Ana içeriğe geç
Sözlük

içeride ile cümle

içeride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aylık unsurları, içeride ve sınır çizgisinde takvim rengi kullanarak çizdirDraw month items using their calendar color for the inside and border
Bir Noel Baba şirketinin sahibi, sevilen geleneğe içeriden bir bakış sunuyor.The owner of one Santa agency offers an insider's look at a cherished tradition.
İçerideki bölünmeler ülkenin uluslararası arenadaki görevine gölge düşürecek mi?Will divisions at home cloud the country's stint in the international spotlight?
İHD'nin araştırmasına göre, yaklaşık 7 bin mahkum siyasi nedenlerden ötürü içeride tutuluyor.Approximately 7,000 prisoners are being held for political reasons, according to HRA research.
Saldırgan, büyükelçiliği koruyan bir polis memurunu yaralasa da, içeriden kimse yaralanmadı.He wounded a policeman guarding the embassy, but no one inside was injured.
İçeriden Tanıktan, "Srebrenica Katliamı Planlıydı" İfadesiInsider Witness Says Srebrenica Massacre Was Planned
İçeride daha iyi olmak için, dışarıda gruplarınız olmalı."In order to be better inside you have to have groups outside."
İçerideyse, siyah-beyaz tasarımı zebrayı andırıyor.Inside, the black-and-white design recalls the zebra.
Pek çok kişi de içeride yer kalmadığı için binanın dışında bekliyor.Many, in fact, end up waiting outside the building because there is no room inside.
İçeride kalacaksın, çünkü bunu yapabilirsin!"You are going to stay inside because you can!"
İçeride başlayan yangın geminin dışarıdan söndürülmesini imkansız kılmıştı.As the fire started inside the ship, there was no way of extinguishing it from the outside.
Moda endüstrisini şekillendirmek için dergiyi kullanması, içeride tartışma konusu oldu.Her use of the magazine to shape the fashion industry has been the subject of debate within it.
Herat'taki IIkhtyaruddi Kalesinn'in ( kale ) içeriden bir görünümü.An inside view of the Qala Ikhtyaruddin (citadel) in Herat.
İnsanların süreci içeride görmesi için fıçının şeffaf bir cephesi vardır.It has a transparent front for people to see the process inside
İçeride veya dışarıda çalışan seks işçilerinin müşteri şiddeti deneyimleri.Experiences of client violence by prostitutes working indoors or outdoors.
Anti-buğu bileşenleri plastiğin içerisine işlenip içeriden yüzeye sızması sağlanabilir. [1]Anti-fog additives can also be added to plastics where they exude from the inside to the surface.[4]
Saldırı için içeriden birilerini suçladı.It pointed its fingers at insiders.
Bu şekilde meyve suları içeride tutulur.This way the juices are kept inside.
Sarmal şekil dışarıdan içeriye doğru ya da içeriden dışarıya doğru hareket sergileyebilir.The spiral can exhibit outward or inward motion.
İçeride, ferforje korkuluklu bir merdiven, neo-barok bir stile sahiptir.Inside, a preserved staircase with a wrought iron balustrade boasts a neo-baroque decoration.[1]
İçerideki buharın basıncı arttıkça kargo ambarı ve güverte şişmeye başladı.The cargo hold and deck began to bulge as the pressure of the steam increased inside.
High Flyer'daki pervanelerden biri havaya uçtu ve ardından neredeyse bir mil içeride bulundu.One of the propellers on the High Flyer was blown off and subsequently found nearly a mile inland.
Beyin kanaması meydana gelirse içeride yer alan hematom beyne baskı uygulayabilir.If intracranial hemorrhage occurs, a hematoma within the skull can put pressure on the brain.
İçeride bir süit oda ve tavan boyamalı geniş bir müzik salonu oluşturulmuştur.A suite of rooms was created inside, along with a spacious music hall with a ceiling-painting.
Banning, içeriden edindiği bilgileri Başkan Benjamin Asher'ı kaçıranlardan kurtarmak için kullanır.Banning uses his inside knowledge to rescue President Benjamin Asher from his kidnappers.
Jumbo Stay'in içeriden görüntüsüInside view of the Jumbo Stay
İçeride yuvarlak bir sütun üzerinde çelik ve betondan yapılmış bir haç var.The Cathedral has a marble altar located in a small round-shaped space.
İçeride düzen ve huzurun, dışarıda güvenliğin korunması.The preservation of order and tranquility within and security without.
Bent's Fort'taki avlu ve içerideki binalarCourtyard and interior structures at Bent's Fort
İçerideki yan sunaklar ahşap olup 18. yüzyıldan kalma olduğu tahmin edilmektedir.The side altars inside are made of wood and are assumed to be from the 18th century.
İçeride aziz, Meryem Ana ve bebek İsa boyunca temsil edilir.Inside, the saint is represented along the Virgin Mary and the infant Jesus.
İçeride gerçekte düz olan fakat tonoz gibi dekore edilmiş bir çatı vardır.The inside has a roof decorated to look like a vault but it is really a flat roof.
İçeride bir nef ve Neoklasik bir ana sunak vardır.Inside are one nave and a Neoclassical main altar.
Ayrıca içeride, 1865 tarihli Our Lady of the Conception heykeli bulunmaktadır. [2]Also inside is a statue of Our Lady of the Conception which dates from 1865.[2]
Bu şekilde çıkardığım şey azdı, bu yüzden içeride daha fazlası olması gerektiğini biliyordum.What I got out that way certainly didn't add up, so I knew there must be more, inside.
Basketbol salonu içeriden görünümSeating configuration for basketball
Bankanın başarısızlığı doğası gereği hızlıydı ve içeridekileri şaşırttı.The failure of the bank was rapid in nature and surprised insiders.
İçeride durmaktansa dışarı gitmeyi tercih ederim.Ich würde lieber rausgehen statt drinnen zu bleiben.
İçeride kimse yok mu?Ist hier niemand drinnen?
Kendisi ise kepengi tekrar kapatır ve içeride kalır.Er schließt die Tür wieder und bleibt stehen.
İçeride ise durum daha vahimdi.Unter ihm lief es besser.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Feuchtigkeit kommt auf zwei Wegen, von innen und außen.
Valdivia, Pasifik'ten yaklaşık 15 km içeride Şili'nin güneyinde bir şehir.Valdivia ist eine Stadt im Süden Chiles, ungefähr 15 Kilometer vom Pazifik entfernt.
Bazı kaynaklar ise içerideki kişilerin PKK mensupları olduğunu ifade etmiştir.Denn in diesem Land leben Familien, deren Angehörige Militante der PKK sind.
İçeride değil, dışarıda - somutta.In: Inside / Out.
İçeriden-dışarıya mal getirip-götürmektedir.Wohnen zwischen drinnen und draußen.
Ekmek yapmak için dışarıda ve içeride tandırlar bulunmaktadır.Zur Zubereitung wird das Brot zerteilt und in Schalen gegeben.
İçeride saklanan kadın çocuk ve mültecilerin olup olmadığı ise bilinmiyordu.Unklar ist, ob hier nur Frauen aufgenommen wurden oder auch Männer.
Biri giriş kapısında, diğeri içeride olmak üzere iki kitâbesi vardır.Zwei von ihnen findet man am Toreingang, die anderen beiden im Innenhof.
İçeride ölü sediri (kline) bulunmaktadır.Im Inneren befindet sich eine Balkendecke.
İçeride bir çift Siber veritabanı bulurlar.Im Innern findet sich ein stuckiertes Lubliner Gewölbe.
İmparatorun içerideki iktidarı çok büyük değildi.Der Prestigegewinn für den Kaiser war gewaltig.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.Dort drinnen kann und muss es dann besiegt werden.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Im Inneren befinden sich mehrere Grabplatten.
İçeride, kemerli yapı aniden dikkatimizi çekiyor.Im Inneren ist die große Hallendiele auffällig.
Dışarıda daha çok, içeride daha az zaman geçirmelisin.Tu devrais passer plus de temps dehors et moins à l'intérieur.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.Marcello lui révèle que Rodolfo est endormi à l'intérieur.
Ama bu durum sisteme içeriden bakıldığı zaman böyledir.Il est donc primordial de considérer ce phénomène dès la conception du système.
Mickey, Rose içerideyken arabada beklemektedir.Le lendemain, Jake croise la jeune femme en voiture.
Bir parça içeriden geçiş sayılmaz.Une partie de l'intérieur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod