשות שקשה מאוד לשלוט בהן.
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.احيانا ان تكون رحيما لدرجة كبيرة قد يولد مشاعرا يصعب التحكم بها
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...Je me souviens rouler mes yeux et ...
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...제 눈이 휘둥그레졌다는 걸 기억해요...
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...Mă gândeam:
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...Muistan, että pyöritin silmiäni ja...
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden... "Öyledir öyledir...Ich habe meine Augen verdreht und dachte:
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden... "Öyledir öyledir...Pamatuji si, jak jsem obrátila oči v sloup a pomyslela si:
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden... "Öyledir öyledir..."Sim, como queira, eu estou aqui para fazer alongamentos".
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...Spominjam se, da sem zavijala z očmi...
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...Tylko przewracałam oczami.
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...אני זוכרת שעיני היו מתגלגלות ו...
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...وأتذكر كيف كنت أرفع عيني الى السماء أضحك في نفسي وأقول:
Ben de gözlerimi devirmiş, içimden...ストレッチしましょう」 と思ったのを覚えています
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıFärgtemperatur använd för vitbalansen
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıFarvetemperatur brugt til hvidbalance
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıFür den Weißabgleich benutzte Farbtemperatur
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıKleurtemperatuur gebruikt voor de witbalans