Ana içeriğe geç
Sözlük

humma ile cümle

humma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1970’lerde, dang hemorajik humması çocuk ölümleri içerisinde büyük bir yer teşkil etmeye başladı.På 1970-talet hade hemorragisk denguefeber blivit en betydande dödsorsak hos barn.
Dang humması, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında çok daha hızlı yayıldı.Dengue började spridas mycket snabbare under och efter andra världskriget.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.Termen ”denguefeber” blev inte vanlig förrän efter 1828.
Rush raporda genellikle hastalığın daha resmi ismi olan "tekrarlayan safra humması" ifadesini kullandı.I rapporten använder Rush oftast det formella namnet ”bilious remitting fever” (”återkommande gallfeber”).
Dang hemorajik hummasına ilk kez rastlandı.För första gången började människor få hemorragisk feber av dengue.
Dang humması en sık olarak ekvator çevresinde görülür.Денге відбувається найчастіше біля екватору.
Dang humması, az sayıda insanda hayatı risk haline gelebilir.Від кількох сотень укусів людське життя може бути у небезпеці.
Bilim insanları, insanları dang hummasının dört türünden de koruyacak bir aşı üzerinde çalışıyorlar.Вчені продовжують працювати над створенням вакцини для захисту людей від усіх чотирьох типів вірусу денге.
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Гарячка денге поширена більш ніж у 110 країнах.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Популярність перегонів стрімко зростає і у світі.
Bilinen muhtemelen en eski dang humması salgını raporları 1779 ve 1780’dendir.Pravděpodobně nejstarší zprávy o epidemii této horečky pocházejí z let 1779 a 1780.
Bilim insanları, insanları dang hummasının dört türünden de koruyacak bir aşı üzerinde çalışıyorlar.Vědci také pracují na vývoji vakcíny, která by člověka chránila před všemi čtyřmi typy horečky dengue.
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Horečka dengue je běžným onemocněním ve více než 110 zemích.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Horečka dengue je po malárii považována za druhou nejvýznamnější tropickou nemoc.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.V České republice začíná být fenomén sendvičové generace čím dál patrnější.
Yine de, ağır dang humması olan kişilerin %26’sı ölmektedir (her 100 kişiden 26’sı).Cu toate acestea, decesul apare la 26% dintre persoanele cu boală denga severă (26 din 100 de persoane).
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.Termenul de "febră denga" nu a fost în general folosit până după 1828.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.De exemplu, denga a fost numită și "febra oaselor rupte" și "la denga."
Dang hemorajik hummasına ilk kez rastlandı.Pentru prima dată s-a observat la bolnavi febra hemoragică denga.
Rush raporda genellikle hastalığın daha resmi ismi olan "tekrarlayan safra humması" ifadesini kullandı.În raport, Rush a folosit în cea mai mare parte denumirea mai formală "febra bilioasă remitentă".
Üçüncüsü, dang humması virüsünün her türüne karşı koruma sağlamalıdır.În al treilea rând, acesta va proteja împotriva tuturor tipurilor de virus denga.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.La acest grup de oameni, denga este a doua cea mai comună infecție după malarie.
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Febra denga este răspândită în peste 110 țări.
Bilinen muhtemelen en eski dang humması salgını raporları 1779 ve 1780’dendir.Primele rapoarte despre epidemia de denga datează din 1779 și 1780.
Hemen şiddetli bir hummaya uğradı ve 12 Aralık 1811'de vefat etti.El a murit, în urma unui nou atac foarte grav, brusc și în mod neașteptat pe 12 decembrie 1894.
Dang hummasının sıtmadan sonraki en önemli tropik hastalık olduğu düşünülmektedir.Denga este considerată a doua cea mai importantă boală tropicală după malarie.
Ayrıca farklı alanlara değişik tür dang hummaları da yayıldı.Tot neuitate au rămas și serile dansante organizate pe terasele diferitelor vile.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Denga este din ce în ce mai răspândită în lume.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Hívták például „szívszaggató láznak” és „la dengue”-nek is.
Üçüncüsü, dang humması virüsünün her türüne karşı koruma sağlamalıdır.Harmadszor, a dengue összes típusa ellen védettséget kell nyújtania.
Rush raporda genellikle hastalığın daha resmi ismi olan "tekrarlayan safra humması" ifadesini kullandı.Ebben a beszámolóban Rush legtöbbször a formálisabb „epebajos váltakozó láz” nevet használta.
Dang hemorajik humması ve dang şok sendromu Orta ve Güney Amerika’da ilk kez 1981’de görüldü.A vérzéses dengue lázat és a dengue-sokk szindrómát először Közép- és Dél-Amerikából jelentették 1981-ben.
1970’lerde, dang hemorajik humması çocuk ölümleri içerisinde büyük bir yer teşkil etmeye başladı.Az 1970-es évekre a vérzéses dengue-láz a gyermekhalálozás egyik vezető okává vált.
Bu insanlar içerisinde, dang humması, sıtmanın ardından en çok görülen ikinci hastalık konumundadır.Ebben a csoportban a dengue a második leggyakrabban észlelt fertőzés a malária után.
Bilim insanları dang hummasını önleme ve hastalığı tedavi etme konularında araştırma yapmayı sürdürüyorlar.Οι επιστήμονες συνεχίζουν την έρευνα για την ανεύρεση τρόπων πρόληψης και θεραπείας της ασθένειας.
Ayrıca farklı alanlara değişik tür dang hummaları da yayıldı.Επίσης, διάφοροι τύποι της ασθένειας εξαπλώθηκαν σε νέες περιοχές.
1907’de, bilim insanları dang hummasına bir virüsün neden olduğunu gösterdiler.Το 1907 οι επιστήμονες έδειξαν ότι ένας ιός είναι αυτός που προκαλεί το δάγκειο πυρετό.
Her yıl, 50-100 milyon arası insan dang hummasına yakalanmaktadır.Κάθε χρόνο, περίπου 50-100 εκατομμύρια άνθρωποι παρουσιάζουν δάγκειο πυρετό.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Ο δάγκειος πυρετός διαδίδεται όλο και περισσότερο παγκοσμίως.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Rasen er dessuten stadig oftere å se på hundeutstillinger rundt om i verden.
Üç yıl hummalı bir çalışmadan sonra kilise 27 Temmuz 1903 yılında açılmıştır.Første gudstjeneste i Trefoldighetskirken etter brannen ble holdt 27. juli 1902.
Yine de, ağır dang humması olan kişilerin %26’sı ölmektedir (her 100 kişiden 26’sı).Namun, pada orang dengan dengue parah 26% meninggal (26 dari 100).
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Contohnya, dengue juga disebut "breakheart fever" dan "la dengue."
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.Istilah "demam dengue" belum banyak digunakan hingga setelah 1828.
Bilinen muhtemelen en eski dang humması salgını raporları 1779 ve 1780’dendir.Laporan-laporan yang paling awal tentang kemugkinan epidemik dengue adalah dari tahun 1779 dan 1780.
Dang hummasının ilk tarifi 1779 yılında yazılmıştır.Deskripsi pertama dari demam dengue ditulis pada 1779.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Tahun 1702, kota ini kehilangan 10% penduduknya karena demam kuning.
Bilim insanları, insanları dang hummasının dört türünden de koruyacak bir aşı üzerinde çalışıyorlar.Para ilmuwan terus berusaha untuk menciptakan vaksin untuk melindungi manusia dari keempat jenis dengue.
1960’lardan bu yana daha fazla sayıda insan dang hummasına yakalanmaktadır.Sejak 1960-an, semakin banyak orang yang terkena demam dengue.
Dang humması en sık olarak ekvator çevresinde görülür.Dengue paling sering terjadi di sekitar ekuator.
Dang humması, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında çok daha hızlı yayıldı.Dengue mulai menyebar dengan jauh lebih cepat selama dan setelah Perang Dunia Kedua.
1907’de, bilim insanları dang hummasına bir virüsün neden olduğunu gösterdiler.Pada 1907, para ilmuwan menunjukkan bahwa viruslah yang menyebabkan dengue.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.そのほか、過去に使用された用語に「激しい発熱(breakheart fever)」や「ラ・デング(la dengue)」がある。
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.ニワトリの飼育数は世界全体において急増を続けている。
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.登革热在110多个国家中都很常见。
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.其它历史上的术语还包括「breakheart fever」和「la dengue」。
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.登革热这一术语在1828年后才开始通用。
Yine de, ağır dang humması olan kişilerin %26’sı ölmektedir (her 100 kişiden 26’sı).Въпреки това при хората с тежка форма на денга умират 26 % (26 на всеки 100).
Ancak, çocukların dang humması nedeniyle daha ciddi sorunlar yaşaması daha muhtemeldir.При децата обаче е по-вероятно да се получат сериозни проблеми от денга.
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Денгата е често срещана в над 110 страни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod