Ana içeriğe geç
Sözlük

humma ile cümle

humma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupalıların gelişinden önce sarı humma bir sorun değildi.Before the arrival of the Europeans, yellow fever hadn't been a problem.
Tom birkaç yıl önce neredeyse sarı hummadan ölüyordu.Tom nearly died of yellow fever a few years ago.
Tom hummalıydı.Tom was frantic.
Hapishanede Hummatov tüberküloz hastalığına yakalandı ve hemen hemen bütün dişlerini kaybetti.In prison Hummatov fell ill with tuberculosis and lost almost all of his teeth.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.One species of Rickettsia causes typhus, while another causes Rocky Mountain spotted fever.
Ayrıca Sarı humma aşısı olmak gereklidir.Yellow fever vaccination is required.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.The term dengue fever came into general use only after 1828.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Other historical terms include "breakheart fever" and "la dengue".
Bilim insanları, insanları dang hummasının dört türünden de koruyacak bir aşı üzerinde çalışıyorlar.There are ongoing programs working on a dengue vaccine to cover all four serotypes.
Hummatov Bakü Teknik Enstitüsü'nü bitirdi.Hummatov finished Polytechnic Institute of Baku.
Hummadan ve yorgunluktan Sibirya Krasnoyarsk'de 8 Mart 1807'de vefat etmiştir.He died of fever and exhaustion in Krasny Yar (now Krasnoyarsk), Siberia, on March 8, 1807.
Dang humması 110’dan fazla ülkede görülmektedir.Dengue is common in more than 110 countries.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Ius doni is becoming increasingly popular around the world.
Bu 1990lı yıllarda klasik domuz humması patladığı dönemde Hollanda'da yaşandı.This has happened in the Netherlands in the 1990s during the classical swine fever outbreak.
Dang humması, oldukça olağanüstü bir hızla arttı.And dengue fever has grown in speed quite phenomenally.
Son 50 yıl içinde, Dang humması vaka sayısı, 30 misli arttı.In the last 50 years, the incidence of dengue has grown thirtyfold.
Şimdi, bilmeyenler için Dang hummasının ne olduğu hakkında biraz bilgi vereyim.Now let me tell you a little bit about what dengue fever is, for those who don't know.
Onun için, bir kez dang humması olmak istemezsiniz ama tekrar yakalanmayı kattiyen istemezsiniz.So you don't want dengue once, and you certainly don't want it again.
Sıtma, sarı humma ve ekvator frengisinde başarısız olduk.We failed against malaria, yellow fever and yaws.
Parti seçim merkezleri hazırlıklar için hummalı bir çalışma içerisinde.Party election headquarters are busily making preparations.
Retinal vaskülit, Q hummasının nadir bir tezahürüdür.. [1]Retinal vasculitis is a rare manifestation of Q fever.[8]
Muson sellerinin ardından Sambalpur'dan sarılık ve dang humması vakaları bildirildi.Following the monsoon floods, cases of jaundice and dengue were reported from Sambalpur.
Dang humması için özel bir kurul oluşturuldu.A special tribunal for Dengue fever was empanelled.
13 Ekim 2006'da Delhi'de altı kişi dang humması nedeniyle öldü.On 13 October 2006, six persons died due to dengue fever in Delhi.
Ünlü dang humması vakalarıHigh profile dengue cases
Dang humması2006 dengue outbreak in Pakistan Dengue fever
Çeşitli eyaletlerde rapor edilen dang humması vakalarının sayısını gösteren grafikA chart showing the number of dengue cases reported in various states
2006 Hindistan dang humması salgını 2011 Pakistan dang humması salgını2006 dengue outbreak in India 2011 dengue outbreak in Pakistan Mosquito control
Eylül ayında Singapur dang humması vakalarında ciddi bir artış yaşadı.In September, Singapore experienced a drastic rise of dengue cases.
Üç yıl hummalı bir çalışmadan sonra kilise 27 Temmuz 1903 yılında açılmıştır.Nach einer Bauzeit von elf Monaten konnte die Kirche im Juli 1902 erstmals genutzt werden.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Toutes les formes de la crosse sont de plus en plus populaire au niveau national.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Dans une année ordinaire, il n'est pas inhabituel que 10 % de la population de la ville meure de fièvre jaune.
Dang humması, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında çok daha hızlı yayıldı.Le canon sans recul est apparu au cours de la seconde guerre mondiale et s'est généralisé après-guerre.
Geri çekilmek zorunda kalan III. Philippe ülkesine dönerken hummaya yakalanarak öldü.Philippe III, lui-même touché par la maladie, doit lever le camp.
Ayrıca Sarı humma aşısı olmak gereklidir.Pour les touristes, une vaccination contre la fièvre jaune est obligatoire.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.Una especie de Rickettsia causa el tifo, mientras otro causa la Fiebre de las Montañas Rocosas.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Antes de esto, cerca del 10% de la fuerza de trabajo moría cada año de la malaria y la fiebre amarilla.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir.Se vislumbra el camino que cada vez más se va imponiendo en el grupo.
Her yıl, 50-100 milyon arası insan dang hummasına yakalanmaktadır.Ogni anno si verificano 50-100 milioni di infezioni da febbre dengue.
Dang humması hakkında yazılan ilk yazı yıllar öncesine dayanıyor.Tali leggi sulla tensione dei vapori risalgono in realtà a due anni prima.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.Один вид риккетсий вызывает сыпной тиф, другой является возбудителем пятнистой лихорадки Скалистых гор.
Ayrıca Sarı humma aşısı olmak gereklidir.Необходима также прививка от желтой лихорадки.
Fakat yolda Suriye'ye geldiği zaman humma hastalığına tutulmuştur.На обратном пути в Сирию он заражается холерой.
Hapishanede Hummatov tüberküloz hastalığına yakalandı ve hemen hemen bütün dişlerini kaybetti.В тюрьме он пориобрел целый ряд болезней, включая туберкулез; у него выпали почти все зубы..
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.2/3 личного состава корпуса умерло от жёлтой лихорадки.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.لم يستخدم مصطلح حمى الضنك استخداما عامًا إلا بعد عام 1828.
Dang humması olan çoğu insan iyileşir ve sonradan da bir sorunla karşılaşmaz.معظم الناس، الأصحاء عادةً، الذين يصابون بالتهاب القصبات الحاد، يتماثلون للشفاء بدون ظهور أية مضاعفات.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.Em 1702, a cidade perdeu 10% de sua população para a febre amarela.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Andere termen uit het verleden zijn onder meer "hartbreukkoorts" en "la dengue".
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.De term dengue werd pas algemeen gebruikt na 1828.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.Słowo dengue fever ("denga") weszło do powszechnego użycia dopiero po 1828.
Dang humması dünya genelinde giderek daha çok görülür hâle gelmektedir."Koncepcja medycyny personalizowanej staje się coraz bardziej powszechna na całym świecie.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Inne nazwy historyczne to "breakheart fever" i "la dengue".
Ayrıca Sarı humma aşısı olmak gereklidir.Obowiązkowe jest regularne szczepienie na żółtą febrę.
Hummadan ve yorgunluktan Sibirya Krasnoyarsk'de 8 Mart 1807'de vefat etmiştir.Riezanow zmarł na skutek febry i wyczerpania w Krasnojarsku na Syberii w dniu 8 marca 1807 roku.
Riketsialar tifüs, akdeniz benekli ateşi, kayalık dağlar benekli humması ve diğer bazı hastalıkları yaparlar.Inne gatunki mogą wywoływać tyfus plamisty Gór Skalistych, gorączkę okopową i kilka innych chorób.
Örneğin dang hummasına "kırık kalp humması" ve "la dengue" dendiği de oldu.Till exempel kallades också dengue ”breakheart fever” (”hjärtekrossarfeber”) och "la dengue."
Bilinen muhtemelen en eski dang humması salgını raporları 1779 ve 1780’dendir.De pålitligaste, tidiga rapporterna om dengueepidemier skrevs 1779 och 1780.
Dang hemorajik humması ve dang şok sendromu Orta ve Güney Amerika’da ilk kez 1981’de görüldü.Hemorragisk denguefeber och denguechocksyndrom rapporterades först i Central- och Sydamerika år 1981.
Hummadan ve yorgunluktan Sibirya Krasnoyarsk'de 8 Mart 1807'de vefat etmiştir.Han dog av feber och utmattning i Krasnojarsk i Sibirien 8 mars 1807.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod