3-4 yıl sonra içgüdüsü ile doğduğu yere döner.Tačiau po 3–4 metų jie sugrįžo į gimtas vietas.
Daha fazla içgüdüsel.Suurem mobiilsus.
İrade kavramı ile içgüdüsel bir anlatıyı ifade etmiştir.Ta pakkus oma stiilile ekspressionistlikku seletust.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.A coisa mais inteligente era tentar fazer alguma coisa mas só nos guiávamos pelo instinto.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Du vet, smartare sak kan har varit att göra något annat men det var bara instinkt bara sparka i.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Es wäre wahrscheinlich klüger gewesen anders zu handeln aber es war der Instinkt der einsetzte.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Okosabb lett volna másképpen tenni... de egyszerűen az ösztön győzött.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Olisi saattanut olla fiksumpaa tehdä jotakin muuta, mutta se oli vain vaisto, joka potki minua.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum. Tangles!Het zou slimmer geweest zijn om iets anders te doen... maar het was mijn instinct dat de bovenhand nam.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Trataba de hacer algo más pero era sólo instinto.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Trataba de hacer algo más pero era sólo instinto.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Víte, mohl jsem konat chytřeji, něco jiného... ale to byl jen instinkt, který vycházel z mého nitra.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Wiesz, rozsądniej by było zrobić coś innego, ale kierowałem się instynktem.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Ξέρεις, το πιο έξυπνο θα ήταν να κάνουμε κάτι άλλο αλλά ήταν το ένστικτο που βάραγε συναγερμούς.
Akıllıca olan başka şeyler yapmaktı... ...ama içgüdümle hareket ediyordum.Паметније би било да сам можда покушао нешто друго... али то је био само инстинкт.
Aslında bu konuyu içgüdüsel olarak kavramamız zor olan durumlar için bile genelleştirebiliriz. -A dokonce je můžeme zobecnit i tam, kde není vizualizace snadná.
Aslında bu konuyu içgüdüsel olarak kavramamız zor olan durumlar için bile genelleştirebiliriz. -어디까지 일반화할 수 있냐면 시각적으로 나타내기 직관적으로 어려운 벡터공간에까지 일반화할 수 있습니다
Aslında bu konuyu içgüdüsel olarak kavramamız zor olan durumlar için bile genelleştirebiliriz. -実際に直感的に視覚化できなくても、通用します。 いくつかのベクトルの定義しましょう。
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Ainda por cima... ... os meus instintos animais gritam comigo!
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor! Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Pero... ...mi instinto animal me está diciendo que si no derroto a este niño corro peligro.
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Dessutom... ...skriker mina djurinstinkter åt mig.
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Desuden ... ... skriger mine dyriske instinkter til mig.
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Oltretutto, i miei istinti di animale gridano dentro di me!
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Sen lisäksi eläimen vaistoni huutavat minulle.
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!W dodatku mój zwierzęcy instynkt się buntuje.
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!Εδώ όμως, τα ζωώδη ένστικτά μου ωρύονται!
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor!И ко всему прочему... мои животные инстинкты просто кричат на меня!
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Asa deci, scoala promoveaza competitia, ceea ce duce instinctiv la disputa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Aussi, les écoles encourageaient la compétition, ce qui mène instinctivement à la dispute.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Dan Juga, sekolah mendorong persaingan, yang menuntun naluri untuk bersengketa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Para além disso, a escola promovia a concorrência, que instintivamente leva a disputa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Również, szkoły promują współzawodnictwo, co instynktownie prowadzi do kłótni.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Schule fördert ausserdem Wettbewerb, welcher instinktiv zu Streit führt.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Επίσης, το σχολείο προωθεί τον ανταγωνισμό ... οδηγεί ενστικτωδώς στη διαμάχη ... και ...
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Също така училището подкрепя съревнованието, което инстинктивно води до спорове.
Başlarken ne demiştim? Geriye bir temel içgüdü kaldı.-¿recuerdan lo que mencioné al comienzo?- mantienen un instinto básico.
Başlarken ne demiştim? Geriye bir temel içgüdü kaldı.-με τι ξεκίνησα;- παραμένει ένα βασικό ένστικτο.
Başlarken ne demiştim? Geriye bir temel içgüdü kaldı.З чого я почала? - один головний інстинкт залишився.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Cred că a mâzgăli este ceva nativ pentru oameni şi noi pur şi simplu ignorăm acest instinct.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Credo che significhi che scarabocchiare è innato e che noi stiamo semplicemente rinnegando quell'istinto.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Creo que eso significa que garabatear es algo innato y nosotros simplemente estamos negándonos ese instinto.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Het betekent dat doedelen aangeboren is en dat we ons simpelweg ons eigen instinct ontzeggen.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Ich denke somit ist doodlen uns angeboren und wir verwehren uns eigentlich diesem Instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Ini artinya corat-coret itu alamiah bagi kita dan kita malah melarikan diri dari naluri itu.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Jag tror det betyder att klottrande är naturligt i oss och vi helt enkelt förnekar oss själva denna instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Je crois que ça signifie que le gribouillage est inné, et que nous nous refusons tout simplement cet instinct.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Jeg tror, det betyder at krusedulletegning er medfødt, og at vi simpelthen benægter os selv det instinkt.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.저는 우리에게 낙서는 천성적인 것임에도 우리는 단순히 그 본능을 거부하고 있다고 생각합니다.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Myślę, że to znaczy, że bazgranie jest czymś wrodzonym, a my po prostu odmawiamy sobie tego instynktu.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Myslím, že to znamená, že čmáranie je pre nás prirodzené a my jednoducho tento inštinkt zapierame.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Podle mě to znamená, že čmárání si je nám přirozené a my se jen tomuto instinktu bráníme.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Πιστεύω δείχνει ότι τα σκαριφήματα είναι εγγενή σε όλους μας και απλά μπλοκάρουμε αυτό το ένστικτο.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Мисля, че това означава, че драскането е вродено и ние просто отричаме този си инстинкт.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Я думаю, це означає, що каракулі є природніми для нас і ми просто заперечуємо собі цей інстинкт.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.Я полагаю, что машинальное рисование нам свойственно от рождения и мы просто отказываем себе в этом инстинкте.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.ששירבוט הוא פעולה טבעית עבורינו ואנחנו פשוט מונעים מעצמנו את האינסטינקט הזה.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.اعتقد ان هذا يعني الخربشة أمرٌ أساسي لنا ونحن ببساطة ننكر على أنفسنا هذه الغريزة.
Bence bu karalamanın doğamızda olduğu ve kendimizi bu içgüdüden mahrum bırakıyoruz anlamına geliyor.私たちはその本能を否定しているのです 最後に あまり知られてないことですが
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Alors, ce que je trouve fascinant dans ces exemples c'est comment ils font appel à nos instincts de primates.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Az érdekes szerintem ezekben a példákban az, hogy ezek a dolgok valójában kielégítik főemlős ösztöneinket.