Her ikisinde de meyveler ve hurma ve nar var.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Ve zeytin ve hurma.Olives and dates,
Hurma lifinden örülmüş bir ip de güzelim boynunda.Will have a strap of fibre rope around her neck.
Ancak Allah, dilediğini temizleyip aklar. Ve bir hurma lifi kadar zulme uğratılmazlar.Yet God purifies whom He pleases, and none shall be wronged even the breadth of a thread.
O suyla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşitten meyvalar bitirir.With which He makes crops grow, and olives, dates and grapes and fruits of every kind for you.
Nihayet doğum sancısı onu, bir hurma ağacının kütüğüne götürdü.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
"Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
"Ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar içinde."The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Yüksek yüksek hurma ağaçları büyüttük. Birbirine girmiş kümeler halinde tomurcukları vardır onların.And tall date-palms with their spathes pile on pile
İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Bir meyve var onda. Ve salkımlarla donatılmış hurma ağaçları.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
İkisinde de meyve, hurma ve nar var.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Topluluğu orada yerlere serilmiş görürsün. İçleri boşaltılmış hurma kütükleri gibidirler.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Zeytinlikler, hurmalıklar,Olives and dates,
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
"Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
"Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
O rüzgar, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
İkisinde de her türlü meyveler, hurma ve nar vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.Will have a strap of fibre rope around her neck.
Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
"Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
"Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,"The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik.And tall date-palms with their spathes pile on pile
(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.Will have a strap of fibre rope around her neck.
Derken doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya zorladı.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
“Haydi, hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurmalar dökülsün.”Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Bunlarda da meyveler, hurmalar, narlar...With fruits in them, and dates and pomegranates --
Öyle ki sen, o halkı içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her çeşit meyveler bitirmektedir.With which He makes crops grow, and olives, dates and grapes and fruits of every kind for you.
Doğum sancısı onu bir hurma dalına kadar sürükledi.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
"Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine olgun hurmalar dökülsün."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
"Ekinler ve olgun meyveli hurmalıklar içindesiniz."The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Küme küme tomurcuklara sahip yüksek hurma ağaçları yetiştirdik.And tall date-palms with their spathes pile on pile
İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Orada meyvalar, salkımlı hurma ağaçları vardır.There are fruits of all kinds on it, and date-palms with their clusters sheathed,
Her ikisinde de meyvalar, hurmalar ve narlar vardır.With fruits in them, and dates and pomegranates --
Halkın, çürümüş hurma gövdeleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından ırmaklar fışkırtmalısın!“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.(This was a miracle – the date palm was dry and it was winter season.)
Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.And We have appointed positions for the moon till it returns like an old branch of the date palm.
Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın.“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
"Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Aya da, kuru bir hurma dalına dönüşünceye kadar çeşitli evreler belirledik.And We have appointed positions for the moon till it returns like an old branch of the date palm.
Hurma ağaçlarının meyvalarından ve üzümlerden de sarhoşluk ve güzel rızık elde edersiniz.And of the fruits of the palms and the vines, you take therefrom an intoxicant and a provision fair.
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden şerbet, şıra (içecek) ve güzel rızık elde edersiniz.And of the fruits of the palms and the vines, you take therefrom an intoxicant and a provision fair.
Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz.And of the fruits of the palms and the vines, you take therefrom an intoxicant and a provision fair.
Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvalarından da hem içki, hem de güzel gıdalar edinirsiniz.And of the fruits of the palms and the vines, you take therefrom an intoxicant and a provision fair.
Nihayet o, eski urcun(hurma salkımının sapın)a benzer bir hale geldi.For it We have decreed mansions till it reverteth like the old branch of a palm-tree.