Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Tästä tulikin hänen innoittajansa luonnontutkimiseen ja myöhemmin hyvä ystävä.
Musıkişinas, hoca ve bestekar.Paimen, piika ja emäntä.
Hoca birkaç nedenden dolayı Alia'yı seçti.IARE päätti kuitenkin tutustua alueeseen muista syistä.
Okuldaki hocaları Yrd.Αγαπητός σε όλο το σχολείο.
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Ο Βασνετσόφ έγινε φίλος με τον αρχηγό τους Ιβάν Κραμσκόι, και τον αποκαλούσε δάσκαλο.
Sınıf okula ilk defa bir bayan hoca geldiği için sürekli hocayı kandırırlar ve şakalar yaparlar.Όταν φτάνει πρώτη φορά στο σχολείο φέρεται με άσχημο τρόπο στην κυρία Χιμένα και την κάνει να κλάψει.
Bu kolejdeki danışman hocası Hegelci siyasi filozof Zbigniew Pelczynski idi.Ο προσωπικός του καθηγητής ήταν ο Χεγκελικός πολιτικός φιλόσοφος Zbigniew Pelczynski.
"Hoca değişikliği yaramıyor".Άλλαξαν οι προπονητές και δεν είναι καλό αυτό».
Hocaların on beşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim.Οι όλμοι έχουν μήκος σωλήνα μικρότερο από 15 φορές το διαμέτρημά τους.
İlk hocası ise babasıydı.Πρώτος δάσκαλός του ήταν ο ίδιος του ο πατέρας.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Τραγουδούν λυπητερά τραγούδια που αναφέρονται στο φευγιό της νύφης από την οικογένειά της.
Burada Niels Henrik Abel'in hocalığını yaptı.Οι αβελιανές κατηγορίες ονομάστηκαν έτσι από τον Niels Henrik Abel.
Fakat hangi medreseye, ne zaman gittiği ve kimlerin hocası olduğu bilinmemektedir.Δεν υπάρχει καταγραφή ως προς το πού έλαβε την εκπαίδευσή του ή με ποιους Δασκάλους σπούδασε.
Bu iki sanatçı atölye derslerinin hocalığını üstlendi.Το Μουσείο Καλών Τεχνών της πόλης φιλοξενεί πολλά έργα των δύο αυτών σχολών.
Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde hocası Şevki Efendi’nin dikkatini çekti.Με την ομορφιά και την εξυπνάδα της καταφέρε να προσελκύσει την προσοχή και έγινε Χασεκί του Ηγεμόνα Μουσταφά.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Νε μπίβα μπρε αναφώνησε ο δάσκαλος.
Günümüzde birçok cinci hocanın bu geleneği kullandığına inanılır.Πολλές από τις ταινίες του θεωρούνται σήμερα κλασικές.
Cenikoğlu, Gökhan Tarıman (1998), "Nasreddin Hoca Fıkralarında İnsan Kadrosu", Konya.(2008) “Μέσα στον Κυκλικό Πίνακα της Εγχώριας Προσαρμογής του Παιχνιδιού Chandler, H.
Ünlü olarak bildiğimiz , Franz Liszt, Schubert'in hocasıydı.Ο φαν Μάντερ, όπως προαναφέρθηκε ήταν ο δάσκαλος του Φρανς Χαλς.
Seyfettin Asal çok usta bir kemancı ve çok iyi bir keman hocası idi.Ήταν άνδρας μεγάλης μόρφωσης και άριστος μουσικός.
Tarihçi, üniversite hocası, doçent.Απόστολος Δασκαλάκης, καθηγητής πανεπιστημίου.
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.US Palaiseaus træner Jean-Marie Panza, Henrys senere mentor, fulgte ham dertil.
Nasreddin Hoca, Türk güldürü tiplemesi.Nasreddin Hoca, tyrkisk folkehelt.
Letâif-i Nasreddin Hoca.Fill that sticky hole!
Cemaat namazı bırakıp türbeye gider ancak hocayı orada bulamazlar.Både hun og andre kalder ham for Mittan (みったん, Mittan), et øgenavn han ikke selv bryder sig om.
Katie Bell Cuthbert Binns – Hayalet, Sihir Tarihi dersinin hocası.Cuthbert Binns – Læreren i Magiens Historie.
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Møllehave udtalte i denne forbindelse: "Jeg vil nødig huskes som ham, der ikke kunne huske sine foredrag.
Âtıf Hoca kimdir?Og hvem er stammeflækkeren?
Enver Hoca tarafından halefi olarak atandı ve Hoca'nın ölmesinden sonra iktidarı ele geçirdi.Han var udpeget af Enver Hoxha som dennes efterfølger og overtog magten efter Hoxhas død i 1985.
Serie B'de de hoca değişikliğine rağmen forma şansı bulamadı.I modsætning til Golf Variant blev Bora Variant ingen succes.
Ata Lütfi Hoca, ona bunu çözdürmeye gayret ediyordu.Provst Tryde, som skulle foretage jordpåkastelsen, forsøgte at forhindre ham i det.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.Hun opdager i high school, at hun har indlæringsproblemer.
Bundan sonra 1972-1985 döneminde San Francisco Müzik Konservatuvarı'dan müzik eğitimi hocalığı yaptı.Han underviste på San Francisco Conservatory of Music fra 1972 indtil 1984.
Kendisinin 900 civarında hocasının bulunduğu söylenir.Det siges, at han havde tusinder af studenter.
Hoca bir şey demiş olsa onun tersini dikkate alır ve o şekilde yanıt verir.Når deres chef har bedt dem om noget, gør de det modsatte.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Han modtog også skoleklasser og andre besøgende.
Yeni ak saçlı ise "Hoca" dır.Hårsækken er således hårstråets 'rod'.
Bir süre ODTÜ'de yarı-zamanlı hocalık yaptı.Hun havde en kort tilbagevendende rolle i Medium.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Derhos forsømte han ikke det teologiske studium.
Karadeniz fıkraları Nasreddin Hoca fıkraları ^ "Bektaşi fıkraları".Mass "Ik' sjovt Længere" "Nogen Spørgsmål" "Mavepuster" – Feat.
Hocalı Hocalı KatliamıMord på højt plan
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Thybomål: "Æ lannmann å æ kwind war u i æ skow".
Aynı zamanda hocalık yapıyordu.Han forlod samtidig ØK.
Bu sıralar ilk defa hoca olmak ister.Her undervistes nu for første gang i flere klasser.
akıl hocası 2013Mentor 2013
Vasnetsov, Gezginler akımının lideri İvan Kramskoy ile arkadaş oldu, onu hocası olarak saydı.Vasnetsov hadde utviklet vennskap med lederen av Peredvizjniki, Ivan Kramskoj, og omtalte han som sin lærer.
Hocalar sıkça öğrencilerine yalın hâldeki soyadlarıyla hitap ederler.Intet studenternavn kommer så ofte igjen i politiets bøker som Lerches.
O, hepimizin hocasıdır."«Lærlingen blir sjefen».
Hocam Ata Lütfi gelerek "Sen bu soruların cevabını nereden biliyorsun?" dedi.Hans venn hadde valgt hva han skulle si: «What hath God wrought?»
"İTÜ İnşaat Fakültesinden Hocalarım 1957 - 1962".Statens sykepleierhøgskole 25 år : 1962-1987.
Hocam şans verdi.Ordenen fikk en klasse.
Burada Niels Henrik Abel'in hocalığını yaptı.Først ute var Niels Henrik Abel.
Hocaların on beşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim.En hannskrei kan parre seg opptil 15 ganger i løpet av en sesong.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.Lærerutdannerens profesjonsforståelse.
Bu okulda üç yıl kaldıktan sonra, bir Fransız hocayla beraber yurtdışına gitti.Etter tre år der ble han sendt på en utenlandsreise med en fransk privatlærer.
Raffaello'nun en önemli hocasıdır.Han ble Haalkes viktigste lærer.
Fakat, Necip Fazıl Kısakürek'in manevî hocası olarak bilinen Abdülhakîm Arvâsî ile aynı kişi değildir.Gode gjerninger er ikke menneskets egne, men synlige tegn på at Guds nåde er virksom.
Biri hariç bütün hocalarından bedava ders gördü.Av de øvrige ministrene hadde alle unntatt tre høyere utdanning.
Enver Hoca tarafından halefi olarak atandı ve Hoca'nın ölmesinden sonra iktidarı ele geçirdi.Han var utpekt av Enver Hoxha som dennes etterfølger og overtok makten etter Hoxas død i 1985.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra (1947-1953) Columbia Üniversitesi'nden hocalık için teklif aldı.Etter krigen mottok han et tilbud om stilling fra Columbia University i USA (1947–1953).