O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.右にいた男は刃渡り25センチの ナイフを持っていました
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.所以我直覺舉起雙手
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Aquí hay un claro sentido de adulación a la grandeza del poseedor.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Het is duidelijk dat er naar de grootsheid van de eigenaar wordt verwezen.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Je zřejmé, že má oslovovat velikostí svého nositele.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Można odczuć, że przemawia się do dostojności władcy.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Was wiederum klar für die Erhabenheit des Besitzers spricht.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .يوجد إدراك واضح هنا للتحدث إلى أعضاء الجمعية المالكين
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Aggression, Kinderaufzucht, Fortpflanzungstrieb... ...blinder Gehorsam.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Agresi, membesarkan anak, jenis kelamin... ... Keinginan untuk mengikuti pemimpin membabi buta.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.공격성, 자식 양육, 짝짓기 지도자를 맹목적으로 따르는 성향이 있습니다.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.C'est le siège... de l'agressivité, des rites, de la défense du territoire... et du respect de la hiérarchie.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Č la sede di... ...aggressivitā, ritualitā, territorialitā... ...e gerarchie sociali.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.É a sede da agressividade, dos ritos de defesa do território, do sentido da hierarquia social.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Es la sede de... ... territorialidad ritual, agresión,... .. .y las jerarquías sociales.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Ini merupakan tempat... ... Agresi, ritual, teritorial... ... Dan sosial hirarki.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.이곳은 인간의 공격적 행위, 정형화된 의식, 자기 세력권의 방어, 계층적 위계 질서의 유지를 관장합니다.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Това е центърът на агресията, ритуалите, териториалността и социалните йерархии.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Agora, as pessoas têm uma intuição natural acerca destas escolhas.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Ahora, la gente tiene una intuición natural sobre estos sacrificios.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Az embereknek van egy ösztönös megérzésük ezekről a kompromisszumokról.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Et les gens ont une intuition naturelle envers ces échanges.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.우리는 비용편익 분석을 할 때 직관적으로 선호하는 것이 각각 다릅니다.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Lidé mají o nákladech těchto směn vrozenou intuici.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Ľudia majú prirodzenú intuíciu o týchto nákladoch.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Ludzie mają naturalną intuicję jeśli chodzi o te ustępstwa.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Menschen haben einen natürliche Intuition in Bezug auf diese Tauschhandel.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Mensen hebben een natuurlijke intuïtie bij deze afwegingen.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Mọi người có một trực giác tự nhiên về những đánh đổi này.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Oamenii au o intuiție înnăscută despre aceste schimburi.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Ora, la gente ha un'intuizione naturale riguardo a queste scelte.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Orang-orang sekarang punya naluri tentang pengorbanan ini.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Οι άνθρωποι έχουν μια φυσική διαίσθηση σχετικά με αυτές τις ανταλλαγές.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.В днешно време хората притежават вътрешна интуиция за тези компромиси.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.Мы интуитивно понимаем эти компромиссы.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.לאנשים יש אינטואיציה טבעית לגבי פשרות אלו.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.الآن الناس لديهم حاسة طبيعية لهذه المقايضات.
Şimdi, insanların bu değiş tokuşlarla ilgili doğal bir içgüdüleri vardır.直感を持っており 日々それを使っています
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.As URLs dos sites sempre dão a indicação mais intuitiva da estrutura do site.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.A weboldal URL-ek nem mindig a legbiztosabb jelei egy oldal felépítésének.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.Gli URL dei siti non sempre forniscono l'indicazione più intuitiva sulla struttura del sito
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.사용자는 종종 웹사이트 주소에서 그 사이트의 구조를 추론하는 것이 불가능하다
. Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.Las URL de un página web no siempre proveen la indicación más intuitiva sobre la estructura de un sitio.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.Seiten-URLs geben nicht immer intuitiv an, wie eine Seite strukturiert ist.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.Site-urile URL nu furnizeaza mereu cea mai intuitiva indicatie a structurii site-ului.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.Site webbadresser ger inte alltid den mest intuitiva indikationen av webbplatsens struktur.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.URLs d'un site n'offrent pas toujours l'information la plus intuitive de la structure du site.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.URL stránek ne vždy poskytují intuitivní zobrazení struktury webu.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.URL trang web không phải luôn luôn cung cấp dấu hiệu trực quan nhất cấu trúc của trang web.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.URL сайтов не всегда предоставляют самую интуитивно понятную картину структуры сайта.
Sitelerin URL'leri her zaman web sayfalarının yapılarının içgüdüsel kanıtlarını sağlamazlar.כתובות של אתרים לא תמיד מספקות את האינדיקציות הכי אינטואיטיביות של מבנה אתרים.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.És Snow hosszú időn keresztül vajúdott ezzel az intuícióval, amit senki nem vett komolyan.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.스노는 모두가 간과했던 이 위대한 혜안을 가지고 오랜 기간 열심히 연구했습니다.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Şi Snow a lucrat mult timp cu acest mare adevăr pe care toată lumea l-a ignorat.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow a travaillé longtemps avec cette grande perspicacité que tout le monde a ignorée.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow estuvo trabajando por mucho tiempo con estos conceptos que todo el mundo ignoraba.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow gewann in langjähriger Arbeit hervorragnede Erkenntnisse, die niemand wissen wollte.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow je dolgo garal s tem uvidom pred očmi, ki so ga drugi ignorirali.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow lavorò a lungo con questa intuizione, che gli altri più o meno ignorarono.
Snow uzun bir süre herkesin göz ardı ettiği bu içgüdüsü ile çalıştı.Snow pracował przez długi czas nad tezą, którą wszyscy ignorowali.