Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Et alors je pourrai sentir le cerveau à l'intérieur, et ça aura une consistance de neige fondue, comme ceci.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.I jestem w stanie poczuć strukturę mózgu, będzie on jakby grząski.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.그리고 전 뇌속을 느낄 수 있죠. 이렇게 뭉게질 수 있습니다.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Sen kan jag känna hjärnan inuti, och den kommer vara slaskig som så här.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Și apoi pot simți înăuntru creierul, iar asta va fi moale, cam așa.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Und dann kann ich das Gehirn im Inneren fühlen, und es wird schwammig sein, so wie hier.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Y luego puedo sentir el interior del cerebro, como si fuera algo fangoso .
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.Και μπορώ να νιώσω τον εγκέφαλο μέσα, και θα είναι λασπώδεις σαν αυτό.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.И после мога да усетя мозъка вътре, и това ще бъде малко мекушаво
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.И тогда я увижу мозг внутри, он выглядит, как слякоть.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.ואז אני יכול לחוש את המוח בפנים, וזה יהיה רכרוכי.
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.ومن ثم يمكنك ان تستشعر الدماغ .. وتستشعر كيانه الرخوي
Daha sonra içerideki beyin dokusunu hissedebilirim, böyle yumuşak bir hissi olacaktır.非常に有効な機能です
Dalga geçilmeyecek. Çabucak giderlerse onlardan biri, "içeriden" olacaklar.Vão fazer parte da multidão se se apressarem.
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Auzi, aveţi pe aici pe cineva care mă poate ajuta fiindcă am problema asta?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Ik zei: "Weet je iemand hier die mij kan helpen want ik ik heb een probleem."
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Jag sa "Hörni, har ni någon här som kan hjälpa mig för jag har ett problem?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"J'ai dit,"Ecoutez, est-ce que vous avez quelqu'un ici qui pourrait m'aider parce que j'ai ce problème?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""저 좀 도와주시겠어요? 제가 여기에 문제가 좀 있거든요."
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Le dije, "Mire, ¿tienen a alguien que me pueda ayudar porque yo tengo este problema?
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Nézze, van valaki, aki tud nekem segíteni, mert ez a gondom?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Olhe, tem alguém que possa ajudar-me porque tenho este problema?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Podívejte, máte tu někoho, kdo by mi mohl pomoct, protože tady mám takový problém?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Pozrite, máte tu niekoho, kto by mi mohol pomôcť, pretože mám taký problém."
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Senta, avete qualcuno qui che può aiutarmi con questo problema?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Tôi đã nói, "Này, cô có ai ở đây có thể giúp tôi không bởi vì tôi có vấn đề này? "
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Zapytałam recepcjonistkę... ...czy nie zna kogoś, kto mógłby mi pomóc... ...w takiej sytuacji.
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"Είπα, "Κοίτα, υπάρχει κάποιος που μπορεί να με βοηθήσει γιατί έχω αυτό το πρόβλημα;"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Вижте - нямате ли някого, който да ми помогне, тъй като имам такъв проблем?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var""Смотрите, у вас есть кто-нибудь, кто мне может помочь, потому что у меня такая проблема?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"אמרתי, "תראי, יש לך במקרה מישהו שיכול לעזור לי, כי יש לי בעיה?"
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"وقلت " بالله عليك هلا احضرتي احدٌ لكي يساعدني لأني لدي هذه المشكلة؟
Dedim ki, "Bak, içeride bana yardım edebilecek kimse var mı çünkü böyle bir problemim var"誰か助けてくれませんか?」と聞いたの 最初は無視されそうになって...
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Blijven om te dompelen de aandacht binnen het hart zelf.
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Continúa inmerso con la atención dentro del corazón mismo,
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Continue d'immerger l'attention dans le coeur lui-même
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Îndreaptă-ți mereu atenția către interiorul inimii tale.
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Továbbra is merítsd el a figyelmedet magában a Szívben.
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Vertiefe weiterhin die Aufmerksamkeit im Herzen selbst.
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Συνέχισε να εμβαθύνεις την προσοχή μέσα στην ίδια την καρδιά.
Dışardan atış yapabilmelerini isterdim. İçeride de iyi olmalarını isterdim.Azt akartam, hogy kívülről is betaláljon, és közelről is jó legyen.
Dışardan atış yapabilmelerini isterdim. İçeride de iyi olmalarını isterdim.Chciałem, żeby dobrze strzelali z dystansu, ale też byli dobrzy w strzelaniu spod kosza.
Dışardan atış yapabilmelerini isterdim. İçeride de iyi olmalarını isterdim.Tôi muốn các cầu thủ có thể ném bóng từ đường biên nhưng cũng phải ném giỏi khi đứng bên trong nữa.
Dışardan atış yapabilmelerini isterdim. İçeride de iyi olmalarını isterdim.Ήθελα να μπορούν να σουτάρουν από έξω από τη ρακέτα. ήθελα να σουτάρουν καλά και μέσα επίσης.
Dışarıda, insanlar ölüyordu, ve içeride onlar uygun notayı çalıyorlardı.Fuera la gente moría, y dentro bailaban al compás.
Dışarıda, insanlar ölüyordu, ve içeride onlar uygun notayı çalıyorlardı.Хай Гитлер!
Doktor? Doktor, içeride misiniz?Är du där, doktor?
Doktor? Doktor, içeride misiniz?Doktorze, jest pan tam?
Doktor? Doktor, içeride misiniz?Er du der, doktor?
Doktor? Doktor, içeride misiniz?Tohtori, oletteko kotona?
Doktor? Doktor, içeride misiniz?Γιατρέ; Είστε μέσα;
Doktor, içeride misiniz?Dottore, è in casa?
Doktor, içeride misiniz?Doutor, está aí dentro?
Doktor, içeride misiniz?¿Está ahí?
Doktor, içeride misiniz?Доктор, вы дома?
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ak veríte, že ste nádherný človek vo vnútri aj navonok, neexistuje štýl, na ktorý by ste nemohli siahnuť.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Als je gelooft dat je een mooi mens bent, vanbinnen en vanbuiten, dan kan je je elke look veroorloven.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Dacă crezi că eşti o persoană frumoasă pe dinăuntru şi pe dinafară, nu există ţinută care să nu îţi iasă.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.Ha elhiszed, hogy szép ember vagy kívül és belül, nincs olyan öltözet, amiben ne lennél bombázó.
Eğer içeride ve dışarıda güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, sizden gözünü alabilecek hiç kimse yoktur.여러분이 내적이나 외적으로 아름다운 사람이라고 믿는다면, 여러분이 해내지 못할 스타일은 없습니다.