Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.يصنع الشاي في داخل المنزل وخارجه.
İçeride ise durum daha vahimdi.Rende melhor por dentro.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Quase nada resta de seu interior.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Porque este tipo de tecnologia permite o acesso a dados e informações em qualquer momento e em qualquer lugar.
Maggie, Glenn'in içeride olup olmadığını kontrol etmede ısrar eder.Maggie diz a eles que ela vai verificar para ver se Glenn está dentro do ônibus.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Os pagamentos são registrados no seu interior.
Perde onları takip ediyor, market reyonlarını ve içerideki insanları yutuyor.A tela os segue, consumindo as longas filas e as pessoas ali presentes.
Grup bir kiliseye ulaşır ve o sırada içeride bulunan üç adet aylağı öldürür.O grupo, caminhando na floresta, chega a uma igreja e mata os três zumbis que estão dentro.
Bir anda içeride toplam 11 kişi olur.Eram num total 11 integrantes.
Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.Foi confirmado que pelo menos oito pessoas perderam a vida na tragédia.
Uramaki diğer makimono’lardan pirinci dışarıda, nori içeride olduğu için özellikle görsel olarak ayrılır.Uramaki diferencia-se dos outros maki porque o arroz está na parte externa e o nori na interna.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.Marcello zegt dat Rodolfo net is aangekomen en in de herberg slaapt.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Het kan zowel binnen als buiten worden aangebracht.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.De woningen staan binnen met elkaar in verbinding.
Devlet Başkanı Chávez ve çok sayıda bakanı içerideyken Başkanlık Sarayının etrafı tanklar tarafından sarılır.President Tandja en andere ministers werden op dat moment vastgehouden.
Yani içeride yatan bir hasta olmasına rağmen aynı zamanda sahibi ve idarecisidir.Iemand die woont in een huis dat hij gekocht heeft, is tegelijkertijd eigenaar en bezitter van het huis.
İçeride ise sonuçlar gösterilir.Ten slotte wordt het beleg naar binnen gevouwen.
Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.Daarbij verloren 8 RET-medewerkers het leven.
Yapının kubbesinin içeriden görünümüEntree van het gebouwtje interieur
Daha sonra VRAM bu sırayı içerideki bir kaydırmalı kayıt ediciye kopyalar.Vervolgens sleepte de band een platencontract binnen bij het recordlabel Spikefarm Records.
İçeride de bu tonlarda renkleri görmeye devam ediyoruz.Deze vliegen nog steeds in deze kleur.
Ankara - Denizli asfaltından 1 km kadar içeridedir.Berovo ligt ongeveer een kilometer boven zeeniveau.
Grup bir kiliseye ulaşır ve o sırada içeride bulunan üç adet aylağı öldürür.De vrienden brengen Teun naar binnen en vinden dan twee afgeslachte schapen in de stal.
İnsanlar içeride.De mensen zijn binnen.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.Marcello mówi Mimì, że Rodolfo śpi w środku.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Można go robić do wewnątrz i na zewnątrz.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Pokój jest zamknięty od wewnątrz.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Księga zapisana jest od wewnątrz i zewnątrz.
Bu kez içerideki tabakayı sıkıştırır.Budzi się on tym razem przywiązany do stołu.
Sonunda bir nişe geldiklerinde Montresor Amontillado'nun içeride olduğunu söyler.Gdy zbliżają się do niszy, Montresor informuje ofiarę, że znajduje się tam Amontillado.
İçeridekiler de kaçmaya yeltendi.Wielu już wtedy chciało uciekać.
İçeride ise durum daha vahimdi.W środku jest nieco ciemniejszy.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Własowcy na odgłos strzałów rzucili się do ucieczki.
Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da, "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır.Jestem świadomy tego niejako z zewnątrz, a zarazem akceptuję ten rodzaj „wglądu” od wewnątrz.
Yapının kubbesinin içeriden görünümüFotografia wnętrza cerkwi
İçeride 16 kolon ile desteklenmiş kemerlerle süslü geniş bir salon karşılar.Za komorami znajduje się sala z 16 filarami.
Aya Nikola Manastırı içeridenNależy do dorzecza Nilu.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Den kan vara placerad både inne och ute.
İçeride değil, dışarıda - somutta.Hemifrån, utifrån, inifrån.
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Märkligt nog har den varit putsad både på in och utsidan.
Erişkin olmayan kuşlar kıyılardan içerideki göllere de gidebilmektedir.Man kan till och med se elefanterna inifrån parken.
İçeride bir çift Siber veritabanı bulurlar.Inuti finns ett dopfat av silver.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Він же зробив кілька фотографій всередині і зовні.
Kendisi ise kepengi tekrar kapatır ve içeride kalır.Йому вдається зупинити таймер і повернутися всередину.
Mickey, Rose içerideyken arabada beklemektedir.Бренда приїжджає до Роум на своїй машині.
İçeridekiler de kaçmaya yeltendi.Дехто пробував тікати.
İçeride saklanan kadın çocuk ve mültecilerin olup olmadığı ise bilinmiyordu.Чи були в нього жінка та діти, також нічого не відомо.
İçeride değil, dışarıda - somutta.Ні́где, або Ні́де (тур.
Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.Серед захворілих було 8 медичних працівників, які усі загинули.
Doktor, çok şaşkın bir şekilde içeride beliren TARDIS'i inceler.Доктор не міг повністю пілотувати ТАРДІС.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Інформацію можна збирати із зовнішніх і внутрішніх джерел.
Bu kapı içeriden kilitli.Ці двері замкнені зсередини.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Nevadí když něco zůstane uvnitř.
Bu kez içerideki tabakayı sıkıştırır.Dnes večer z ní vytáhnu špunt.
İçeride değil, dışarıda - somutta.A nebyla to Kvitová. iDNES.cz .
İçeride ise sonuçlar gösterilir.Zde jsou výsledky.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Uvnitř bylo nalezeno několik rakví.
Maggie, Glenn'in içeride olup olmadığını kontrol etmede ısrar eder.Einstein se chce jít podívat, jestli kočka přežila.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Skotové tak měli být napadeni zevnitř i zvenku.
Kendisi ise kepengi tekrar kapatır ve içeride kalır.Kozoroh je vypátrá a znovu uvězní.