Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Ma le parole di Grete aveva subito fatto la madre molto a disagio.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Mas as palavras de Grete tinha imediatamente fez a mãe muito desconfortável.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Men Grete ord hade omedelbart gjort mamman mycket illa till mods.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Men Grete ord havde straks gjort moderen meget urolig.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Mutta Grete sanat oli heti tehnyt äiti kovin levottomaksi.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Nhưng những lời của Grete đã ngay lập tức làm cho mẹ rất khó chịu.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Pero las palabras de Grete había hecho inmediatamente a la madre muy incómoda.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Tapi kata-kata Grete telah segera membuat ibu sangat gelisah.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Toda besede Grete je takoj je mati zelo neprijetno.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Αλλά λόγια Grete είχε αμέσως έκανε η μητέρα είναι πολύ δύσκολη.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Але слова Грете довелося відразу ж мати дуже непросто.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Но думите на Грете, веднага направи майка много неловко.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Но слова Грете пришлось сразу же мать очень непросто.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.אבל דבריו של גרטה עשה מיד האם לא נוח מאוד.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.ولكن الكلمات كانت في غريت على الفور الأم القلقة جدا.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.彼女は、側に歩いて花に巨大な茶色の斑点の姿をキャッチ
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.A szüleim fontosnak tartották a lelki nyugalmuk érdekében.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Bố mẹ tôi thấy nó cần thiết cho cả tôi và họ, tìm kiếm cảm giác thảnh thơi.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.I miei genitori lo ritenevano necessario per ragioni di quiete mentale.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.제 부모님은 저한테 평온한 마음이 필요하다는 것을 깨달으셨습니다.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Meine Eltern fanden dies wichtig für ihre innere Ruhe.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mes parents trouvaient cela nécessaire pour avoir la paix.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mijn ouders vonden dit nodig voor hun gemoedstoestand.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mis padres lo creyeron necesario para su paz mental.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Os meus pais acharam necessário, para tranquilidade do seu espírito.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Părinţii mei au considerat că era necesar pentru liniştea lor sufletească.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Rodzice uznali, że to konieczne dla ich spokoju.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Родителите ми го намираха необходимо, за да има мир и спокойствие.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.ההורים שלי ראו בזה הכרח לטובת שקט ושלווה
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.وجد أهلي المخيم ضروري لراحة بالهم.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.毎日、正午になると
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Apád és anyád is békés ember volt.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Bố mẹ bạn là những người an phận.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Eure Eltern waren friedvolle Menschen.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.I vostri genitori erano persone pacifiche.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.당신의 부모님도 평화로운 사람이군요.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Pǎrinţii voştri au fost oameni paşnici.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Sus padres fueron personas pacíficas.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Uw ouders waren vredelievend.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Vos parents étaient des gens paisibles.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Wasi rodzice byli spokojnymi ludźmi.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Οι γονείς σας ήταν ειρηνικοί άνθρωποι.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Ваші батьки мирні люди.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.И Ваши родители были миролюбивые.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.Родителите ви са били миролюбиви хора.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.ההורים שלהם היו שוחרי שלום.
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.آبائكم كانوا اشخاصٌ مسالمون
Anne ve babanız huzurlu insanlardı.皆さんの祖父母は平和を愛する人々です
Artık huzur içinde yatabilirim...Agora, posso descansar em paz...
Artık huzur içinde yatabilirim...Ahora puedo descansar en paz...
Artık huzur içinde yatabilirim...Då kan jag vila i frid...
Artık huzur içinde yatabilirim... Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?-Τώρα μπορώ να αναπαυθώ... -Τι λες, λοχαγέ!
Artık huzur içinde yatabilirim...-Nyt minä voin levätä rauhassa.
Artık huzur içinde yatabilirim...Ora posso riposare in pace.
Artık huzur içinde yatabilirim...Så kan jeg hvile i fred ...
Artık huzur içinde yatabilirim...Teraz mogę odejść w spokoju.
Artık huzur içinde yatabilirim...Теперь я могу умереть спокойно...
Ayrıca, bizim mutluluk kaynağımız olan içsel huzur aynı zamanda dış huzurun da kaynağıdır.Além disso, a nossa paz interior, a fonte da nossa felicidade, também é a fonte de paz exterior.
Ayrıca, bizim mutluluk kaynağımız olan içsel huzur aynı zamanda dış huzurun da kaynağıdır.Y también, nuestra paz interior, la fuente de nuestra felicidad, es la fuente de paz exterior.
Ayrıca, bizim mutluluk kaynağımız olan içsel huzur aynı zamanda dış huzurun da kaynağıdır.כמו כן, השלום הפנימי שלנו, מקור האושר שלנו, הוא גם מקורו של השלום החיצוני.