Ana içeriğe geç
Sözlük

içecek ile cümle

içecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ką gersite? : Ne içeceksin?Drankje te veel op?
Bira insanoğlunun ürettiği en eski içeceklerden biridir.Bier is de oudst bekende alcoholische drank.
Bu biralar genellikle Güney Almanya'da, özellikle de Bavyera'da oldukça sık tüketilen bir içecektir.Het wordt voornamelijk gedronken in het zuiden van Duitsland, waar het een bekende drank is.
Asla alkollü içecekler içmez.Vers drinkwater mag uiteraard nooit ontbreken.
Bu içecekler, düşük alkol içeriğinden ötürü yasal olarak pek çok bölgede küçüklere de satılmıştır.Ook wordt er bij sommige drankketen alcohol geschonken aan minderjarigen.
Alkolsüz içecekleriniz var mı ?Hebt ge niet-alcoholische dranken?
Tom, alkolsüz bir içecek sipariş etti.Tom bestelde een alcoholvrij drankje.
Ką gersite? : Ne içeceksin?Co piję?”.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Organizacje antynikotynowe były również przeciwne spożywaniu alkoholu.
Ana madde: Şarap Şarap yaygın olarak tüketilir ve en seçkin, en sağlıklı içecek olarak kabul edilirdi.Wino pijano często i uważano za najbardziej prestiżowy i zdrowy napitek.
İçecek bir şeyler alamıyorsak yanımızda götürürüz.Jeśli nie będziemy mogliśmy pozwolić sobie na napoje, przyniesiemy w butelce swoje picie.
Çok az yiyecek ve içecekle uzun süreler dayanabilirdi.Potrafi przetrwać miesiące przy bardzo ograniczonym dostępie do wody i pożywienia.
Bunların içinde yiyecek ve içecek buludunğu düşünülmektedir.Pozwólcie nam wziąć trochę jedzenia i picia!")
İçecek 2005 yılında yeni kalorisiz kola olarak Coca-Cola Zero olarak tanıtıldı.Od roku 2003 jest produkowana ponownie jako Coca-Cola o smaku cytrynowym.
Kahve tanelerinden bir içecek yapma pratiği ilkin Yemen'de 15. yüzyılda ortaya çıkmıştır.Najwcześniejsze dowody na przygotowywanie kawy w ten sposób pochodzą z Jemenu z XV wieku.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Wysokie spożycie napojów słodzonych cukrem jest związane z podwyższonym ryzykiem zachorowania.
Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.Grecy upowszechnili wino jako napój codzienny oraz uczynili z niego najważniejszy towar eksportowy.
Asla ağızdan yiyecek içecek VERİLMEZ.Koktajli nie pije się nigdy do posiłków.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Unikanie zakażonej żywności oraz napojów również stanowi skuteczny środek.
Gelincik çiçeğinin kırmızı petallerinden yapılan geleneksel bir içecek.Zobacz wino z dzikiej róży.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.Sok wyciśnięty z miąższu używany jest również do produkcji napojów alkoholowych.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.Wyzbycie się nałogów – rezygnacja z papierosów, alkoholu i kawy.
Ayrıca sokak satıcıları buzlu içecekler de satarlar.Bywają tam też instalowane automaty do sprzedaży napojów zimnych i gorących.
Yemeklerden ve içeceklerden tat alamazlar.Nie przyjmował pokarmów ani napojów.
Sadece kan içecekler.We krwi miał alkohol.
İçecek, popüler animasyon dizisi The Simpsons'ta bile belirtilebildi.Napój zyskiwał także rosnącą popularność za oceanem.
İçecekler 0. 'Niech ε > 0 .
Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.Ma skłonności do awanturowania się po wypiciu zbyt dużej ilości piwa.
Askerler bu içeceklere "şerbet gibi tatlı" demişler.Bundan dolayı köyün ismi Şerbetli olmuş.Wiadomo, że pszczoły wytwarzają miód, który jest słodki i stąd nazwa miejscowości.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Antitobaksorganisationerna var också mot konsumtion av alkohol.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.En överkonsumtion av socker-sötade drycker förknippas med ökad risk.
Eskiden hala oldukça popüler bir içecektir.Drycken är väldigt populär fortfarande.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.Han tubbas att ta en sup.
Taurin enerji içeceklerinin hemen hemen hepsinde mevcuttur.Samtliga energidrycker är fria från taurin.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Det ska också vara effektivt att undvika förorenad mat och dryck.
Bira insanoğlunun ürettiği en eski içeceklerden biridir.Öl är en av de äldsta alkoholdryckerna i människans historia.
Yiyecek ve İçecek Hizmetleri - Bira Servisi (PDF).67) "Värm mer öl och bröd" (ep.
Gatorade'nin bir içecek ürünüdür ve PepsiCo tarafından pazarlanmaktadır.Gatorade är en sportdryck som tillverkas av PepsiCo.
Net gelire dayanarak, PepsiCo dünyanın ikinci büyük gıda ve içecek şirketidir.Efter köpet blev Pernod Ricard världens näst största vin- och spritföretag.
Aynı zamanda alkollü içecekler içeren bir karıştırıcı olarak da kullanılır.De används också i trolldrycker som en slev.
Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.Man har nämligen hittat mumier som svält upp på grund av för mycket fyllning.
Asla alkollü içecekler içmez.Intressant är att de aldrig har observerats dricka vatten.
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız."Och han tog en bägare, tackade Gud och gav åt dem och sade: "Drick alla av den.
Milkshake - İçecek Milk and Honey - İsrail'li müzik grubu.Milk and Toast and Honey Text och musik av Per Gessle.
Café Daha çok kahve ve alkollü içecekler servis eder.Kaffedrickarna är fler än de som nyttjar alkohol.
İçecek türüne göre pek çok farklı çeşidi bulunur.Bland dessa öl finns en mycket stor variation av sorter.
Tazcalate geleneksel bir içecektir.Hirsöl är en annan vanlig dryck.
İçecek 1900'lerde yaratıldı.Predikstolen är tillverkad år 1900.
Ką gersite? : Ne içeceksin?Què podem beure ? — Що ми можемо випити ?
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Надмірне споживання напоїв, що містять цукор, пов'язують з підвищенням ризику.
Şirketin ana ürünleri alkolsüz içeceklerdir.Основний бізнес компанії — безалкогольні напої.
Su ve çaydan sonra en popüler üçüncü içecek konumundadır.Третій напій у світі за популярністю після води та чаю.
Asla alkollü içecekler içmez.Не вживав алкогольних напоїв.
Bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir.Один з найстаріших відомих напоїв у Туреччині.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Утримання від споживання зараженої їжі чи напоїв теж має бути ефективним.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.Він захотів пити.
Bu yüzden Norveçli tarafından içilen içecek sudur (eksik içecek).Крок № 3 Подивимося, який напій п'є норвежець.
İki kooperatif belirli peynir ve süt içecek bölümleri satıyordu, böylece AB birleşmeyi onayladı.Цим двом вистачало склянки молока та кількох бутербродів, щоб не відволікатися від своїх робіт.
İçecek 1900'lerde yaratıldı.Дзвіниця була прибудована в 1900 році.
İçecek Kizlyar Konyak Fabrikası'nda yapılır.Ці самі бочки використовуються при виготовленні коньяку.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod