Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.و لكن عندما جاء الصباح, أردت أن أخرج و أبدو جميلة
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.私ってホントにあなたの事が 好きなんだと思わない?
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Jokainen kasvoihini osuva pisara masentaa.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Ma ora come ora, ogni goccia sul mio viso mi rattrista.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Mas cada gota que me bate na cara deprime-me.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Men hver dråbe i mit ansigt er så deprimerende.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Men varje droppe som träffar mitt ansikte är deprimerande.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Pero ahora mismo, cada gota me entristece más.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Αλλά τώρα κάθε σταγόνα μού προκαλεί κατάθλιψη.
Ama ,su anda yüzüme vuran her damla içimi karartıyor.Но каждая капля, падающая мне на лицо, приводит меня в уныние.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Aber im letzten Jahr habe ich Bekanntschaft mit meiner inneren Schildkröte gemacht.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Dar in ultimul an, am inceput sa restabilesc legatura cu broasca testoasa din mine.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.De ugyanakkor, nagyjából az elmúlt egy év alatt a belső teknősömmel is kapcsolatba kerültem.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim. (Gülüşmeler)Lecz w ciągu ostatniego roku, zapoznałem się też ze swoim wewnętrzynym żółwiem (Śmiech)
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.하지만 또한 저는 작년 한 해, 혹은 그정도의 시간에 걸쳐 '제 안의 거북이'와 접촉해 왔습니다.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Maar ik ben ook, over ongeveer het afgelopen jaar, in contact gekomen met mijn innerlijke schildpad.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Mais je suis aussi, au cours de cette dernière année, entré en contact avec ma tortue intérieure.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Men jeg er også, i løbet af det sidste års tid, kommet i kontakt med min indre skildpadde.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Někdy loni jsem se však poznal se svým "želvím já".
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Nonostante ciò, quest'ultimo anno mi sono messo in contatto con la mia tartaruga interna.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Pero también, durante el último año, he tomado contacto con mi tortuga interna.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Επίσης όμως, τον τελευταίο χρόνο περίπου, έχω έρθει σε επαφή με την εσωτερική μου χελώνα.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Але я також за останній рік чи десь так, налагодив зв'язок з моєю внутрішньою черепахою.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Но също така, през последната година и нещо, се свързах с моята вътрешна костенурка.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.Но я также, за последний год или вроде того, нашел контакт со своей "внутренней черепахой".
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.אבל, במשך השנה האחרונה, גם התחברתי עם הצב הפנימי שלי.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.ولكني أيضا، خلال العام الماضي أو نحو ذلك ، شعرت بسلحفاتي الداخلية.
Ancak, geçem bir yıldır içimdeki kaplumbağa ile de temesa geçtim.心の中の亀とも共存しています (笑い)
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.14살때 전 격리되어 있었고 누구의 손길도 닿지 않았죠. 물리적으로도요.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Các bạn hiểu chứ? Năm 14 tuổi, tôi tự khép kín mình lại, và không ai chạm vào tôi.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Capite, avevo quattordici anni, chiuso in me stesso e nessuno neanche mi toccava, mi toccava fisicamente.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Értsék meg, 14 éves voltam, magamba fordulva, és még senki sem érintett meg, fizikailag.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Eu tinha 14 anos, fechei-me dentro de mim. Também ninguém me tocava, fisicamente falando.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Ik was 14 jaar oud, in mezelf gedoken, en werd nooit eens vastgepakt.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.La 14 ani, ţineam totul în mine, nu ştiam ce înseamnă o mângâiere.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Miałem 14 lat i chowałem się w sobie, nikt mnie nie dotykał.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Поймите, мне было 14, замкнутый в себе и внутри своего мира, и я не чувствовал никакой физической поддержки.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.Разберете, бях на 14 години, затворен, вкопчен в себе си. Също не бях и докосван, физически докосван.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.הייתי בן 14, תקוע בתוך עצמי, סגור בתוך עצמי, וגם לא זכיתי למגע, מגע גופני.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.كان عمري 14 عام، مختبي مع نفسي والى نفسي، ولم يلمسني أحد، لمس جسدي.
Anlayın, 14 yaşındayım, kendi içime kapanmışım, dokunulmamışım da, fiziksel olarak dokunulmamış.誰にも触れられず生きてきたんです ここで立ち戻って報告します-
"Antropologlar, ibadetin evrensel ve içimize Tanrı'nın yerleştirdiği bir dürtü olduğunu belirtirler.""인류학자들은 찬양이 보편적 충동이라고 해왔다. 하느님께서 우리 존재의 조직 속에 깔아두신 것이다. 즉 하느님과 연결되고자 내장된 필요라고 한다."
"Antropologlar, ibadetin evrensel ve içimize Tanrı'nın yerleştirdiği bir dürtü olduğunu belirtirler."ことを必要とする本能 我々の隅々にまで-- 編みこまれている と記しました」 感覚的に同意する所はありますが
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriEsta Historia se está quedando Obsoleta , está dejando de ser verdad...
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriMe emme soinnu sen kanssa enää ja se itseasiassa synnyttää kriisejä jotka ovat ratkaisemattomia
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriNous ne trouvons plus d' épanouissement dans cette histoire.
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriUž s námi nerezonuje.
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriVi synkar inte längre med den och den genererar faktiskt kriser som är olösliga
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriאנחנו לא מדקלמים אותו יותר.
Artık bu kurgu içimizde yankılanmıyor ve aslında kontrol etme yöntemleriむしろ、その支配の方法が
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...(73:9) Знамений наших мы не видим, нет уже пророка, и нет с нами, кто знал бы, доколе это будет .
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...우리의 표적이 보이지 아니하며 선지자도 다시 없으며 이런일이 얼마나 오랠는지 우리 중에 아는 자도 없나이다
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...leinket nem látjuk, próféta nincs többé, és nincs közöttünk, a ki tudná: meddig tart [ez?]
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Merkkejämme me emme näe, ei ole enää profeettaa, eikä ole joukossamme ketään, joka tietäisi, kuinka kauan -.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nabi-nabi dan tanda-tanda ajaib tak tampak lagi, dan tak seorang pun tahu sampai kapan terus begini
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nevidíme svojich odznakov; už nieto proroka, ani nieto medzi nami toho, kto by vedel, dokedy to bude trvať.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Non vediamo più le nostre insegne, non ci sono più profeti e tra di noi nessuno sa fino a quando..
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nous ne voyons plus nos signes; Il n`y a plus de prophète, Et personne parmi nous qui sache jusqu`à quand...
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Unsere Zeichen sehen wir nicht, und kein Prophet predigt mehr, und keiner ist bei uns, der weiß, wie lange.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Våra tecken se vi icke; ingen profet finnes mer, och hos oss är ingen som vet för huru länge.