Ana içeriğe geç
Sözlük

hukuk ile cümle

hukuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsviçre bir hukuk devletidir.Le Liban est un pays de droit civil.
Uluslararası hukuk konusunda çalışmalar yapmıştır.Il réalise des études de droit international.
Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi de Er'i 50 bin lira tazminat cezasına çarptırdı.8° liaison où demeure Leur procureur 50 s. de rente.
Türkiye'de ölüm cezası en son 1984'te uygulanmış, 2004'te hukuk sisteminden tamamen çıkarılmıştır.La Turquie a officiellement aboli la peine de mort en 2002, mais la dernière exécution datait de 1984.
101. ^ "Türk hukuk lûgatı".28– « Le droit des biens.
Glenn Edward Greenwald (6 Mart 1967) Amerikalı bir hukukçu, gazeteci ve yazar.Glenn Greenwald (né le 6 mars 1967) est un journaliste politique, avocat, blogueur et écrivain américain.
Hukuk eğitimi almış ve 1970'te Hukuk doktoru olmuştur.Elle suit d’abord une formation juridique et obtient un doctorat en droit en 1970.
Hüküm, bir dava mahkemesinin hukuksal uyuşmazlığı çözen son kararıdır.La première est le défaut d'exécution d'une décision de justice.
Kralların görevleri dini, hukuki ve askeri alanlarda öne çıkardı.Les prérogatives de ces rois sont surtout religieuse et militaire.
Üniversite, insan bilimleri, hukuk, beden eğitimi gibi programlar sunar. ^L'université offre une variété des programmes tels que les sciences humaines, le droit, l'éducation physique.
1523'te Paris'e giderek, felsefe, mantık ve hukuk öğrenimi gördü.En 1936, il part à Paris étudier la logique, la philosophie et la psychologie.
İlk olarak sistematik olmasa da bazı Kore hukuku kurallarının aktarılmış olması gereklidir.Un peu partout le besoin de codifier les principes juridiques se faisait sentir.
Londra Antlaşması (1909), deniz hukuku için.1906 : conférence de Berlin pour les longueurs d'onde marines.
Bu yüzden hukukun üstünlüğü sağlanmalı ve desteklenmelidir."Le cessez-le-feu doit continuer à être appliqué et respecté ».
Müzik ve hukuk eğitimi aldı.Il étudie la musique et le droit.
Conubium antik çağ Roma hukukunda evlenme hakkı.Article connexe : mariage en Rome antique.
Antonella Mularoni, Bologna Üniversitesi hukuk bölümünden mezundur.Mularoni est licenciée en droit de l'université de Bologne.
Bordeaux IV Üniversitesi'nde kamu hukuku eğitimi almıştır.En 1995, elle étudie le droit public à l’université Bordeaux IV.
Hukuk Felsefesi Ders Kitabı Hukuk Nedir?La Science Juridique exclut-elle la philosophie?
Lübnan ve Ürdün savaşa hukuken katılmaktan kaçındılar.Dragon-Lune et l'Overmind ne purent en percer les défenses.
Viyana Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi görmüş, 1906 yılında doktorasını almıştır.Il a étudié le droit à l'Université de Vienne où il a obtenu son doctorat en 1904.
Havale ise çifte yetki veren hukuki bir işlemdir.On peut s'interroger sur la valeur du droit à un double degré de juridiction.
Hukuk sistemi: Avustralya hukuku.Article détaillé : Politique de l'Australie.
Uyuşmazlık Mahkemesi, Hukuk uyuşmazlıklarını kurulda karara bağlanır.Le tribunal du contentieux de l'incapacité.
Darülfünun Ulumu Tabiiye ve Hukuku Mektebiye mezunudur.Dans la féodalité, la terre relevait de règles juridiques et coutumières.
Türkiye'de medeni hukuk alanına ilişkin kuralları içeren başlıca kanundur.Il contient l'essentiel des règles de procédure civile applicables en Suisse.
Birleşik Krallık'ta hukuk okuyan Didi, ülkedeki ilk kadın avukat olmuştu.Elle est diplômée en droit au Royaume-Uni et devient la première femme, avocate des Maldives.
Atina Üniversitesi'nde, Berlin, Londra ve Floransa'da hukuk okudu.Il étudia le droit à Athènes, Berlin, Londres et Florence.
Ayrıca Hukuk eğitimi de almıştır.Elle a aussi enseigné le droit public.
Kast, ceza hukukunda failin gerçekleştirdiği hareketi ve bunun sonuçlarını bilmesi ve istemesidir.Il s'est comporté de la même façon et connaît le même châtiment.
Bilişim hukuku, sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır.Le droit comparé est la science qui compare les systèmes juridiques du monde.
Hukuk eğitimine Seul Ulusal Üniversitesi'nde başladı.Huh a étudié le droit à l'université ouverte nationale de Corée.
Hukuk eğitimi görmüş ve Nantes barosuna kayıtlı olarak ceza avukatlığı yapmaya başlamıştır.Il obtient un doctorat et devient avocat au barreau de Nantes.
Bir ara Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur.Il y a au moins un procureur du roi par arrondissement judiciaire.
Ama aynı arazilerde yaşayan iki değişik ozel hukuk statülü halk bulunmaktaydı.Deux seigneuries d'importance inégale ont possédé le village.
İdare Hukuku alanı bünyesinde birçok alt alan barındırmaktadır.La volonté est également au cœur de nombreuses questions juridiques.
Bu madde Doğal Hukuk ile ilgilidir.Cet article concerne la réserve naturelle.
Bu hukuk branşı bazı alanlarda deniz hukuku ile örtüşmektedir.Déclaration réglant divers points de droit maritime.
Adalet arayışı bir hukuk arayışı değil, sürekli bir etik buyruktur .Le commandement d’aimer n’est pas une loi éthique, mais la Vie elle-même.
Çevre Hukuku, ulusal düzenlemeler ve uluslararası anlaşmalar sonucu gelişmektedir.Il existe une législation nationale, des accords internationaux et des directives européennes.
2008 Haziran ayından itibaren Hukuk Müşaviri olarak görev yapmıştır.L'opération a été entérinée par les actionnaires à partir de juin 2008.
İktisadi Devlet Teşekkülleri Hukuku (1944)Médaille du Régugié (1944).
18 yaşında Paris'e gelerek hukuk eğitimine başlamıştır.Elle arrive à Paris à 18 ans pour commencer ses études de droit.
İsveç'te hukuk, devletin çeşitli organları tarafından uygulanır.6- L’ordre à respecter entre les différentes parties du corps.
Daha sonra uluslararası bir hukuk devleti ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurulmasını savundu.Cette société plaide pour le droit international et la constitution d'une cour de justice internationale.
Kamu Hukuku ve Ekonomi alanında eğitim almıştır.Il reçut une formation en finances et en droit.
Modern Öncesi Tarih Japonya'nın erken dönem hukukunun ciddi ölçüde Çin hukukundan etkilendiği düşünülmektedir.Le droit médiéval japonais semble avoir été fortement influencé par le droit chinois.
Hukuk-Kriminoloji alanında makaleleri bulunmaktadır.Les romans suivants sont situés dans le milieu judiciaire.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Ce verdict vous met hors la loi, vous et tous ceux qui défendent votre cause.
Rapora göre İsrail ordusu, uluslararası hukuku ihlal etmiştir.L’armée israélienne est intervenue dans les eaux internationales, en violation du droit international.
Yüksek düzeyde bir devlet görevlisinin oğlu olan Huri Paris'te hukuk öğrenimi gördü.Fils d'un riche propriétaire il fait ses études de droit à Paris.
Pekin Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.Il est diplômé du département de droit de l'université de Pékin.
Hukuk öğrenimini 1955 yılında tamamladı.Il termine ses études en 1955.
Doğal hukuk; insanın mantıkla erişebileceği, yazılı olmayan hukuk kuralıdır.Pour lui, la loi naturelle est la seule loi qui est indiscutable.
Weimar ve Paris'te hukuk ve ekonomi okudu ve Berlin Üniversitesi'nden doktora kazandı.Il étudie le droit et l'économie à Weimar et Paris et enseigne à l'université de Berlin.
Bu sırada valinin Konya'yı terk etmesi üzerine, Müdafaa-i Hukuk adına Konya Valiliğini üzerine almıştır.Pourchassée par le pouvoir, elle quitte le Burundi pour des raisons de sécurité.
Fribourg ve Paris'te hukuk eğitimi almıştır.Il étudie le droit à Fribourg et à Berlin.
1841'de Paris'e gidip Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu.En 1834, il se rend à Paris, pour entrer à la faculté de droit.
7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi.Deniz entra à la faculté de droit l'université d'Istanbul le 7 novembre 1966.
Daha sonra Göttingen Üniversitesi'nde eğitim gördü ve nihayetinde hukuk okudu.Il a étudié à l'université de Göttingen avant d'y enseigner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod