Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Nếu bạn tin rằng mình xinh đẹp cả tâm hồn và ngoại hình, thì không có gì có thể ngăn bạn thể hiện điều đó.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Se acredita que é uma pessoa bonita por dentro e por fora, não há nenhum visual que não lhe fique bem.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Se pensate di essere una bella persona, dentro e fuori, non c'è look che non possiate indossare con successo.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Si crees que eres una persona hermosa en tu interior y exterior, no hay mirada que no puedas atraer.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ако смятате, че сте красив човек -- отвътре и отвън, няма външен вид, който да не ви отива.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Если вы считаете, что вы красивы внутренне и внешне, значит вам пойдёт любая одежда.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Якщо Ви вірите, що ви прекрасна людина всередині і ззовні, від вас неможливо буде відвести погляд.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.אם אתם מאמינים שאתם אנשים יפים מבחוץ ומבפנים, אין מראה שלא תצליחו להעביר.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.فان كنت تظن ان شخص جميل .. من الداخل والخارج .. فلن يوجد اي " رداء خارجي " يمكن ان يظهرك بعكس هذا
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.自分が美しい人間だと思うなら 着こなせないスタイルなどありません これは皆さんに言えることです
Eğer içerideyse, içeri git.Dacă este înăuntru, du-te înăuntru.
Eğer içerideyse, içeri git.Jos se on sisällä, mene sisään.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Ak ste vovnútri, nájdite okno a pozrite z neho von.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Als je binnen zit, zoek een raam en kijk naar buiten.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Ha bent vannak, találjanak egy ablakot, amin kinézhetnek.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Hvis man er indenfor, så find et vindue at kigge ud af.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Jeśli jesteś wewnątrz, wyjrzyj przez okno na zewnątrz.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.안에 계시면, 창문가로 가셔서 밖을 내다 보세요,
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Nếu bạn đang ở trong, tìm một cái cửa sổ và nhìn ra ngoài.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Om du är inomhus, hitta ett fönster och titta ut genom det.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Se siete al chiuso, trovate una finestra e guardate fuori.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Si están dentro, encuentren una ventana y miren afuera.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Sind Sie drinnen, finden Sie ein Fenster und schauen Sie heraus.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Si vous êtes à l'intérieur, trouvez une fenêtre et regardez dehors.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Αν είστε σε εσωτερικό χώρο, βρείτε ένα παράθυρο και κοιτάξτε έξω.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.Ако сте в залата, намерете прозорец и погледнете през него.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.אם אתם נמצאים בפנים, מצאו חלון והסתכלו מבעדו החוצה.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.إذا كنت بالداخل، جد نافذة وانظر للخارج من خلالها.
Eğer içerideyseniz, bir pencere bulup dışarı bakın.屋外にいるなら窓の中を覗きます
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Als je luistert met het innerlijke oor wordt er binnenin iets afgetast, gescand, en bevestigd:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor: 'Ama bu böyle!Si escuchas con el oído interior, algo esta escaneando dentro y simplemente confirmando;
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Dacă asculți din interior, ceva scanaează și va confirma simplu;
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Jeśli słuchasz wewnętrznym uchem, coś się skanuje w środku i tylko potwierdza:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Jos kuuntelet sisäisellä korvallasi, jotakin skannautuu sisällä ja vahvistaa:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Když posloucháte svým vnitřním uchem, něco uvnitř vás skenuje a jen potvrzuje.
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Si tu écoutes avec l'oreille intérieure, tu entends quelque chose qui scanne à l'intérieur et confirme:
Eğer içsel kulağınla dinlersen, bir şey içeride tarama yapıyor ve basitçe onaylıyor:Wenn du mit dem inneren Ohr zuhörst, prüft etwas im Innern nach und bestätigt:
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다 그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.los círculos internos.
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.כמו אנוכיות והמעגלים הפנימים של הנפש.
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.بأنانية وأنظر للدوائر الداخلية
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.その内側の輪です 別の機会には グローバルな視点を持ち
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Bær dine gamle sko ind, og dine nye sko ud.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Draag je oude schoenen binnen, je nieuwe schoenen buiten.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Entra indossando le tue scarpe vecchie ed esci indossando le tue scarpe nuove.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.낡은 신발을 않으로 신고, 새 신발을 밖으로 신으세요.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Lleva tus zapatos viejos dentro, y tus zapatos nuevos por fuera.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Noste své staré boty dovnitř, nové ven.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Purtați-vă pantofii vechi când intrați si pe cei noi când ieșiți.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Tragen Sie ihre alten Schuhe hin und gehen Sie mit neuen Schuhen raus.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Usez vos vieilles chaussures et faites-en des nouvelles.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Zakładasz stare buty, znosisz nowe.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Φόρεσε τα παλιά σου παπούτσια μέσα, τα καινούργια σου έξω
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Внасяш старите си обувки, изнасяш новите.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Из вашей старой обуви можно получить новую.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.שחק את הנעליים הישנות שלך, לבש את הנעליים החדשות שלך.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.ارتدي حذاءك القديم بالداخل، والجديد للخروج.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.終点はありません
Evet. İçeride sizi bekleyen biri var.Igen, már itt vannak.
Evet. İçeride sizi bekleyen biri var.Oui, ils attendent.