Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow trabalhou muito tempo na sua grande visão que todos ignoravam.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow zwoegde lang op dit grote inzicht dat alom werd genegeerd.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Ο Σνόου κόπιαζε καιρό για αυτή τη σημαντική ανακάλυψη που όλοι σχεδόν αγνοούσαν.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Сноу работил дълго с това велико прозрение, което всички игнорирали.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Сноу трудился долгое время над своей великой идеей, которую все игнорировали.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.איך רעיון טוב נוחל נצחון על רעיונות גרועים בהרבה.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.ولقد إعتكف سنو في معمله طويلاً لإثبات نظريته التي تم تجاهلها من قبل الجميع.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.更に時間を注ぎました 1854年8月28日
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Apetența pentru dulce a evoluat spre a fi o preferință instinctivă pentru mâncare cu conținut mare de energie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Édesszájúságunk egy kifejlesztett és ösztönös választása a sok energiát tartalmazó ételeknek.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Kesukaan kita akan makanan manis berkembang dari naluri kita yang gemar makanan kaya energi.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.단 것을 좋아하는 것은 진화한 것이고 고에너지 음식을 본능적으로 선호하게 된 것입니다.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.La nostra attrazione per i dolci è una preferenza evoluta e istintiva per i cibi ad alto contenuto energetico.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Makeanhimomme on kehittynyt vaistomaiseksi mieltymykseksi tehoenergiaan.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Naše chuť na sladké je vyvinutá a instinktivní preference pro jídla s vysokým obsahem energie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Nasze upodobanie do słodyczy jest ewolucyjną i instynktowną preferencją pokarmów wysokoenergetycznych.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Notre goût pour les sucreries est une préférence évoluée et instinctuelle pour la nourriture riche en énergie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Nuestra glotonería es una preferencia evolutiva e instintiva por la comida energética,
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.O nosso gosto pela doçura é um instinto que evoluímos para preferir alimentos altamente energéticos.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Sự ham thích đồ ngọt của chúng ta là sở thích những đồ ăn năng lượng cao do bản năng mà đã được tiến hóa.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Η ροπή μας προς το γλυκό είναι μια εξελιγμένη και ενστικτώδης προτίμηση για τροφή υψηλής ενέργειας.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Апетитът ни за сладко е еволюирало и инстинктивно предпочитание към храна с високо съдържание на енергия.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Наша пристрасть до солодкого є розвинутим та інстинктивним наданням переваги висококалорійній їжі.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Наш вкус сладкого это развившееся интуитивное предпочтение высокоэнергетической пищи.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.משיכתנו למתוק היא העדפה יצרית מפותחת למזון עתיר-אנרגיה.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.فشهيتنا للحلويات قد تطورت كخيار مفضل للطعام ذو الطاقة العالية
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.チョコレートケーキのためにデザインされたわけではありません
Temel içgüdü ve arzularımızla ilgili olduğunu düşünüyorlar.Pravdě o lidském druhu, pravdě o našich základních instinktech a tužbách.
Temel içgüdü ve arzularımızla ilgili olduğunu düşünüyorlar.Про наші найбільш фундаментальні інстинкти та бажання.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A ci ludzie, innowatorzy i wcześni przysposabiający, nie mają problemu z podejmowaniem intuicyjnych decyzji.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A títo chlapíci, novátori a skorí zavádzači, prijímajú tieto rozhodnutia so spokojnosťou.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.A tito lidé, innovátoři a ranní osvojitelé, nemají problém dělat tyto emocionální rozhodnutí.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Dan orang-orang ini, inovator dan pengguna pertama, mereka nyaman dalam mengambil keputusan berani.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Deze mensen, de vernieuwers en de vroege gebruikers, die besluiten graag op onderbuikgevoel.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.그리고 여기 혁신가 그리고 초기 수용자들(early adopter)은 직관에 의한 의사결정을 보다 편하게 합니다.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Este pessoal, os inovadores e os adotantes da vanguarda estão dispostos a tomar aquelas decisões intuitivas.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.In ti ljudje, inovatorji in zgodnji posvojitelji, nimajo težav s sprejemanjem odločitev iz "želodca".
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Og disse gutter, innovatørerne og de tidlige tilvænnere, de har det fint med at gå efter mavefornemmelsen.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Y estos tipos, los innovadores y los adoptadores tempranos, están cómodos tomando esas decisiones instintivas.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Αυτοί οι τύποι, οι καινοτόμοι και οι νεωτεριστές, νιώθουν καλά επιλέγοντας με το ένστικτο.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.А тези момчета, иноваторите и ранно усвояващите, се чувстват удобно с вземането на тези инстинктивни решения.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.Саме ці хлопці, інноватори і ранні послідовники комфортно себе відчувають, приймаючи такі рішення.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.והחברה האלה, המחדשים והמאמצים המוקדמים, הם מרגישים בנוח לבצע החלטות בטן.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.وهؤلاء المبتكرون و متبنو الابتكارات ، هم اللذين يتصرفون بحدسهم بكل سلاسة.
Ve bu kişiler, mucitler ve erkan kullanıcılar, onlar içgüdüsel kararları vermekte rahattırlar.自分の直感に従って決める人達です 彼らは世界に対して信じることに基づいて
Ve bu kişiler, yenilikçiler ve erken kullanıcılar, içgüdüsel kararlar vermekte rahattırlar.이 사람들, 혁신가들과 앞선 주류들은 그런 직감적인 결정을 하는데 편안해 합니다.
Ve bu kişiler, yenilikçiler ve erken kullanıcılar, içgüdüsel kararlar vermekte rahattırlar.Y estos individuos, innovadores y consumidores tempranos, se sienten cómodos tomando decisiones viscerales.
Ve bu kişiler, yenilikçiler ve erken kullanıcılar, içgüdüsel kararlar vermekte rahattırlar.І ці хлопці, новатори і ранні послідовники, їм комфортно приймати ці внутрішні рішення.
Ve bu kişiler, yenilikçiler ve erken kullanıcılar, içgüdüsel kararlar vermekte rahattırlar.自分の直感に従って 決める人達です 彼らは世界に対して 信じることに基づいて
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Așadar este un mod foarte instinctiv în care ne transmitem pe scurt emoții unii altora.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.A więc jest bardzo instynktowny sposób w jaki przekazujemy sobie emocje.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.C'è dunque un modo molto istintivo di diffondere rapidamente le emozioni.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Dan jadi ada suatu cara naluriah yang mana kita secara singkat mengirim emosi satu sama lain.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Det er en meget instinktiv måde hvorpå vi kort sender vores følelser til hinanden.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Er is dus een heel instinctieve manier waarop we kortstondig emoties overbrengen naar elkaar.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Existuje veľmi inštinktívny spôsob, akým si medzi sebou prenášame svoje pocity.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Hay una manera muy instintiva en la que, de manera breve, nos transmitimos emociones unos a otros.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Il y a donc une façon très instinctive de transmettre rapidement des émotions les uns aux autres.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.그러니까, 짧게 서로에게 감정을 보내는 매우 본능적인 방식이 있는 셈입니다.
Ve işte kısaca duyguları birbirimize aktardığımız son derece içgüdüsel bir yol var.Nagyon ösztönös út létezik érzelmeink gyors átadására, egymás között.