Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.A présent, je vais parler de choses plus agréables.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Dar acum vreau să vorbesc despre ceva mai plăcut.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.De most néhány kellemesebb dologról fogok beszélni.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.그럼, 좀 더 기분좋은 얘기를 해볼까요.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Ma passiamo a cose più piacevoli.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Αλλά τώρα, θα μιλήσω για πιο ευχάριστα πράγματα.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Но сега ще говоря за по-приятни неща.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Но сейчас я расскажу о более приятных вещах.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.אך כעת אדבר על דברים יותר נחמדים.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.لكن الآن سأتحدث عن بعض أمور أكثر إرضاءً.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.劇的な変化を起こす方法をいくつか紹介しましょう
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Der har været så meget.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Det har varit så mycket.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Ha habido muchos disturbios últimamente.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Ostatnio było tu tak niespokojnie.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Tem andado tudo tão agitado, ultimamente!
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Ultimamente c'è stato molto trambusto.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Viime aikoina on ollut levotonta.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.Τελευταία υπήρχε μεγάλη ανησυχία.
Ama son zamanlarda çok huzursuzdu.В последнее время там было очень неспокойно.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Aber ich wiederhole, das war alles im Umfeld von Unruhen in ganz Europa.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Ale opět říkám, tohle se dělo v těžkých dobách neklidu v celé Francii.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Ale powtarzam, to wszystko działo się w kontekście zamieszek w całej Francji.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Dar continui sa repet, toate acestea erau in contextul tulburarilor in curs din intreaga Franta
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.그렇지만 내가 계속 반복해 말하고 있는 것처럼 이 모든 것은 프랑스 도처에 존재하는 불안과 같은 맥락이었습니다
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Ma continuo a ripetere, tutto ciò era inserito nel contesto di disordini di tutta la Francia.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Mas eu continuar a repetir, tudo isso foi no contexto da agitação em toda a França.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Але я буду повторювати, вся ця війна це контекст хвилювань по всій Франції.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.Но, продължавам да повтарям, това се случва в контекста на смутове из цяла Франция.
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.ولكن أعود و أكرر بأن هذا كله يحدث ضمن إطار شغب وعدم إستقرار في ارجاء فرنسا كلها
Ama tekrarlamaya devam ediyorumk, , bütün bunlar Fransa'daki huzursuzluk sebbiyle meydana geldi.フランスは、不安定な状態にあった。 革命軍に抵抗する勢力も
Ancak başta kayıplık halini ortaya çıkaran neydi? Doğru, din huzurlu bir ölüm sağlar.Религията предлага спокойна смърт, вярно е.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Ale byl jsem odhodlán udělat cokoli, aby byl její pobyt pohodlnější.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Ale chciałem zrobić co w mojej mocy, aby było jej wygodniej.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.De minden tőlem telhetőt elkövettem, hogy a viszonyokhoz mérten kellemesen érezze magát.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Ich fühlte mich verpflichtet, alles zu tun, um ihr den Aufenthalt möglichst angenehm zu machen.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.그러나 저는 그녀가 더욱 편안하게 있을 수 있도록 제가 할 수 있는 모든 것을 하려고 노력했습니다.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Maar ik wilde er alles aan doen, om ervoor te zorgen dat haar verblijf wat comfortabeler werd.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Mais je m'efforçais à faire tout mon possible pour son confort.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Ma mi ero impegnato ad assicurarmi di fare tutto il possibile per farla stare più comoda.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Mas eu estava empenhado em assegurar que faria todos os possíveis para fazê-la ficar mais confortável.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Men jag kände mig förpliktigad att göra allt i min makt för att hennes vistelse skulle vara bekväm.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Nhưng tôi cam kết đảm bảo rằng tôi làm tất cả những gì có thể để giúp cô cảm thấy thoải mái.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Αλλά είχα υποσχεθεί στον εαυτό μου οτι σίγουρα θα έκανα το παν ώστε να νιώσει κατά την διαμονή της πιό άνετα.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Але я вважав своїм обов'язком впевнитись, що я можу зробити все, щоб її перебування було комфортнішим.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Но аз бях решен да направя всичко възможно, за да направя престоя й в болницата по-комфортен.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.Но я хотел быть уверен, что делаю все возможное, чтобы ее пребывание там было комфортным.
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.הסרטן היה מתקדם מדי. אבל הייתי מחויב לוודא
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.لكنّي كنت ملزِماً نفسي بعمل كل ما هو ممكن لأجعلها
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.但我仍然向佢保證 我會盡一切努力令佢更加舒服
Ancak daha rahat ve huzurlu olduğundan emin olmak için mümkün olan her şeyi yapacağımdan şüphem yoktu.暖かい毛布やコーヒーを 彼女や ご両親にでまで届けました
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Aber Gretes Worte hatten unverzüglich die Mutter sehr unruhig.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Ale Grete słowa miał natychmiast się matki bardzo nieswojo.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Dar cuvintele Grete a avut imediat făcut mama foarte neliniştit.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.De Grete szavai rögtön az anya nagyon nyugtalan.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Grete, ale slová sa okamžite robil matke veľmi nepokojný.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Grete, ale slova se okamžitě dělal matce velmi neklidný.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.그러나 Grete의 단어는 바로 어머니가 매우 불안하게 만들었다.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Maar Grete's woorden had meteen gemaakt van de moeder erg ongerust.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Mais les mots Grete avait immédiatement fait la mère très inquiète.