Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Maar wie nederig van hart is, zal in het land mogen wonen en genieten van een onuitsprekelijke vrede.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Mas os mansos herdarão a terra, e se deleitarão na abundância de paz.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Men de ödmjuka skola besitta landet och hugnas av stor frid.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Men de sagtmodige skal arve Landet, de fryder sig ved megen Fred.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Men de saktmodige skal arve landet og glede sig ved megen fred.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Mutta nöyrät perivät maan ja iloitsevat suuresta rauhasta.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Orang yang rendah hati akan mewarisi tanah itu, dan menikmati kemakmuran yang berlimpah
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Pero los mansos heredarán la tierra y se deleitarán por la abundancia de paz
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Song người hiền từ sẽ nhận được đất làm cơ nghiệp, Và được khoái lạc về bình yên dư dật.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Song người hiền_từ sẽ nhận được đất làm cơ_nghiệp , Và được khoái_lạc về bình_yên dư_dật .
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.οι πραεις ομως θελουσι κληρονομησει την γην και θελουσι κατατρυφα εν πολλη ειρηνη.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.Но кротките ще наследят земята, И ще се наслаждават с изобилен мир.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.וענוים יירשו ארץ והתענגו על רב שלום׃
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.اما الودعاء فيرثون الارض ويتلذذون في كثرة السلامة
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.但 謙 卑 人 必 承 受 地 土 、 以 豐 盛 的 平 安 為 樂
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.但 謙卑 人 必 承受 地土 、 以 豐盛 的 平安 為樂
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››A ki pedig hallgat engem, lakozik bátorságosan, és csendes lesz a gonosznak félelmétõl.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kdož mne poslouchá, bydliti bude bezpečně, pokoj maje před strachem zlých věcí.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale kto mię słucha, bezpiecznie mieszkać będzie, a będzie wolny od strachu złych rzeczy.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Ale ten, kto mňa poslúcha, bude bývať bezpečne a bude mať pokoj od strachu zo zlého.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››dar cel ce m'ascultă va locui fără grijă, va trăi liniştit şi fără să se teamă de vreun rău.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Kdor pa mene posluša, brez skrbi bo prebival in mir užival, ne boječ se hudega.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››오직 나를 듣는 자는 안연히 살며 재앙의 두려움이 없이 평안하리라
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mais celui qui m`écoute reposera avec assurance, Il vivra tranquille et sans craindre aucun mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mas o que me der ouvidos habitará em segurança, e estará tranqüilo, sem receio do mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den, der adlyder mig, bor trygt, sikret mod Ulykkens Rædsel.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››men den som hører på mig, skal bo trygt og leve i ro uten frykt for ulykke.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Men den som hör mig, han skall bo i trygghet och vara säker mot olyckans skräck.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Mutta joka minua kuulee, saa asua turvassa ja olla rauhassa onnettomuuden kauhuilta.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an nhiên vô sự, Ðược bình tịnh, không sợ tai họa nào.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Nhưng ai khứng nghe ta ắt sẽ ở an_nhiên vô_sự , Ðược bình tịnh , không sợ tai_họa nào .
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Pero el que me escuche habitará confiadamente y estará tranquilo, sin temor del mal.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Tetapi orang yang mendengarkan aku akan terpelihara. Ia hidup dengan aman dan tak perlu takut.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Wer aber mir gehorcht, wird sicher bleiben und genug haben und kein Unglück fürchten.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Οστις ομως ακουει εμου, θελει κατοικησει εν ασφαλεια και θελει ησυχαζει, μη φοβουμενος κακον.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››а слушающий меня будет жить безопасно и спокойно, не страшась зла".
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››Но всеки, който ме слуша, ще живее в безопасност, И ще бъде спокоен без да се бои от зло.
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››ושמע לי ישכן בטח ושאנן מפחד רעה׃
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››اما المستمع لي فيسكن آمنا ويستريح من خوف الشر
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟 有 聽 從 我 的 、 必 安 然 居 住 、 得 享 安 靜 、 不 怕 災 禍
Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak.››惟有 聽從 我 的 、 必 安然 居住 、 得 享 安靜 、 不 怕 災禍
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.하지만, 생각해보면... 지금 여기 모여있는 모든 분들의 기술과 재능들 그게 바로 양로원에 있는 것들이에요.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.Maar denk aan al de kennis en talent hier aanwezig in deze ruimte. Dat heeft een woonzorgcentrum ook.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.Но, если задуматься, все навыки и способности присутствующих здесь сейчас, есть также и в доме престарелых.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.אך אם תחשבו על כל הכישורים והכשרונות כאן באולם הזה, זה גם מה שיש בבית-אבות.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.ولكن فكروا في كل المهارات والمواهب الموجودة الأن بالغرفة هذا هو ما لدى دار المسنين.
Ama bu salondaki bütün beceri ve yetenekleri düşündüğünüz de, huzur evinin de böyle olduğunu fark edeceksiniz.技や知恵といったものが、老人ホームには 存在しているのです。 老人ホームには、ご老人の方々が持つ
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Ale zdá se, že klidně, tvé tělo nemá žádné šrámy.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.A videti je, da je bila smrt mirna, saj nimaš brazgotin.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Dar se pare că împăcat, din moment ce trupul tău nu are urme de răni.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Maar vredig lijkt het wel, je hebt geen lidtekens.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Mais paisiblement apparemment, je ne vois aucune cicatrice.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Nhưng thật thanh thản khi cơ thể anh còn nguyên vẹn,
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Tapi kelihatannya kamu beruntung, karena tak ada bekas luka di tubuhmu.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.Но най-вероятно в мир, доколкото по тялото ти няма белези.
Ama huzurlu bir şekilde, çünkü vücudunda yara bere yok.,אבל מוות שקט ושלו אני רואה .מכיוון שלגופך אין אף צלקת
Ama içinde, her şey aynı kalıyor. Huzur.平和-
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Aber nun werde ich über erfreulichere Dinge sprechen.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Ahora hablaré de cosas más agradables.
Ama şimdi daha huzur verici şeyler hakkında konuşacağım.Ale teraz pomówię o rzeczach przyjemniejszych.