İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.それは、その内側と外側とにかぶせなければならない。
Ancak içeride kalan 8 işçinin de hayatını kaybettiği anlaşıldı.この出来事で作業員8人が死亡したとされる。
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.現在、連載中。
İçeride değil, dışarıda - somutta.ずっこい - ずるい。
Geminin içine giriyoruz ve içerideki yaralı askerleri kurtarıyoruz.本艇も同行し、入港後に遭難者を退艇させる。
Japon yetkililer içerideki basıncın hala çok yüksek olduğunu fakat sıcaklığın düşürüldüğünü söyledi.日本型は低温に強く、インド型は低温に弱いという特徴がある。
İçeride de bu tonlarda renkleri görmeye devam ediyoruz.はっくんはこの中の色を何回でも吸い込むことができる。
İçeride ölü sediri (kline) bulunmaktadır.するとそこには、死んだはずの佐奈がいた。
İçeridekiler de kaçmaya yeltendi.ここでも脱獄を試みた。
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.それが内局のコントロールなのだ、というふうに取られておった。
Daha sonra VRAM bu sırayı içerideki bir kaydırmalı kayıt ediciye kopyalar.勿論、このコーナーは屋内で収録する。
İçeride 17'si kadın 22'si erkek tam 39 kişi vardır.男子19人、女子18人構成で計37人。
Güzel bir sahile sahip olan koyda karadan yaklaşık 300 metre içeride bir ada bulunmaktadır.大きな池があり中に百里ほどの島がある。
Aya Nikola Manastırı içeriden英彦山神宮内。
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.花弁は4個で外側と内側に2個ずつつく。
İçeride, kemerli yapı aniden dikkatimizi çekiyor.内部に地下通路が縦横に張り巡らされている。
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.百丈は不思議に思い、「一体、お前さんは誰か」と声をかけた。
İçeride değil, dışarıda - somutta.興果銳,不能戢下,軾戒之。
İçeriden: "Peygamberliğini git ümmetine yap.」上曰:「臺灣去,則人心皆去。
Bu devrilme sırasın da içeride hava kalır.然後將型坯夾緊到模具中,並將空氣吹入其中。
Bir anda içeride toplam 11 kişi olur.現時有11位成員。
İçeride ise durum daha vahimdi.其笃于内行如此。
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.如內臟出現或長成。
Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.為了加快運作,在外方會放有麵包。
Aya Nikola Manastırı içeriden今新竹縣寶山鄉。
Bu ihanetin içeride ve dışarıda destekçileri vardır.奸僧有外援,謀以燈宵三鼓叛獄。
İçeride değil, dışarıda - somutta.이것이 없음, 무(無)이다.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.이것은 이런 관점에서 볼 때 하는 말이다.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.이에 두 사람은 그가 동지인 듯하여 "당신은 누구요?"하고 물었다.
İçeride kalan balıklar doğal olarak beslenir büyüdüklerinde avlanır. eski bir yöntemdir.주식은 물고기로, 사냥할 때에는 자맥질을 하여 먹이를 먹는다.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.유리병을 사이에 두고 두 전극이 안쪽과 바깥쪽에 놓여 있다.
İçeride ise sonuçlar gösterilir.불린 결과값이 A에 들어간다.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.מרצ'לו מספר לה כי רודולפו הגיע לפונדק בבוקר וכי הוא ישן.
Deprem sonucunda şunu yazmıştır "Depremin ilk başında, içerideki insanlar hemen dışarı çıkmamalıdırlar.בין מסקנותיו מרעידת אדמה זו "בהתחלת רעידת האדמה, אנשים המצויים בבניינים חייבים לא לנסות לצאת מהם.
Zaten dış politikada zor durumda olan devlet, bir de içeriden darbeler almaya başlamıştır.אבל ממשלה זו נתקלה בקשיים מבית ומחוץ כבר מתחילתה.
İçeride çevirmenliğe başladı.(כלומר, הפסק לתרגם!
Döngü içeriden kırılarak da terk edilebilir.הקליפה ניתנת להפרדה מהתוך.
İçeride ölü sediri (kline) bulunmaktadır.בתוך פ' קליין (עורכת).
Bu ihanetin içeride ve dışarıda destekçileri vardır.לאימונים האלה יש תומכים ומתנגדים.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.הוא זורם מבפנים ומבחוץ.
İmparatorun içerideki iktidarı çok büyük değildi.השפעתו על הקיסר הייתה גדולה מאוד.
İçeride ise durum daha vahimdi.עיקר יחודם היה בפנים.
Maggie, içeride sıkışmış bir aylağı öldürdükten sonra otobüsten çıkar ve ağlamaya başlar.ברגע שכולם יושבים במכונית בן נשבר ומתחיל לבכות.
Bunun gösterdiği, içeride kalanların bazılarının sağ kalırken, birçok insanın kaçmaya çalışırken öldüğüdür.מסקנה זה יכולה לציין שרבים נהרגו בשעה שניסו להימלט בעוד שאחרים שנשארו במקומם שרדו.
İçeride değil, dışarıda - somutta."Отвъд предела" (сонети) – изд.
Odasına döndüğünde daha önce gelmiş olan iki dedektif içeridedir.При обиск в дома му са намерени два въпросника.
Aya Nikola Manastırı içeridenСнимка на входа към манастира Никополска епархия
İçeriden ve dışarıdan bağdadi üzerine samanlı sıva yapılmıştır.Pratilo se odnose za i protiv unutar članstva.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Pojedine prostorije su i međusobno povezane.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Može biti unutarnji i vanjski.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.Odgovori počinju riječima: "vi pitate".
İçerideki karşı-devrimcilerle mücadele etmek için de Çeka kuruldu.Organizirali su se i protivnici revolucije.
Bu sayede içerideki hiçbir hastalık (ve dolayısıyla içerideki hiçbir varlık) dışarı çıkamayacaktır.Prema tome, u takvoj tekućini ne postoji ni unutarnje trenje (viskoznost).
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Nevadí keď niečo ostane vnútri.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.Zalieta pritom aj do vnútrozemia.
İçeride de bu tonlarda renkleri görmeye devam ediyoruz.Z tejto doby pochádzajú i farebné okná v chóre.
Kapıyı çalar içeriden: "Kimsiniz*" diye sorarlar.On príde k vám a opýta sa: ´Volali ste ma?
İçeride, kemerli yapı aniden dikkatimizi çekiyor.Priznaná konštrukcia zastrešenia je v interiéri zaujímavo stvárnená.
Organizasyonlar, hem içerideki kullanıcılar hem de müşterileri için servis eklemeye devam etmektedir.Distribúcie sú tvorené ako pre bežných používateľov, tak aj pre profesionálov.
Sadece bir gün sonra 1. Luftlande-bölümün emrini içeride aldı Bruchsal.V ten istý deň začal z povstaleckého územia 1. čs. samostatný stíhací letecký pluk operovať pod velením škpt.