Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.Odhaduje se, že se asi osm jeho děl ztratilo.
Biri giriş kapısında, diğeri içeride olmak üzere iki kitâbesi vardır.Jedna brána byla ve vnitřním valu a druhá ve vnějším.
Kirk içeri seslenerek benzine ihtiyaçları olduğunu söyler; fakat içeriden herhangi bir cevap gelmez.Kirk klepe na dveře a volá, ale zevnitř se nikdo neozývá.
İmparatorun içerideki iktidarı çok büyük değildi.Pravomoci vyslanců ostatně nebyly nijak zvlášť velké.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Dovnitř však již nevstupuje.
Orijinal IP paketi, içeride kalan yük içerisindedir.Ve vstupní chodbě gotická klenba, v prvním patře pozůstatky původního krbu.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.Le mănâncă de dinăuntru afară.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Ea acum trăiește înăuntrul său.
O kızkardeşiyle içeride iken Faust ve Mefistofeles kulübenin önüne gelirler.După plecarea sa, în grădină pătrund Faust și Mefisto.
Sonunda bir nişe geldiklerinde Montresor Amontillado'nun içeride olduğunu söyler.Când ajung la o nișă, Montresor îi spune victimei sale că acolo este vinul de Amontillado.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Este tencuită atât în interior, cât și în exterior.
Ben, içerideki tüm erkeklerin görev alacağı bir plan ile kamyonete ulaşıp evden kaçmayı tasarlar.Ben pune la cale un plan de evadare, folosindu-se de camioneta sa și de toți oamenii din casă.
Döngü içeriden kırılarak da terk edilebilir.A hátránya volt viszont, hogy csak belülről tudták használni.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Az ajtót belülről és kívülről is lehet nyitni nyomógombbal.
İmparatorun içerideki iktidarı çok büyük değildi.A császár hazájában már korántsem volt ilyen sikeres.
İçeride olmak gözlemci tarafından dışarıda olmaya karşı her zaman tercih edilir.A végrehajtás során mindig kontroll alatt tartjuk az ellenfelet.
Şehir, eyaletin kuzeyinde, 65 numaralı karayolundan biraz içeride yer alır.A megye közepén fekvő településen áthalad a 65-ös főút.
Ertesi sabah bu haber duyulunca, içeridekiler kaleyi teslim etti.Azokat, akik másnap reggelig a téren maradtak, a hadsereg távolította el.
Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.A nyolc fős személyzet életét vesztette.
Bir anda içeride toplam 11 kişi olur.Összesen 11 féle van.
İçeride ise durum daha vahimdi.Se oli jollain tavalla läheisin.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Kylän talot sijaitsevat toisistaan erillään.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Tämä on tulkittavaa tietoa systeemin sisältä ja sen ulkopuolelta.
İçeride çevirmenliğe başladı.Alussa oli kääntäminen.
Geminin içine giriyoruz ve içerideki yaralı askerleri kurtarıyoruz.Aluksen miehistö määrättiin jättämään alus ja hävittäjät poimivat pelastuneet merestä.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Vartaloita on useita.
Orijinal IP paketi, içeride kalan yük içerisindedir.Sibeliustalon sisäänkäynnin tiilinen osuus on jäännös alkuperäisestä rakennuksesta.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Radat voivat olla joko ulkona tai sisällä.
Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.Sinun pitäisi viettää enemmän aikaa ulkona ja vähemmän sisällä.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.Είναι γανωμένο απέξω και από μέσα.
Yapının kubbesinin içeriden görünümüΦωτογραφίες από το εσωτερικό του σπηλαίου
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Εντός και εκτός έδρας.
İçerideki masanın çevresinde SS askerleri ayakta bekliyorlardı.Στις εισόδους ήταν τοποθετημένη φρουρά από άνδρες των SS.
Bu devrilme sırasın da içeride hava kalır.Η σύζευξη γίνεται στον αέρα και κρατάει περίπου ένα λεπτό.
Grup bir kiliseye ulaşır ve o sırada içeride bulunan üç adet aylağı öldürür.Ο ναός είναι σταυροειδής εγγεγραμμένος με τρούλο και ανατολικά καταλήγει σε τρεις ημικυκλικές κόγχες.
Döngü içeriden kırılarak da terk edilebilir.Giv os kraft så den kan brydes.
İçeride kalan balıklar doğal olarak beslenir büyüdüklerinde avlanır. eski bir yöntemdir.Sæljagt var i gamlle dage en almindelig måde at skaffe kød på.
Geminin içine giriyoruz ve içerideki yaralı askerleri kurtarıyoruz.Fra rederne sørger ambulancer for at indsamle de sårede og transportere dem tilbage til 2.
Mickey, Rose içerideyken arabada beklemektedir.Rose drar til Clives hus og Micker venter i bilen mens hun går inn.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Disse finnes selvfølgelig i to posisjoner, inne og ute.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Disse impulsene formidler informasjon om tilstanden i og utenfor kroppen.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Dørvokteren åpnet døren og spurte: «Hvem er der?».
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Dermed kan disse bare inspiseres fra innsiden under stans.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Innenfor og utenfor.
İçeriden açılması için kol vardır.Han synes å flenge det fra innsiden.
Bu devrilme sırasın da içeride hava kalır.Oppvarmingen tørker dessuten ut husene og luften innendørs.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Ketika Jibril meminta agar dibukakan pintu, maka ditanyakan, 'Siapakah kamu? '
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Bisa ditanam di dalam maupun di luar ruangan.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Di dalamnya, terdapat seonggok mayat.
Biri giriş kapısında, diğeri içeride olmak üzere iki kitâbesi vardır.Beberapa memiliki satu lubang di tengahnya, sementara lainnya memiliki dua lubang.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Hasilnya bisa dilihat langsung seperti sistem yang berlaku sekarang ini.
Maggie, Glenn'in içeride olup olmadığını kontrol etmede ısrar eder.Maggie nói rằng cô muốn kiểm tra xem liệu Glenn có trên xe không.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Ông vào gặp người giữ cửa và hỏi rằng: Có quan nào trong ấy?
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Căn nhà được quét vôi trắng bên trong và ngoài.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Hiện nay có trưng bày tượng ở trong.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Mái của hai nếp nhà cạnh sát nhau.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.マルチェッロは、ロドルフォは宿屋で眠っていると答える。
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.いなげや内に移管。
İçeride olmak gözlemci tarafından dışarıda olmaya karşı her zaman tercih edilir.いつも傍観者の立場にいるため自分に焦点を当てられることが苦手。
Tayland Körfezi kıyılarından birkaç kilometre içeridedir.タイランド湾からわずか数km内陸に位置する。