Bunu mükemmelleştirdim ve artık huzurluyum.Я предсказал это, и теперь я удовлетворён.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.Aquí, están durmiendo plácidamente porque están seguros de que nada malo les puede suceder.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.보다시피 다들 평화롭게 자고 있죠. 자신에게 나쁜 일이 일어날 수 없다고 믿기 때문이죠.
Burada huzur içinde uyuyorlar, çünkü kendilerine kötü bir şey olmayacağından eminler.פה, הם ישנים בנחת, מפניי שהם בטוחים ששום דבר רע לא יקרה להם.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.Es ist ein Platz, der mir die grösste Freude, die meiste Hoffnung und den tiefsten Frieden gibt.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.Es un lugar que me da una profunda alegría, esperanza y paz.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.E' un posto che mi dà una profonda gioia, una profonda speranza e una profonda pace.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.Het is een plek dat me de diepste vreugde, de diepste hoop, en de diepste vrede geeft.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.Ini adalah tempat yang telah memberikan saya rasa suka cita penuh, pengharapan penuh dan kedamaian penuh.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.Това е мястото, което ми дава най-дълбоката радост, най-дълбоката надежда, най-дълбокия мир.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.هذا المكان مفعم بالسعادة، بالأمل، والسلام
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.安らぎーそれは、ここでは何の争いもありません。
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Că acesta era un loc în care oamenii să reflecteze, să iși amintească -- un loc liniștit.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.C'est un endroit où les gens se recueillent et se souviennent, un endroit tranquille.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Che questo fosse un luogo per la gente dove riflettere, ricordare... un posto tranquillo.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Ein Ort, wo Menschen nachdenken, sich erinnern können — eine Art ruhiger Ort.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Ini adalah tempat orang untuk bercermin, untuk mengingat - semacam tempat yang hening.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.추모와 기억의 공간으로 만드는것이 중요했습니다. 일종의 묵념의 장소요.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Que este era un lugar para que la gente reflexionara, para que recordara -- un lugar del tipo sosegado.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.To miejsce do refleksji, wspomnień. Miejsce do wyciszenia.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Наоборот, мы стремились создать место, где люди могли бы вспомнить и подумать в тишине.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.Това беше място, на което хората да размишляват, да си спомят... някак тихо място.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.זה היה מקום לאנשים כדי להרהר, לזכור -- סוג של מקום שקט.
Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.كان هذا المكان للناس للتفكر و التذكر كمكان هادئ
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Cet endroit est très paisible quand cet idiot n'est pas là.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.-Da. Mirno je, dokler ne pride on.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Deze plek is vreedzaam zonder die idioot.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Este lugar es muy tranquilo sin este loco.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Este lugar é uma paz sem esse idiota?
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Locul ăsta e foarte liniştit fără prostul ăsta.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Questo č un posto tranquillo quando non c'č quell'idiota.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Αυτό το μέρος είναι πολύ ήσυχο χωρίς αυτόν τον χαζό
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.Без этого дурака у нас тут тихо.
Bu salak olmadığı zamanlar burası daha huzurlu oluyor.هذا المكان هاديء جدا بدون هذا الأحمق
Bu sayede, huzurlu ve mutlu, stresle başa çıkabilen hayvanlar olarak yetişiyorlar.Crecerán para convertirse en animales equilibrados capaces de tolerar el estrés.
Bu sayede, huzurlu ve mutlu, stresle başa çıkabilen hayvanlar olarak yetişiyorlar.Quindi diventano degli animali ben adattati in grado di gestire bene lo stress.
Bu sayede, huzurlu ve mutlu, stresle başa çıkabilen hayvanlar olarak yetişiyorlar.適応力のある動物に育つのです もしも 母ラットが子ラットを無視すると
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Byla to doba extrémního chaosu.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Đây là thời đại cực kỳ hỗn loạn.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Fue una época de caos extremo.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Het was een periode van chaos.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Le chaos régnait en ces temps sombres.
Bu tam bir kargaşa dönemiydi. THE RESTLESS - HUZURSUZ DİYAR -Masa di mana terjadi kekacauan sangat hebat.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.De trei ori pe an toată partea bărbătească să se înfăţişeze înaintea Domnului, Dumnezeu.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Dreimal im Jahre soll erscheinen vor dem HERRN, dem Herrscher, alles, was männlich ist unter dir.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Esztendõnként háromszor jelenjék meg minden férfiad az Úr Isten színe elõtt.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.너의 모든 남자는 매년 세번씩 주 여호와께 보일지니라
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Kolme kertaa vuodessa tulkoon kaikki sinun miesväkesi Herran, Herran, kasvojen eteen.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Mỗi năm ba kỳ các người nam phải đến trước mặt Chúa, tức là Ðức Giê-hô-va.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Mỗi năm_ba kỳ các người nam phải đến trước mặt Chúa , tức_là Ðức_Giê - hô-va .
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Op deze drie jaarlijkse feesten moeten alle mannen van Israël verschijnen voor de Oppermachtige HERE.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Tre Gange om Året skal alle dine Mænd stedes for den Herre HERRENs Åsyn.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Tre ganger om året skal alle menn blandt eder møte frem for Herrens, Israels Guds åsyn.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Tre gånger om året skall allt ditt mankön träda fram inför HERRENS, din Herres, ansikte.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar."Tres veces al año se presentarán todos tus hombres delante de Jehovah el Señor
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Três vezes no ano todos os teus homens aparecerão diante do Senhor Deus.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Tre volte all'anno ogni tuo maschio comparirà alla presenza del Signore Dio
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Trikrat v letu naj se prikažejo vsi moški tvoji pred obličjem Gospoda Jehove.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Třikrát v roce ukáže se každý z tvých pohlaví mužského před tváří Panovníka Hospodina.
‹‹Bütün erkekleriniz yılda üç kez ben Egemen RABbin huzuruna çıkacaklar.Tri razy v roku sa ukáže každý tvoj mužského pohlavia pred tvárou Pána Hospodina.