Hortumları ileri geri çekilebilir yapıdadır.Steine können rückwärts fliegen.
Hortumlular hiç şüphesiz Afrika kıtasında ortaya çıkmış ve oradan neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.Die Große Zitterspinne entstammt den Subtropen und hat sich von dort aus nahezu weltweit verbreitet.
Yukarı doğru çıktıkça daha çok çözünüyor bu nedenle de hortum gibi bir görüntüsü oluyor.Je höher die Rekursionstiefe, desto mehr ähnelt das Gebilde einem Baum.
Hortumlular hiç şüphesiz Afrika kıtasında ortaya çıkmış ve oradan neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.Ce dermatophyte, apparemment originaire d'Afrique, s'est ensuite répandu dans le monde entier.
Yukarı doğru çıktıkça daha çok çözünüyor bu nedenle de hortum gibi bir görüntüsü oluyor.Cependant, plus la sphère grandit, et plus l'onde ressemble à une onde plane.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Además un huracán se acerca a la ciudad.
Casusluk ve para hortumculuğuyla suçlandı.Fue acusado de espionaje y conspiración.
Hortumları ileri geri çekilemez.No se pueden levantar las ruedas.
Dört tane fildişi ve yedi tane hortumu olan Airavata'nın gövdesi lekesiz ve beyazdır.Airavata tiene cuatro colmillos y siete trompas y es de un blanco impecable.
İçindeki separatörler kabloları ve hortumları birbirinden ayırır.Eliminar los cables y conectores entre estos.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Durante cinco días fue brutalmente torturado a base de golpes y choques eléctricos.
Atın iki yanına asılan kırbalar meşin kovalarla doldurulur, hortum sokarak boşaltılırdı.Dos cavidades en su cabeza probablemente estaban destinadas a recibir los cuernos de un ciervo.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13 maggio – Bangladesh: alcuni tornado e tempeste uccidono 600 persone.
Alabama'da 4 hortum tespit edilmiştir.Quattro tornado sono stati registrati in Alabama.
Fil, kadını nazikçe hortumuyla okşamaktadır.Il maschio attira la femmina con un corteggiamento molto serrato.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Per cinque giorni fu brutalmente picchiato e torturato con scosse elettriche.
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.In tali circostanze, tempi di recupero più brevi si rivelerebbero più adatti a questo scopo.
Dört tane fildişi ve yedi tane hortumu olan Airavata'nın gövdesi lekesiz ve beyazdır.Airavata ha quattro zanne e sette proboscidi, ed è di un bianco immacolato.
Yeterli bir mesafeden bakıldığında hortumun tek bir boyutu yani hortumun uzunluğu görünecektir.Se guardiamo il tubo da una certa distanza, esso sembra avere una sola dimensione, la sua lunghezza.
Kauçuk hortumdan bu parçayı alВозьмите этот кусок резинового шланга.
Hortumları ileri geri çekilemez.Черви не могут двигаться.
Hortumlular hiç şüphesiz Afrika kıtasında ortaya çıkmış ve oradan neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.Клещевина, предположительно, происходит из Африки; натурализовалась по всему свету.
Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.Для более быстрого продвижения вперёд они прокладывают в густом подлеске протоптанные тропинки.
Yukarı doğru çıktıkça daha çok çözünüyor bu nedenle de hortum gibi bir görüntüsü oluyor.Чем больше отверстие, тем больше света через него проходит, и тем ярче будет изображение звезды.
Hortumu vardı.У меня была мордашка.
Ağız ve burunları hortum gibi uzamıştır.Ноздри и рот сдвинуты близко друг к другу.
"AKP'nin hortumu".سقوط عملاء قطر".
Gizli bir hesapla, Alman Millî Bankası, kurbanlardan ele geçirilen varlıkları hortumladı.Através de uma conta oculta, o banco nacional alemão ajudou a lavar objetos de valor roubados das vítimas.
Bunun için standart bir benzetme bahçe hortumu gibi çok boyutlu bir objedir.Uma analogia padrão para isto é considerar um espaço multidimensional como uma mangueira de jardim.
Şehir sonbahar aylarında bazen hortumlar da taşıyabilen süper hücrelerce vurulmaktadır.No outono a cidade se vê ameaçada, muitas vezes, por tufões.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Para piorar, um furacão está indo na direção da sua casa.
Uzun bir hortum yakıt tankını lülesinde ateşleme aleti bulunduran bir tüpe bağlardı.Um pequeno painel de instrumentos apareceu sobre o tanque de combustível falso.
Filin hortumu burun ile üst dudağın kaynaşmasından oluşur.Por exemplo, encolher os ombros é uma elevação da omoplata.
Cüssenin artması sonucunda hareketli olan hortum da daha uzağa erişebilmek için uzamıştır.Ao se aproximar da torre, um mecanismo fez com que o cavalo mais alto abaixasse.
Parmaklıkları da itfaiye hortumu yardımı ile sökerler.Algumas muralhas ainda mostram essas marcas de queimadura.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Durante cinco dias foi brutalmente torturado a base de golpes e choques elétricos.
Casusluk ve para hortumculuğuyla suçlandı.Esteve sob a suspeita de corrupção e lavagem de dinheiro.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Daarbij onderzoeken ze de beenderen voorzichtig met hun slurf en voeten.
Ağız ve burunları hortum gibi uzamıştır.De oren en neus voelen aan als leder.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Vijf dagen lang werd hij brutaal gefolterd met slagen en elektrische schokken.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Alabama'da 4 hortum tespit edilmiştir.W Alabamie odnotowano także cztery tornada.
Uzun ve uzmanlaşmış olan hortum filin en önemli ve çok yönlü uzvudur.Najdroższą i najbardziej rozbudowaną konfiguracją jest Insight Advanced.
Diğer hortumlar, binalara ve tarımsal tesislere önemli zararlara neden olmuştur.Sama świątynia, podobnie jak plebania i budynki gospodarcze, uległa znacznym uszkodzeniom.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13 maj - Stormar och en tornado dödar 600 personer i Bangladesh.
Hortumu vardı.Innehade Flishult.
Yukarı doğru çıktıkça daha çok çözünüyor bu nedenle de hortum gibi bir görüntüsü oluyor.Чим більше калібр феєрверку, тим більше висота його підйому і тим більше яскраве враження він справляє.
Yeterli bir mesafeden bakıldığında hortumun tek bir boyutu yani hortumun uzunluğu görünecektir.Якщо дивитись на шланг з досить далекої відстані, то здається, що він має тільки один вимір — довжину.
Havayı sudan çıkmadan bu hortumuyla alır.Воду треба набрати з цієї криниці поки не зійшло сонце.
Casusluk ve para hortumculuğuyla suçlandı.Супроводжувалися пограбуваннями та мародерством.
Hortumu vardı.Зарницька Є.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Пізніше місто збільшилося і станція потрапила у міську межу.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Často jsou pozorováni, jak v klidu a jemně zkoumají kosti svými choboty a nohama.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Přichází bouře a družina prchá do města.
Bu adaptasyonun bir başka açıklaması da hayvanın hortumu ile su çekebilmesine yardımcı olmasıdır.O altă posibilă funcție pentru această adaptare este aceea că ajută animalul să aspire apă prin trompă.
Dokuz aylık olduklarında ağız, hortum ve ayak koordinasyonları mükemmelleşmiştir.La nouă luni, coordonarea gurii, trompei și picioarelor este perfecționată.
Uyarılmış filler hortumlarını kaldırabilir.Elefanții excitați își pot ridica trompele.
Dövüşürken saldırmak, savunmak ve hortumu korumak için kullanılır.Când se luptă, sunt folosiți pentru atac și apărare și pentru protejarea trompei.
Yetişkin bir Asya fili hortumu ile 8,5 litreye kadar su tutabilir.Un elefant asiatic adult este capabil să rețină 8,5 l de apă în trompă.
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Elefanții pot suge apă atât pentru a bea, cât și pentru a-și pulveriza corpul.