Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Fino a quando Huygens ebbe due cose.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Huygensilla oli kaksi asiaa.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Huygens가 두 가지를 갖추고 나서야 그렇게 할 수 있었죠.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Huygens mal teda dve veci.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Huygensnek két dolog állt rendelkezésére.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Huygens posiadał 2 rzeczy:
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Nepovedlo se to, dokud... Huygens měl dvě věci.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Nichts geschah, solange Huygen nicht zwei Dinge zusammen hatte.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Nu a fost până când... Huygens a avut două lucruri.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Saturno. No fue sino hasta que Huygens tuvo dos cosas:
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Vse dokler ni imel Huygens dveh stvari.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Δεν ήταν ώσπου -- ο Χόυγκενς είχε δύο πράγματα.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Докато Хюйгенс не се сдобил с две неща.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.Этого никто не выяснил, пока Гюйгенс не сделал две вещи.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.וזה לא עד - להויגן היו שני דברים.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.ولم يكن هذا حتى كان لهويغنز شيئين.
Huygens'in şu iki veriyi elde etti.彼は惑星の環と太陽系の仕組みに関するまともな理論を立てていました
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.7년간 태양계를 가로질러 옮겨 간 것이었습니다. 우리는 호이겐스를 타이탄의 대기로 내려보냈죠. 탐사선은 두시간 반 동안 내려가 지표면에 착륙했습니다.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Am lansat-o în atmosfera lui Titan, i-au trebuit doar două ore jumătate să coboare și apoi a asolizat.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.A Titán légkörét átszelve két és fél óra ereszkedés után ért a felszínre.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Det ut att ha dragits isär. När man ser linjer på en planet- -betyder det att det finns sprickbildningar.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.La dejamos caer en la atmósfera de Titán, el descenso le llevó dos horas y media, y aterrizó en la superficie.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Nós lançámo-la na atmosfera de Titã, levou duas horas e meia a descer, e aterrou na superfície.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Przez 2,5 godz. lądował on na powierzchni Tytana.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Spustili smo jo v Titanovo atmosfero, za spust je potrebovala dve uri in pol, in pristala je na površju.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Vysadili sme ju do atmosféry Titana, zostup trval dva a pol hodiny a potom sonda pristála na povrchu.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.We lieten ze los in de atmosfeer van Titan. Ze deed 2,5 uur over de afdaling, en ze landde op het oppervlak.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.Мы отправили его к атмосфере Титана, спуск занял два с половиной часа, и он приземлился на поверхность.
Huygens'ı Titan'ın atmosferine yönlendirdik, alçalması 2,5 saat sürdü ve yüzeye iniş yaptı.観測機は二時間半をかけて降下し 地表に降り立ちました いかに素晴らしいイベントであったか ご理解いただきたいと思います
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Daarin is de Huygenssonde geland.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Dan itulah tempat pendaratan roket satelit Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Dort drin ist die Huygens-Sonde gelandet.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.E questo è quello in cui è atterrata la sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Erre szállt le tehát a Huygens szonda.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Foi em cima disso que a sonda Huygens aterrou.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.In to je bilo tisto, v čemer je pristal Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.거기에 호이겐스 관측선이 착륙한거죠.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Lös mark som är genomsyrad av flytande metan.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Pe așa ceva s-a așezat sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Takže Huygensova sonda přistála do takové prohlubně.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.To je miesto, kde pristála sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Y eso es en lo que aterrizó la sonda Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Και σ' αυτό προσγειώθηκε η βολίδα Huygens.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Тук се приземи сондата Хюйгенс.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Це те, на що приземлився зонд Гюйґенса.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.Это было тем во что приземлился зонд Гюйгенс.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.וזה מה שגשושית הויגנס נחתה בו.
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.وهي ما هبط عليها مسبار "هيوجينز".
Huygens sondası işte buraya iniş yaptı.しかし 我々が撮影した写真にも
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Celui que la colère emporte doit en subir la peine; Car si tu le libères, tu devras y revenir.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Človek naglojezen ponese svojo kazen; kajti če posežeš vmes, še huje narediš.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Človek veľkého hnevu ponesie pokutu, lebo ak ho vytrhneš ešte pridáš.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Den hvis vrede er stor, bør bøte; for dersom du hjelper ham, får du gjøre det atter og atter.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Den, som er hidsig, må bøde, ved Skånsel gør man det værre.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.El de gran ira llevará el castigo; si lo libras, tendrás que hacerlo de nuevo
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Großer Grimm muß Schaden leiden; denn willst du ihm steuern, so wird er noch größer.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Homem de grande ira tem de sofrer o castigo; porque se o livrares, terás de o fazer de novo.
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.Il violento deve essere punito, se lo risparmi, lo diventerà ancora di più
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.노하기를 맹렬히 하는 자는 벌을 받을 것이라 네가 그를 건져 주면 다시 건져 주게 되리라
Huysuz insan cezasını çekmelidir. Onu bir kere kurtarsan da, hep aynı şeyi yapman gerekir.nagy haragú [ember] büntetést szenvedjen, mert ha menteni akarod, még növeled [haragját.]