içeriden ile cümle
içeriden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Zaten dış politikada zor durumda olan devlet, bir de içeriden darbeler almaya başlamıştır.אבל ממשלה זו נתקלה בקשיים מבית ומחוץ כבר מתחילתה.
Döngü içeriden kırılarak da terk edilebilir.הקליפה ניתנת להפרדה מהתוך.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.הוא זורם מבפנים ומבחוץ.
Aya Nikola Manastırı içeridenСнимка на входа към манастира Никополска епархия
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Pratilo se odnose za i protiv unutar članstva.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Pojedine prostorije su i međusobno povezane.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Odgovori počinju riječima: "vi pitate".
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Nevadí keď niečo ostane vnútri.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.Zalieta pritom aj do vnútrozemia.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.On príde k vám a opýta sa: ´Volali ste ma?
Aya Nikola Manastırı içeridenNikolajaus vienuolynui.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Laikui bėgant toks modelis įsivyravo ir vidinėje santvarkoje.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Naktį kažkam pasibeldus į duris, jis rusiškai paklausė: „Kto tam?“.
University Kolej şapelinin içeriden görünümü.Šiaulių universiteto vidaus auditorius.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Mis sellise vaate puhul välja tuleb, seda on maailmas näha.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Robotil on võimalik saada infot nii enda seest kui ka väljast.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Vangla uksed avati ning hüüti: "Te olete vabad!"
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.A če bi bili res nevidni, nevidni od znotraj, obstaja nekaj težav, o katerih morda niste razmišljali.
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.Ale ak ste skutočne neviditeľný aj zvnútra, je tu niekoľko problémov, na ktoré ste predtým možno nepomysleli.
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.그러나 만약 사람이 정말 어떤 방향에서도 보이지 않는다면, 사람들은 아마도 전에는
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.Ma se siete veramente invisibili, di natura, ecco alcuni problemi a cui potreste non aver pensato prima.
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.Prawdziwa niewidzialność, na wskroś, pociąga za sobą kilka problemów, o których mogliście nie pomyśleć.
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.Але, якщо би ми змогли бути невидимими, то ось декілька проблем, над якими ви не задумувалися раніше.
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.אבל אם אתם באמת בלתי נראים, ממש מבפנים, הנה כמה בעיות
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.لكن إذا أصبحت غير مرئي حقاَ، بشكلٍ كاملٍ، إليك بعض المشاكل
Ama eğer gerçekten görünmezseniz, yani içeriden de, işte size daha önce hiç düşünmediğiniz bazı sorunlar.中も外も透明だったら 思いがけない問題が いくつか生じてしまうことになる
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.또한 명백히 모든 내부 정보를 가지고 있는 사람이 아주 전문적으로 제작했다는 것도 알아냈습니다.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.Vi så også at de var meget professionelt fremstillet af folk der åbenlyst havde insider information.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.We zagen ook dat ze erg professioneel waren ontworpen door mensen die duidelijk alle voorkennis hadden.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.Επίσης, είδαμε ότι είναι επαγγελματικά σχεδιασμένες από ανθρώπους που προφανώς είχαν πληροφορίες εκ των έσω.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.וראינו גם שהן מתוכננות באופן מאוד מקצועי על ידי אנשים שהיה להם באופן ברור את כל המידע הפנימי.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.明らかに内部情報を有する連中によって。 彼らはこまごました事柄すべてを知っていました。
Bazen içeriden bakıyorum.A veces miro desde dentro con egocentricidad
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Alors parfois je regarde de l'intérieur, comme l' "ÉgoCentrisme" et les cercles restreints.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Czasem patrzę od środka, jak EgoCentryCzność i kręgi wewnętrzne.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Então, algumas vezes vejo do interior, como em "EgoCentriCidade" e nos círculos concêntricos.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Manchmal schaue ich von Innen heraus, wie EgoCentriCity ("Egocentrik-Stadt") und die inneren Kreise.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Néha a belsőt vizsgálom, mint az énközpontúság és a belső körök.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Někdy se dívám zevnitř, egocentricky a ve vnitřních kruzích.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Niekedy sa na veci pozerám z vnútra, ako EgoCentriCity a jeho vnútorné kruhy.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Qualche volta lo vedo dall'interno, vedo l'egocentrismo e i circoli ristretti.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Soms kijk ik vanuit de binnenkant, zoals egocentrisme en de besloten kring.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Terkadang saya melihat dari dalam seperti egosentrisme, dan lingkaran dalamnya.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Uneori văd din interior, ca egocentrismul şi cercurile interioare.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Άλλοτε κοιτάζω από το εσωτερικό, σαν την Πόλη της ΕγωΚεντρικότητας και τους εσώτερους κύκλους.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Иногда я смотрю изнутри, с позиций эгоцентричности и внутренних кругов.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.И така, понякога аз гледам отвътре, като ЕгоЦентриПолис и вътрешните кръгове.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Іноді я дивлюся з середини, з позиції егоцентричності та з позиції внутрішніх кіл.
Bazen içeriden bakıyorum.그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다
Bazen içeriden bakıyorum.ולעיתים אני מביטה מבפנים,
Bazen içeriden bakıyorum.لذا أحيانًا ما أتأمل من الداخل
Bazen içeriden bakıyorum.それがこの自己中心の街と
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.A kreativitásunk kívülről jön, nem belülről.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.A nossa criatividade vem de fora, não de dentro.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Creativitatea noastră vine dinafară, nu dinăuntru.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.창조성은 외부로부터 생기지 안에서 생겨나는게 아닙니다.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.La nostra creatività viene dall'esterno, non dall'interno
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Naša kreativita pochádza zvonku, nie zvnútra.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Naše kreativita pochází z nedostatku, ne zevnitř.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Nasza kreatywność pochodzi z zewnątrz, nie z wnętrza.