Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Некоторые утверждают, что эта любовь инстинктивна, и они частично правы.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Някой би поспорил, че тази любов е инстиктивна, и може би частично ще са прави.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.אפשר לטעון שזה טבוע בנו, ואולי זה נכון חלקית.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.ويجادل البعض أن هذا الحب غريزي، وربما قد يكونون على حق جزئياً.
Kuşlar, uçmayı içgüdü yoluyla bilmiyorlarEin Vogel weiss nicht instinktiv, wie man fliegt.
Kuşlar, uçmayı içgüdü yoluyla bilmiyorlarSeekor burung tidak tahu bagaimana untuk terbang secara naluriah.
Kuşlar, uçmayı içgüdü yoluyla bilmiyorlarUn pájaro no sabe como volar instintivamente.
Kuşlar, uçmayı içgüdü yoluyla bilmiyorlarUn uccello non sa istintivamente come volare.
Kuşlar, uçmayı içgüdü yoluyla bilmiyorlarПтиците не знаят инстинктивно как да летят.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Arra van szükség, hogy ösztönösen érezzük a matematikát.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Chceme lidi, kteří budou cítit matematiku instinktivně.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Chceme ľudí, ktorí vedia inštinktívne cítiť matematiku.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Chcemy ludzi, którzy instynktownie czują matematykę.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Chúng ta muốn người ta có thể cảm giác toán học một cách bản năng.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Kita menginginkan orang-orang yang dapat merasakan matematika secara naluriah.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.우리는 수학을 본능적으로 느낄 수 있는 사람들을 좋아합니다.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Nous voulons des gens capables de sentir les maths instinctivement.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Queremos pessoas que possam sentir a matemática instintivamente.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Queremos que la gente pueda sentir la matemática instintivamente.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Vogliamo persone che sappiano sentire la matematica istintivamente.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Vrem ca oamenii să simtă matematica instinctiv.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.We willen mensen die de wiskunde instinctief aanvoelen.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Wir wollen Leute, die die Mathematik instinktiv spüren können.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Θέλουμε ανθρώπους που μπορούν να νιώθουν τα μαθηματικά ενστικτωδώς.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Искаме хората инстинктивно да усещат математиката.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.Нам нужны люди, способные инстинктивно чувствовать математику.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.אנו רוצים אנשים אשר מסוגלים לחוש מתמטיקה באופן אינסטינקטיבי.
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.ونحن نحتاج الى الطلاب الذين يشعرون بالرياضيات بصورة فطرية ..
Matematiği içgüdüsel olarak hisseden insanlar istiyoruz.コンピュータはそれを可能にします
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Dia membiarkan pergi dengan upaya; nalurinya itu semua menentangnya.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Er ließ durch eine Anstrengung, sein Instinkt war alles gegen sie.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.그는 노력으로 가자, 그의 본능은 반대 다했다.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.laadittu kaukana hänestä. Hän päästi mennä vaivaa, hänen vaisto kaikki oli sitä vastaan.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Lasciò andare da uno sforzo, il suo istinto era tutto contro di essa.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.levonni tőle. Elengedte egy erőfeszítés, az ő ösztöne volt minden ellene.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Ông cho phép đi một nỗ lực, bản năng của mình là tất cả chống lại nó.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Puścił przez wysiłek, jego instynkt wszystko było przeciwko niej.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Pustil snahou, jeho inštinkt, bolo všetko proti tomu.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Pustil snahou, jeho instinkt, bylo všechno proti tomu.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Soltó un esfuerzo, su instinto era todo en su contra.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Άφησε πάει από μια προσπάθεια? Ένστικτο του ήταν όλα εναντίον του.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Він відпустив від зусиль, його інстинкт все було проти нього.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Он отпустил от усилий, его инстинкт все было против него.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.Той пусна с усилие; му инстинкт е всички срещу него.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.اسمحوا له أن يذهب عن طريق الجهد ؛ غريزته كان كل ضدها.
O bir çaba gidelim; onun içgüdüsü buna karşı idi.それは椅子の座面の前縁の上に20インチを構え休むようになった。
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.A nossa paixão pelo saber é o instrumento da nossa sobrevivência.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Dari perpustakaan gen. semangat kami untuk belajar adalah alat untuk kelangsungan hidup kita.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.우리의 배움을 위한 열정은 생존을 위한 도구였습니다.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.La nostra passione per il sapere č lo strumento per la sopravvivenza.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Notre désir d'apprendre est la clé de notre survie.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Unsere Leidenschaft fürs Lernen kommt unserem Überleben zugute.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Нашата страст към познанието е инструментът за оцеляването ни.
Oksitosun bir nöro-hormondur. Beynin sosyal içgüdülerine ince ayar yapar.Oxytocin är ett hormon som finjusterar hjärnans sociala instinkter.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.그래서 본능적으로 바로 손을 올려 저항했죠.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.Mijn handen gingen instinctief omhoog.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.Theo bản năng, tôi lập tức đưa tay lên.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.И я инстинктивно поставил блок руками.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.אז הרמתי מיד את ידי, אינסטינקטיבית.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.لذا فوراً وضعت يدي فوق ، بصورة غريزية.