Ana içeriğe geç
Sözlük

huzur ile cümle

huzur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikニューカッスル周辺の 養護施設に住む 4,500人に当たりました
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Azért rettegek az õ színe elõtt, és ha csak rá gondolok is, félek tõle.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Bởi cớ ấy , tôi kinh_khủng trước mặt Ngài ; Khi nào tôi tưởng đến , bèn sợ_hãi Ngài .
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Bởi cớ ấy, tôi kinh khủng trước mặt Ngài; Khi nào tôi tưởng đến, bèn sợ hãi Ngài.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Därför gripes jag av förskräckelse för hans ansikte; när jag betänker det, fruktar jag för honom.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Darum erschrecke ich vor ihm; und wenn ich's bedenke, so fürchte ich mich vor ihm.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.De aceea tremur înaintea Lui, şi cînd mă gîndesc la lucrul acesta, mă tem de El.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Derfor forfærdes jeg for ham og gruer ved Tanken om ham.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Derfor reddes jeg for ham; tenker jeg på det*, så bever jeg for ham. / {* JBS 23, 14.}
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Geen wonder dat ik zo bang ben als ik voor Hem verschijn. Als ik eraan denk, slaat de angst mij om het hart.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Karena takut kepada-Nya, gemetarlah aku; semakin semua itu kupikirkan, semakin takutlah aku
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.그러므로 내가 그의 앞에서 떨며 이를 생각하고 그를 두려워하는구나
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Per questo davanti a lui sono atterrito, ci penso e ho paura di lui
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Por isso me perturbo diante dele; e quando considero, tenho medo dele.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Por lo cual yo me turbo en su presencia; lo considero, y tengo miedo de él
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Preto sa desím jeho tvári, keď premýšľam o tom, strachujem sa pred ním.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Pročež před tváří jeho děsím se; když to rozvažuji, lekám se ho.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Przetoż od oblicza jego strwożyłem się, a uważając to, lękam się go.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Sentähden valtaa minut kauhu hänen kasvojensa edessä; kun sitä ajattelen, peljästyn häntä.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Voilà pourquoi sa présence m`épouvante; Quand j`y pense, j`ai peur de lui.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Zato se strašim pred njegovim obličjem; ko to premišljam, se ga bojim.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Δια τουτο καταπληττομαι απο προσωπου αυτου συλλογιζομαι και φριττω απ' αυτου
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Затова, смущавам се в присъствието Му; Когато размишлявам треперя от Него.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.Поэтому я трепещу пред лицем Его; размышляю – и страшусь Его.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.על כן מפניו אבהל אתבונן ואפחד ממנו׃
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.من اجل ذلك ارتاع قدامه. اتأمل فارتعب منه.
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.所 以 我 在 他 面 前 驚 惶 、 我 思 念 這 事 、 便 懼 怕 他
Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda, Düşündükçe korkarım Ondan.所以 我 在 他 面前 驚惶 、 我 思念 這 事 、 便懼 怕 他
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).(94:11) и потому Я поклялся во гневе Моем, что они не войдут в покой Мой".
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Aussi je jurai dans ma colère: Ils n`entreront pas dans mon repos!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Daarom heb Ik, toen Ik toornig was, gezworen dat het geen rust bij Mij zou vinden.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).daß ich schwur in meinem Zorn: Sie sollen nicht zu meiner Ruhe kommen.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).De aceea am jurat în mînia Mea: ,,Nu vom intra în odihna Mea!``
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Ja niin minä vihassani vannoin: `He eivät pääse minun lepooni`."
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Jimž jsem přisáhl v hněvě svém, že nevejdou v odpočinutí mé.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).kiknek megesküdtem haragomban: Nem mennek be az én nyugalmam [helyére.]
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).그러므로 내가 노하여 맹세하기를 저희는 내 안식에 들어오지 못하리라 하였도다
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Którymem przysiągł w popędliwości mojej, że nie wnijdą do odpocznienia mego.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi giận mà thề rằng: Chúng nó sẽ chẳng hề vào sự yên nghỉ ta.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Nhơn đó ta nổi_giận mà thề rằng : Chúng_nó sẽ chẳng hề vào sự yên_nghỉ ta .
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).perciò ho giurato nel mio sdegno: Non entreranno nel luogo del mio riposo»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Por eso juré en mi ira: '¡Jamás entrarán en mi reposo!'
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).por isso jurei na minha ira: Eles não entrarão no meu descanso.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jag då i min vrede: »De skola icke komma in i min vila.»
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg da i min Vrede: De skal ikke gå ind til min Hvile!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Så svor jeg i min vrede: Sannelig, de skal ikke komme inn til min hvile.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).takže som konečne prisahal vo svojom hneve, že nevojdú do môjho odpočinku.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Zatorej sem prisegel v jezi svoji: Nikakor ne pridejo v pokoj moj!
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Δια τουτο ωμοσα εν τη οργη μου, οτι εις την αναπαυσιν μου δεν θελουσιν εισελθει.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).Затова се заклех в гнева Си, Че няма да влязат в Моята почивка.
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).אשר נשבעתי באפי אם יבאון אל מנוחתי׃
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).‎فاقسمت في غضبي لا يدخلون راحتي
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所 以 我 在 怒 中 起 誓 、 說 、 他 們 斷 不 可 進 入 我 的 安 息
Bu yüzden öfkeyle ant içtim: ‹‹Huzur diyarıma asla girmeyecekler!›› Say.14:26-35; İbr.4:1-7).所以 我 在 怒 中 起誓 、 說 、 他 們斷 不 可 進入 我 的 安息
Bu zorlu,şiddet içeren konuyu yazarken bulunduğu ortam ise inanılmaz derecede dingin,sakin, huzurlu. .Tak przerażające, pełne grozy wizje zdają się nie przystawać do tak wyjątkowo spokojnego pejzażu.
Bu zorlu,şiddet içeren konuyu yazarken bulunduğu ortam ise inanılmaz derecede dingin,sakin, huzurlu. .Toto je velmi silný moment, který je však zachycený v neuvěřitelně klidné a mírumilovné krajině.
Bu zorlu,şiddet içeren konuyu yazarken bulunduğu ortam ise inanılmaz derecede dingin,sakin, huzurlu. .حقاً لحظات عنيفة، ولكن في غضون ذلك هادئه ومناظر طبيعية سلمية بشكل لا يصدق.
Canım yalnız Tanrıda huzur bulur, Kurtuluşum Ondan gelir.Al maestro del coro. Su «Iduthun». Salmo. Di Davide
Canım yalnız Tanrıda huzur bulur, Kurtuluşum Ondan gelir.(Al músico principal. A Jedutún. Salmo de David) Sólo en Dios reposa mi alma; de él proviene mi salvación
Canım yalnız Tanrıda huzur bulur, Kurtuluşum Ondan gelir.Az éneklõmesternek, Jedutun szerint; Dávid zsoltára.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod