O, hukuk üzerine mastır yaptı.Il a obtenu un master en droit.
Ulusal hukukun %70'inden daha fazlası Brüksel'de alınan kararlara dayalıdır.Plus de 70 % des lois nationales sont basées sur des décisions prises à Bruxelles.
Davalılar Thomas More Hukuk Merkezi tarafından temsil edildi.Les défenseurs, ont quant à eux été représentés par le Thomas More Law Center.
Daha sonra uluslararası hukuk üzerine yoğunlaşmıştır.Par la suite, il se concentre sur le droit international.
1667 yılında Hukuk Fakültesi ve 1769 yılında da Tıp Fakültesi açıldı.La faculté de droit est créée en 1667 et la faculté de médecine ouvre en 1769.
O zamandan bu yana, İspanyol hukuku kişilerin tek başına evlat edinmesine izin vermektedir.À l'époque, la loi espagnole permettait aux célibataires d'adopter des mineurs.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Les autres lois et normes légales ukrainiennes doivent se conformer à la Constitution.
18 yaşında 4 Eylül 1888'de Gandi avukat olmak için hukuk okumak üzere University College London'a girdi.Gandhi entre donc à l'University College de Londres le 4 septembre 1888 à l'âge de 18 ans pour devenir avocat.
1982 yılında eski televizyon yapımcısı hukuki danışman Steve Jaffe ile evlendi.En 1982, elle se marie avec le producteur de télévision Steve Jaffe.
Bu dönemde Japon hukuku yazılı değildi ve hamdı.Durant ces périodes, le droit japonais était non-écrit et peu développé.
Hukukçu, gazeteci ve yazar.Avocat, journaliste et écrivain.
1890'lı yıllara doğru hukuk fakültelerinde sosyolojiye giriş derslerinin girmesi için çalışmıştır.Vers les années 1890, il milite pour l'introduction de la sociologie dans les facultés de droit.
Doğu Bölgesi'ndeki Şii topluluğu, ayrı bir hukuksal geleneğe sahiptir.La communauté chiite de la partie orientale de l'Arabie saoudite possédait une tradition juridique distincte.
Ankara ve Erzincan Hukuk Fakültelerinde çalıştı.Il a aussi travaillé aux facultés de droit d'Ankara et d'Erzincan.
Temmuz 1973 yılında, Mirza Hazar Azerbaycan Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.En juillet 1973, Mirza Khazar achève ses études à la faculté de droit de l’université d’État d’Azerbaïdjan.
Buna karşılık olarak bu ülkeler Avrupa Birliği hukukunun bir bölümünü de olsa kabul etmek durumundadırlar.En contrepartie, ces pays doivent adopter une partie des lois de l'Union européenne.
Kapsamlı bir İsviçre Hukuk Tarihi yazmayı planlıyordu, ancak bunu hiçbir zaman gerçekleştiremedi.Il voulait notamment rédiger l’histoire détaillée du droit suisse, mais celle-ci ne vit pas le jour.
Fransa'da hukuk eğitimi aldı.Elle a cours légal en France.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.Le pardon ne remplace pas la justice.
19. yüzyılda Danimarka hukuk tarihinin en önemli hukukçularından biri olarak görülüyor.Il est considéré comme l'un des juristes danois les plus importants de l'histoire juridique du XIXe siècle.
1976 yılında Özel Hukuk alanında eğitimini tamamlamış, 1977'de Kriminoloji Enstitüsü'nde öğrenim görmüştür.Elle obtient une maîtrise de droit privé en 1976 puis étudie à l'Institut de criminologie en 1977.
Roma'da hukuk ve hitabet konusunda belli bir üne kavuştuktan sonra, askerlik kariyerine başladı.Après s'être fait une réputation à Rome comme juriste et orateur, il entame une carrière militaire.
Hukuk lisans eğitimi almıştır.(La faculté de droit l'a agrégé.
Urbino Avrupa Hukuku Yaz Semineri İnternet sitesi.Site du séminaire de droit européen d'Urbino.
Ardından Jerez de la Frontera Hukuk Fakültesi'nde dersler vermiştir.Par la suite, il enseigne le droit à la faculté de droit de Jerez de la Frontera.
Proje, Yale Hukuk Fakültesi Lillian Goldman Hukuk Kütüphanesi'nin bir parçasıdır.Le projet fait partie de la bibliothèque de droit Lillian Goldman de la Yale Law School .
Felsefe okudu ve daha sonra Viyana üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.Il étudia la philosophie puis le droit à Vienne.
Daha sonra Graz Üniversitesi'nde Hukuk yüksek öğrenimine başladı.Il entame alors des études de droit à Graz.
Cinsel saldırı kavramı ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir: Cinsel istismar Irza geçme Hukuken tecavüzCar celle-ci jure avec une vision stéréotypée que l’on peut avoir du viol.
Toulouse 1 Capitole Üniversitesi'nde hukuk eğitimi almıştır.Il est maître de conférences de droit public à l'université de Toulouse 1 Capitole.
Hukuk sistemi Şeriat esaslıdır.Le système juridique est une blague.
Mesleği avukatlık olan Cateriano, anayasa hukuku konusunda uzmandır.Il est conseillé par Me Garnault, avocat spécialisé dans le droit aérien.
(O saldırıyı Hukuk'lu Niyazi Yıldızhan yapmış ve olay yerinde öldürülmüştü.Les statues s'avancent alors vers lui et le tuent.
4 Ocak - Jacob Grimm, Alman hukukçu ve dil bilimci.4 janvier : Jacob Grimm, conteur et linguiste allemand.
Sonuç olarak hukuk kariyerine odaklandı.Il se concentre alors sur sa carrière en droit.
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.(Le jour du Jugement ceux qui auront bien servi seront récompensés).
Bordeaux Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Bordeaux Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur.Puis à l'Institut d'études politiques de Bordeaux et à la Faculté de droit de Bordeaux.
Goethe, babasının yönlendirmesi ile 1765 yılı ilkbahar aylarında, Leipzig’de hukuk öğrenimine başlamıştır.Sur instruction de son père, Goethe commença ses études de droit à l'université de Leipzig à l'automne 1765.
Beccaria genelde Hukuk sorunlarıyla ilgilenmiştir.Kotarbiński a toujours été intéressé par des questions pratiques.
Burada iktisat ve hukuk okudu ama eğitimini tamamlamadı.Il y étudie le droit et la gestion appliquée mais ne termine pas son cursus.
Burada karar teorisi, maliyet yarar analizi ve ticaret hukuku üzerine öğrenim gördü.Il étudie la théorie du choix rationnel, l'analyse coût avantage et le droit commercial international.
Ólafur Akureyri Junior College'de eğitim gördü ve İzlanda Üniversitesi'nde hukuk okudu.Ólafur est formé au Akureyri Junior College (en), puis étudie le droit à l'université d'Islande.
Hukuk ve etik (ahlaklılık) arasında doğal ve kaçınılmaz bir bağlantı yoktur.Il n’y a donc aucune différence entre nécessité morale et naturelle.
İngiliz hukuku, İngiltere ve Galler'in hukuk sistemidir.Le droit anglais est le système juridique qui prévaut en Angleterre et au Pays de Galles.
Karşılaştırmalı Hukuk (LL.M.)Master en Asesoría Jurídica (LL.M.)
2003-2004 yıllarında Annan Planı hukuk komitesinde koordinatörlük yaptı.De 2004 à 2006, le Jeune Conseil a présenté le budget municipal à la place du troisième projet de règlement.
Sonraları hukuk eğitimi almaya başladı.Il voulait initialement faire des études de droit.
Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalıdır.Toutefois, il faut justifier d'un intérêt légitime matériel ou moral.
1950 yılında Donovan New York merkezli Watters ve Donovan Hukuk Bürosunun ortağı oldu.En 1950, James Donovan devint partenaire d'un cabinet d'avocats new-yorkais : Watters & Donovan.
Hukuk eğitimi görmüş ve hakimlik yapmıştır.Il étudie le droit et devient juge.
Kuzey İrlanda ve İskoçya'nın ise Galler'in aksine, kendi hukuk sistemleri vardır.À la différence de l'Écosse et de l'Irlande du Nord, le système légal gallois est le même qu'en Angleterre.
Felsefe ve Hukuk Fakültesi'nde "Olağanüstü Öğrenci" olarak görüldü.Il émarge comme « auditeur extraordinaire » à la faculté de Philosophie et de Droit.
Hukuk eğitimi almış, 1979'da diplomatik kariyerine başlamıştır.Licencié en droit, il entre dans la carrière diplomatique en 1971.
Doğal hukuk, niteliği gereği hukuki pozitivizme karşıdır.Le droit naturel s'oppose au positivisme juridique.
Ortak hukuk sisteminde tazminatla ilintili işlemlerde temel ilke olarak uygulanır.L'acte de désobéissance s'inscrit par principe dans un mouvement collectif.
Hukuk Fakültesi 3. Sınıf Terktir.No 133 : faculté de droit.
Büyük Hukukçular.Grands détectives.
Paris Hukuk Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamlamış ve Paris İstinaf Mahkemesi'nde avukatlık yapmıştır.Il fait des études de droit à Paris et devint avocat à la Cour d'appel de Paris.
Bu fakülteler, Hukuk, Filozofi ve Teoloji fakülteleridir.Ces trois facultés étaient celles de droit, de philosophie et de théologie.
Dört hukuki mezhep tarafından kabul edilmiştir.4 cultes reconnus.