Celâleddîn, hocasını unutamadı.Professoratet fikk han derimot ikke igjen.
16 yaşında iken kendisine hocaları tarafından icazet verildi.I en alder av 16 år ble han foreldreløs.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Deretter gifter hans far seg med enkens datter.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.Erobringen varte ikke lenge, gruppen forlot byen etter fire timer, hvorfor er ikke kjent.
Ferhunde Erkin 1931 yılının Nisan ayında Musiki Muallim Mektebi'nde hoca olarak göreve başladı.Torvald Rustad var den som høsten 1931 etablerte et strykeorkester på Høvik skole.
İşlerinde en büyük desteği, hocası Celâleddîn Hindî’den görmekteydi.Som regel er han da sammen med Super-Langbein som dennes (mer intelligente) hjelper.
Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Tolun, Akil Muhtar Özden'dir.Men denne dagen blir de selv lurt av Ole Kleiven, en omreisende.
Fatih ve Hamza hocama teşekkür ediyorum.Milda Prytz og Th.
1768'den 1773'e kadar Académie de France à Rome'da konuk hocaydı.Han var direktør for Det franske akademi i Roma fra 1873 til 1878.
İlk derslerini özel hocalardan aldı.Han fikk sin første skolegang fra privatlærere i hjemmet.
Chen Qimei ise milliyetçi lider Chiang Kai-shek'in akıl hocalığını yapmaktaydı.Det var Chen Qimei som fikk vennen Chiang Kai-shek med i bevegelsen.
Onu ve kardeşini, yurttaki müzik hocası keşfetti.Han fikk i likhet med sine brødre musikkundervisning av faren.
Kitabeyi de Muğla Rüştiyesi hocalarından ve Şahidi Mevlevihanesi neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi yazmıştır.Sedangkan pemimpin redaksinya adalah Doni Ismail dan Iki Adiwidjaya.
O, hepimizin hocasıdır.""Pendidik adalah kita, semua murid semua guru."
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Ketika itu Lambert menjawab: "Saya bukan orang terpelajar.
Hocam şans verdi.Untung gurunya berhasil melerai.
"Hocam siz beni böyle değerlendiriyorsanız ve gelişimime katkı sağlayacaksanız gelirim" dedim.Katanya: Muhammad, kalau benar demikian, aku akan mendatanginya.
Han, Sean'a akıl hocalığı yapar ve drift yapmayı öğretir.Han dan Sean menjadi sahabat, dan Han mengajari cara drift.
1946 - Enver Hoca, Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti'ni ilan etti.1946 - Enver Hoxha mendeklarasikan Republik Rakyat Albania dengan dirinya sebagai diktator.
Mira'nın piyano dersi aldığı hocası Tan Mira'ya aşıktır ancak Mira bundan habersizdir.Kebetulan guru Mira senang akan sandiwara, maka Ny.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.Maka hati murid-murid-Nya itupun sedih sekali.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Nilai sosial adalah sebuah patokan bagi manusia dalam menjalani kehidupannya dengan orang lain.
Hem hoca hem psikolog.”"Pengantar psikologi".
Amiral Jao'nun da hocasıdır.Judulnya adalah Laksamana Jang.
Fatih hoca bile üçüncü kez hocalığa geldi.Dan Coelho pun menjadi pasien rumah sakit jiwa untuk ketiga kalinya.
Bana şans verdiği için Fatih hocaya teşekkür ediyorum.Taufan (Fadil) berterimakasih karena sudah sampai ke depan rumah.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Di sekolah pun ia berani menghadapi guru yang dianggapnya tak baik.
Müderris Ali Hoca`nin Liderliğinde gelmişlerdir.Saat ini di pimpin oleh Ali Mustopa sebagai kepala desa.
KKP (ML) Hocaist bir yeraltı örgütüdür.FLP adalah organisasi inklusif.
İlk derslerini özel hocalardan aldı.Ia menerima pendidikan awalnya dari guru-guru privat.
Hoca Saadettin Efendi kendi yaşadığı dönemi yazmadı.Bung Hatta tak pernah menyesal atas keputusan yang telah ia buat.
62 yılında Nero'nun akıl hocası Burrus öldü.Vào năm 62, cố vấn của Nero, Burrus, qua đời.
1592'de Padova Üniversitesi'ne geçerek burada 1610'a kadar geometri, mekanik ve astronomi hocalığı yaptı.Năm 1592, ông tới Đại học Padua, dạy địa lý, cơ khí, và thiên văn học cho tới năm 1610.
Enver Hoca tarafından halefi olarak atandı ve Hoca'nın ölmesinden sonra iktidarı ele geçirdi.Ông đã được chỉ định là người kế nhiệm Enver Hoxha và nắm quyền sau khi Hoxha qua đời.
Han, Sean'a akıl hocalığı yapar ve drift yapmayı öğretir.Han trở thành bạn của Sean và dạy cho anh cách rê đuôi xe.
Ergiri, eski komünist lider Enver Hoca ile ünlü yazar İsmail Kadare'nin doğum yeridir.Gjirokastër là nơi sinh của cựu lãnh đạo cộng sản Albania Enver Hoxha và nhà văn công chúng Ismail Kadare.
Hocaları arasında Josef Loschmidt, Josef Stefan, Andreas von Ettingshausen ve Jozef Petzval vardı.Một số giáo viên của ông là Johann Josef Loschmidt, Joseph Stefan, Andreas von Ettingshausen và Jozef Petzval.
Hem hoca hem psikolog.”Tâm lý học ^ “Psychologists”.
Bu durum karşısında hocası, ondan çok etkilenmiş ve durumdan çok memnun olduğunu belirtmiştir.Bất ngờ hơn, bà cậu đã hoàn toàn hạnh phúc khi nghe điều này.
Karakaş Hocaoğlu Mh., Ortaköy Mh.Đồi Bà Nài. khoa mở.com.
Katie Bell Cuthbert Binns – Hayalet, Sihir Tarihi dersinin hocası.Giáo sư Cuthbert Binns dạy môn Lịch sử Pháp thuật.
Hatip Hoca uzun yaşamış bir köylüdür.Quỳnh Lưu là một vùng đất cổ có cư dân sinh sống từ rất lâu đời.
Hocama teşekkür etmek istiyorum o izin verdi.Nguyên Thiệu cho biết là nhờ Chu Thương cho biết.
(Örneğin: Hocaya= Hociye, Kapıya(dışarıya)= Gapiye v.b.)"Tôi ra ngoài được không?"), v.v.
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Đại trả lời: - "Xin lỗi, tôi không thể hầu Chuẩn tướng được.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.VD: Tuân tử – thiên Đại lược: “Không biết thì hỏi Nghiêu Thuấn, không có thì cầu thiên phủ.”
Burada ise A Millî Takım hocası Fatih Terim'in beğenisini kazandı.Tất nhiên lớp 3A của thầy Negi thì chuẩn bị lễ hội theo cách riêng của họ.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Sự đam mê toán học đã hồi sinh cuộc đời ông.
Hikmet Karaman, Kayseri Erciyesspor'dan hocası.Mẹ là giáo viên, thành thạo dương cầm.
Raffaello'nun en önemli hocasıdır.Raffaello là học trò nổi tiếng nhất của ông.
Nero'un eski akıl hocası Genç Seneca komplocularla planı konultuğunu kabul etmesi üzerine intihara zorlandı.Cựu cố vấn của Nero, Seneca bị ép buộc tự sát sau khi Seneca đã tham gia bày mưu tạo phản.
Guru; mistik bir öğretmen, usta veya hoca anlamına gelen bir terimdir.Guru là một từ tiếng Phạn có nghĩa là bậc thầy, người thầy, người hướng dẫn một kiến thức nào đó.
Hocası Matt Hardy oldu.Anh là em trai của Matt Hardy.
"Hocam bana Alman oyunculardan daha fazla güveniyor" (Türkçe).“Giáo sư Phạm Gia Khải trải lòng về y đức”.
Hoca birkaç nedenden dolayı Alia'yı seçti.ホッジャはいくつかの理由からアリアを選択した。
Çoğumuz önce ve en çok hocamız için oynuyorduk.主役、準主役を多数演じる。
1950 yılında, hocası Otto Diels ile birlikte Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.1950年、師のオットー・ディールスとともにノーベル化学賞を受賞した。
Bana şans verdiği için Fatih hocaya teşekkür ediyorum.恩を返すためにケンヂを家来として麗花に差し出した。
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.講師の面子もあまり代わり映えがしなくなっていた。
Letâif-i Nasreddin Hoca.暴走犬を止めろ!