Ana içeriğe geç
Sözlük

içecek ile cümle

içecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Qoo, (クー Kū) The Coca-Cola Company'den karbonatlanmamış bir içecek.Burn («Бёрн») — безалкогольный энергетический напиток компании The Coca-Cola Company.
Rosenfeld, yaklaşık 30 yıldır yiyecek içecek endüstrisinde çalışıyor.Отец Рустема около тридцати лет проработал в энергетической отрасли.
İçeceklerin parametrelerinin sürekli izlenmesi için bir laboratuvar var.Также есть лаборатория для постоянного наблюдения и анализа характеристик напитка.
İsveç'te restoran ve barlada ise 18 yaşından itibaren alkollü içecek satın alınabilir.На Кипре и Мальте минимальный возраст покупки алкоголя — 17 лет.
Kuzey bölgelerde çalışan kesimin en çok başvurduğu başlıca alkollü içecekler bira ve aleydi.Напитком простолюдинов на севере в основном было пиво или эль.
İçecek sadece doğal bileşenler içerir ve kimyasal tat arttırıcılar veya koruyucu maddeler içermez.Использованная здесь вода должна быть чистой и без химических добавок.
"Google" marka içecek çıkartılacağı duyurulmuştur.Затем в состав напитка был включён ром.
Ketāb al-šarāb İçecekler (şarap) hakkında kitap.Вино, возлитое при поклонении идолам.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.Также чернослив используется при изготовлении алкогольных напитков.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.لا تعطي أي شيء للمريض كتناول الطعام أو الشراب.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.واعطائه ما يشربه.
İsviçre'de en ünlü alkollü içecek şaraptır.المشروبات الكحولية الأكثر شعبية في سويسرا هو النبيذ.
Nûş(tatlı içecek) kıldı çünki ruhum şol şarabı aşkını Mest olup yitürdü kendin, baki ol sultândır.اشنهرت مايا يزبك باغنيتها "بكرا رح بتسافر" وباغنيتها الإيقاعية "حبيبي يا عيني".
Güney Amerika'da çok popüler bir içecektir.الشاس مشروب ذو شعبية واسعة في الهند.
İçecek bir şeyler alamıyorsak yanımızda götürürüz.فيمكن أن أشرب وأرقص إذا كنت أريد ذلك.
Mecca-Cola, Mecca Cola World Company tarafından üretilen bir gazlı alkolsüz içecektir.مكة-كولا هو مشروب غازي بطعم الكولا وهو المنتج الرئيسي لشركة مكة كولا العالمية.
Bu süreç, alkollü içeceklerle alakalı, geleneksel fermantasyon yönteminden daha ekonomiktir.بيئياً : تعتبر هذه العملية أكثر صداقة للبيئة عن طرق الاستخلاص التقليدية .
Bazı ülkelerde içecek olarak tüketilir.تستعمل كمنكه في بعض أنواع الشراب.
Örneğin ABD'de Four Loko gibi alkollü enerji içeceklerinin satışı 2010 yılından bu yana yasaktır.منذ عام 2010، تم إنتاج أربعة مشروبات تونيك على الأقل في الولايات المتحدة.
Kuzey bölgelerde çalışan kesimin en çok başvurduğu başlıca alkollü içecekler bira ve aleydi.كان مشروب عامة الناس في الأجزاء الشمالية من القارة هي الجعة والبيرة في المقام الأول.
Ką gersite? : Ne içeceksin?Que iremos beber?
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.As organizações antitabaco também se opuseram a outros produtos, como o consumo de bebidas alcoólicas.
Net gelire dayanarak, PepsiCo dünyanın ikinci büyük gıda ve içecek şirketidir.Com base na receita líquida, a PepsiCo é o segundo maior negócio de alimentos e bebidas do mundo.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.O consumo excessivo de bebidas açucaradas está associado ao aumento do risco.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Evitar comida e água contaminada é igualmente eficaz.
Kasım 2007'de Cadbury Schweppes, içecek birimini halka alacağını açıkladı.No ano de 2007 a Cadbury Schweppes, anuncia a separação de sua unidade americana de bebidas.
Su ve çaydan sonra en popüler üçüncü içecek konumundadır.Atualmente, é a terceira bebida mais popular do mundo, logo depois da água e do café.
Kuzey Amerika içinde, PepsiCo en büyük gıda ve içecek şirketi olarak sıralanır.Dentro da América do Norte, a PepsiCo é a maior empresa do ramo de alimentos e bebidas por receita líquida.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.A fermentação também é responsável pela fabricação de bebidas alcoólicas.
Ocak 1989'da Madonna, alkolsüz içecek üreticisi Pepsi ile ciro anlaşması imzaladı.Em janeiro de 1989, Madonna assinou um contrato com a fabricante de refrigerantes Pepsi.
Nogay çayı, çayın sütte kaynatılmasıyla yapılan bir içecektir.Suco de caju é uma bebida feita com caju.
Bu mevsimde yiyecek ve içeceklerin yanında giyeceklere de dikkat etmek gerekir.É preciso fornecer-lhes comida, bebida e roupas.
Sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyecekler mide kanserine yol açabilir.Beber chá muito quente pode produzir câncer do esôfago.
İçecek bir şeyler alamıyorsak yanımızda götürürüz.Se você ver a gente bebendo, pode nos expulsar do local.
Mango lassi,Güney Asya boyunca popüler bir içecektir.O poyo é uma bebida popular da Serra Leoa.
Süpermarketlerde, sadece içeriğinde %3,5 ve daha altında alkol oranı olan içecekler satılabilir.É propriedade do Estado, e é o único sítio onde se podem comprar bebidas com teor alcoólico superior a 3,5%.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.O paciente não deve comer nem beber nada até que a crise tenha passado.
Ayrıca günümüzde enerji içecekleri sektöründe kullanılmaktadır.Atualmente, também é utilizado em drinks modernos.
Aynı zamanda kompartımanlara yemek ve içecek servisi de yapılmaktadır.Funcionam também estabelecimentos comerciais oferendo comidas e bebidas.
Galão espresso ve köpüklü sütten yapılan Portekiz kökenli sıcak içecek.Galão é uma bebida quente de Portugal feita de café expresso e espuma de leite.
Baikal (İçecek) vita-cola.deTaça Liga Baiana (Salvador).
Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olan Nestlé, kondense sütün ilk üreticilerindendir.A Nestlé é uma das maiores empresas que fabricam alimentos, bebidas e chocolates do mundo na atualidade.
Milkshake - İçecek Milk and Honey - İsrail'li müzik grubu.Milk and Toast and Honey Letra & Música por Per Gessle.
Endonezya mutfağının en bilinen ve yaygın içecekleri teh (çay) ve kopi (kahve)'dir.A bebida mais comum e a marca da culinária no país é o café.
Kaliforniya'da satılan içecekler,yeni şartlara uygun oldu.Já as bebidas de malte eram considerados como os melhores e eram servidos em ocasiões especiais.
İsviçre'de en ünlü alkollü içecek şaraptır.De populairste alcoholische drank in Zwitserland is wijn.
Ayrıca kolalı içeceklere de tat vermek için katılır.Ook weigert hij toverdrank te drinken.
Eskiden hala oldukça popüler bir içecektir.Het drankje was erg populair.
Systembolaget mağazalarında alkollü içecek satın alma sınırı 20'dir.Er geldt in Zweden een minimumleeftijd van 20 op het kopen van drank in een systembolag.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.Hij geeft hem een drankje.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.Een andere toepassing van fermentatie vinden we bij de productie van alcoholische dranken.
40 dükkân ve yiyecek ve içecek üniteleri mevcuttur.PJIA biedt veertig winkels en eet- & drinkgelegenheden.
Örneğin hadisler, ya da kıyas yoluyla haram olduğuna hükmedilen yiyecek ve içecekler.Zij waren zonder eten of drinken ingesloten geweest.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.De patiënt moet dan opnieuw iets eten of drinken.
Güney Amerika'da çok popüler bir içecektir.Het is een populaire drank in Scandinavië.
Chartreuse rengi, Fransızların likör adı verilen içeceklerinden birinin rengi.Pineau des Charentes is een Franse drank van most die versterkt is met cognac.
Böylece Kvasir Tanrıları sarhoş eden ve ozanlara ilham veren bir içecek olmuştu.Hij begon zijn queeste met het aanroepen van een krijgsgod, aan wie hij drank offerde.
İçecek Kizlyar Konyak Fabrikası'nda yapılır.Het festival vindt plaats in Cognac.
Süpermarketlerde, sadece içeriğinde %3,5 ve daha altında alkol oranı olan içecekler satılabilir.Drank met maximaal 3.5% alcohol mag weer verkocht worden.
Askerler kendisine yiyecek ve içecek önerir.Op die manier zouden ze zichzelf voedsel en drank verschaffen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod