Ana içeriğe geç
Sözlük

içeride ile cümle

içeride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.You locked yourself out.
İçeride ne olduğunu öğrenmeye can atıyorum.I'm dying to know what's inside.
Ben içeride kalmayı tercih ederim.I prefer to stay indoors.
Ben içeride kaldım.I stayed inside.
İçerideki nedir?What's inside?
Bugün bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day today.
Şimdi içeride kalıyorum.I just stay inside now.
Zaten içerideyiz.We're already inside.
O içerideyse patronunu görmeye geldim.I've come to see your boss if he's in.
Ben içeride bekliyor olacağım.I'll be waiting inside.
Fadıl içeride değil.Fadil isn't in.
İçeride bekledim.I waited inside.
Ben her zaman güneş gözlüğü takıyorum, hatta içeride bile.I always wear sunglasses, even indoors.
Fadıl'ın çocukları içeride kaldılar.Fadil's children stayed inside.
Yağmur nedeniyle bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the rain.
Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the storm.
Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the snowstorm.
İçeriden destekli bir iş miydi?Was it an inside job?
O içeride.He's inside.
Tom içeride olabilir. Bir bakayım.Tom may be in. Let me check.
Hâlâ içeride misin?Are you still in there?
Tom içeride değildi.Tom wasn't inside.
Tom yağmur yağdığı için içeride kaldı.Tom stayed inside because it was raining.
Tom bütün gün içeride kalmak zorunda değildi.Tom didn't have to stay inside all day.
Tom her zaman bir şapka takar, içeride bile.Tom always wears a hat, even inside.
Tom bütün gün içeride kaldı.Tom stayed inside all day.
Tom içeride değil ama Mary içeride.Tom isn't in, but Mary is.
Tom içeride ama Mary değil.Tom is in, but Mary isn't.
İçeride kalalım. Dışarısı korkunç soğuk.Let's stay inside. Outside it's terribly cold.
Sami içeride kapana kısıldı.Sami was trapped inside.
Sami içeriden iyi bir adamdır.Sami is a good man on the inside.
Köpeğimin içeride uyumasına izin verdim.I let my dog sleep inside.
İçeride yemek yemeyi tercih ederiz. Dışarısı çok soğuk.We'd rather eat indoors. It's too cold outside.
İçeride hava çok sıcak ama dışarıda hava buz gibi.Inside, it's very hot, but outside its freezing.
Tom'un içeride olduğunu biliyorum.I know Tom is in.
Gömleğini içeride tut.Keep your shirt tucked in.
Tom içeride, değil mi?Tom is in, isn't he?
Tom hâlâ içeride mi?Is Tom still inside?
Sami içeride kaldı.Sami stayed inside.
Tom içeride kilitli kaldı.Tom was locked inside.
Tom hangi suçtan içeride?What's Tom in prison for?
Şirketimiz milyonlarca dolar içeride.Our company is in the red by millions of dollars.
Stefan kapıyı çekerek açmaya çalıştı ama içeriden kilitlenmişti.Stefan tried to pull the door open but it was locked from the inside.
Maggie, Glenn'in içeride olup olmadığını kontrol etmede ısrar eder.Maggie insists on checking to see if Glenn is inside.
Aya Nikola Manastırı içeriden"Aya Nikola Manastırı" (in Turkish).
İçeride Little Bill, Munny ve Kid'in izini sürmek için bir çete toplar.Inside, Little Bill has assembled a posse to pursue Munny and the Kid.
İçeride ve dışarıda yetiştirilebilir.They can be seen inside and out.
Sonunda bir nişe geldiklerinde Montresor Amontillado'nun içeride olduğunu söyler.When they come to a niche, Montresor tells his victim that the Amontillado is within.
Kanada ve kuzey Amerika Birleşik Devletleri'nde içeride değişik habitatlarda yaşarlar.It breeds in Canada and the northern United States in a wide range of habitats.
Hem içeride hem dışardıa nasıl bir politika izlemeli?And what kind of person I was inside and out.
İçeride ise durum daha vahimdi.But inside, I was already dead.
İçeride değil, dışarıda - somutta."Nicht verfügbar". skjuz.de.
Marcello Rodolfo'nun orada bulunduğunu ve içeride uyumakta olduğunu bildirir.Marcello tells her that Rodolfo is asleep inside, and expresses concern about Mimì's cough.
Brahte içeride veya dışa doğru yönelmiştir (Abies'de dışa doğru).They can be performed outwards (en dehors), or inwards (en dedans).
“Dışarıda İngilizlere ölüm ve içeride yaşasın yoksullar.”"Tapdrup kirke ude og inde".
Sonrasında, önüne çıkan kapıyı çalar ve içeriden tırnağını törpüleyen bir kadın çıkar.They knock on the door, and ask the man inside for alms.
Piştiğinde, gözleme kahverengileşir ve dışarıdaki cipsler içeride yeşil ve çiğneme kalır.When cooked, the waffle browns and crisps on the outside and stays green and chewy on the inside.
Bu kez içerideki tabakayı sıkıştırır.He's pulling that stuff out from inside somewhere.
Erişkin olmayan kuşlar kıyılardan içerideki göllere de gidebilmektedir.Exhausted birds may turn up inside homes.
Ancak Donna Noble (Catherine Tate) içeride kilitli kalır.Sarah Shelton Henry: The Wife Patrick Henry Kept in the Cellar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod