Ünlü olarak bildiğimiz , Franz Liszt, Schubert'in hocasıydı.Heinrich Ignaz Franz Biber was de bekendste leerling van Schmelzer.
"İTÜ İnşaat Fakültesinden Hocalarım 1957 - 1962".Over de middelbare schooljaren, 1957-1962.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Men leerde het vak van bijvoorbeeld hun vader of andere schoolmeesters.
Geri kalan kısım savaşın daha şiddetli olduğu Hocalı'ya gönderildi.De rest van het land werd zonder veel geweld heroverd.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hocalı Katliamının 13. Yıldönümü".(Uitg. bij gelegenheid van de viering van de vijftigste sterfdag van de auteur op 13 dec.
Kaynardağ, Arslan (1989), "Nasreddin Hoca Kitapları".Knot, H. (1989). ‘’De droom van Sealand’’.
Mahallenin ilk öğretmeni "Takınalı Hoca" lâkaplı Mehmet Ok'tur.'Netty's eerste schooldag', ill.
Bu sırada düşmanların başta anneleri olmak üzere Hocalı halkına yaptığı işkencelere şahit olmaktadırlar.De huidige bewoners gaven daarvan hun voorouders de schuld en willen hun straffen.
Hikâyât-i Nasreddin Hoca.Zij erfden Schaloen.
Fournier, École Normale de Musique ve Paris konservatuvarı'nda 1937'den 1949'a yılına kadar hocalık yaptı.Fournier był nauczycielem w École Normale de Musique w Paryżu oraz Konserwatorium w Paryżu w latach 1937/49.
Bir takım bilimciye akıl hocalığı yapmıştır.Zwabił ich tu szalony naukowiec.
Nasreddin Hoca'dan Fıkralar.Natasza Urbańska tylko żartowała?
Hocam Ata Lütfi gelerek "Sen bu soruların cevabını nereden biliyorsun?" dedi.Rzekł tedy Porywczy Niepohamowany Mąż do starca: "Czy oddałbyś mi swą córkę?"
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.Benz: „Pamiętam, że nauczyciel powiedział mi, iż nawet nie powinnam próbować aktorstwa.
Hocası Matt Hardy oldu.Dyrktorem akademii jest Matt Hale.
Hikâyât-i Nasreddin Hoca.Umiał tańczyć hopaka.
5 kriteri barındıran hoca hangisi adaylarda ona baktım.Na liście oczekujących na nominację znajduje się zaś 5 obiektów.
Budapeşte Konservatuvarı'nda hocalık yaptı.Ukończył konserwatorium w Bukareszcie.
Hocaları arasında Josef Loschmidt, Josef Stefan, Andreas von Ettingshausen ve Jozef Petzval vardı.Był uczniem Josefa Loschmidta, Josefa Stefana, Andreasa von Ettingshausena i Józsefa Petzvala.
Van Dale'nin fitness hocalığı üstüne ve profesyonel eğitmenlik alanlarında sertifikası vardır.Van Dale jest instruktorką fitness i trenerką personalną.
Ayrıca isyana katılmayan hocalar da geri gitmemek üzere evlerinden çıkarılarak oraya getirilmişlerdi.Postanowili więc wrócić do swoich do Alezji, jednak i tu zostali wypędzeni.
Said Nursi iki ayrı hoca ve iki ayrı alimler silsilesinden iki icazetname almıştır.Du Bois napisał dwa artykuły o czarnym separatyzmie i jego ekonomicznych zaletach.
Özellkile şeyhülislam Hocazade Mehmet Efendi ile ilişkileri gayet kötüleşmiştir.W międzyczasie pogorszeniu uległy stosunki Masamune z jego matką.
Hoca Dehhani bilinen ilk divan şairidir.Jest uważana za pierwszą znaczącą poetkę węgierską.
Hikmet Karaman, Kayseri Erciyesspor'dan hocası.Dobry wykładowca, wytrawny pedagog.
Yanında da hücre arkadaşı ve aslında bir öğretmen olan Hoca (Altan Erkekli) vardır.Jest przywódcą grupy, składającej się, wraz z nim, z dziesięciorga dzieci (plus jednej wróżki).
Leiden Üniversitesi Kütüphanesi Letâif-i Nasreddin Hoca, istinsah tarihi belirsiz.Rodzinny Dom Dziecka w Tarnobrzegu Historia Szkoły Marta Woynarowska: Chcemy iść na full.
Kılıç kullanmakta ustalaşmıştır (Kitap 3 Bölüm 4 Sokka'nın Hocası).Był bardzo oddany prowadzeniu formacji zakonnej jezuitów (instruktor III probacji, magister nowicjatu).
Şu anda tüm kayak merkezlerinde Snowboard için eğitilmiş hocalar bulunmaktadır.Nagle przylatują na smokach wszyscy członkowie smoczego szkolenia.
KKP (ML) Hocaist bir yeraltı örgütüdür.W SH hufiec jest terenową jednostką organizacyjną SH.
Hocazade Mesud Efendi, (ö.Bruno Miecugow) Wybacz mi (sł.
Burada katiplik görevinde bulundu ve medrese hocalığı yaptı.Objął mandat radnego powiatu i został wicestarostą.
Mükemmel bir hocaydı.To była świetna zabawa.
Özellikle la-dini şiirlerde Hoca Dehhani'den etkilenmiş olduğu görülür.Podaje się, zwłaszcza w historiografii szyickiej, że imam został otruty przez kalifa.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Została jego lektorką, a następnie współpracowniczką.
Felsefe Hocasıdır.Absolwent filozofii.
Hocası Alberto Julio Enrique Silva'dır.Alberto Giuliatto jest wychowankiem Treviso.
Hocam şans verdi.Dyplomy wręczał kontradm.
Hocası Timuçin Tanarslan kendisini icazete layık gördü.Jest to zgodne z tym, co uważała szkoła tiantai.
Bu dönemde Antrenör Recep Altun'un dikkatini çeken Selçuk, bu hocayla da özel çalışmalarına devam etti.Jest także trener Aleš Pipan, który miał wpływ na moją karierę.
Ardından bankacı ve tenis hocası olarak eğitim aldı.Pracowała jako nauczycielka wychowania fizycznego i instruktorka tenisa.
Hocam Ata Lütfi gelerek "Sen bu soruların cevabını nereden biliyorsun?" dedi.En av hirdmännen frågade då: ”Säg mig, herre, var du höglagd här?”
Hocaları arasında Armand Trousseau da vardı.Bland hans lärare fanns Armand Trousseau.
62 yılında Nero'nun akıl hocası Burrus öldü.År 62 dog Neros rådgivare Burrus.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Han blir även också utsatt för spratt av de han nervärderar.
Burada Niels Henrik Abel'in hocalığını yaptı.Han gav också ett mycket starkt stöd åt den unge Niels Henrik Abel.
1912'de Kiev Müzik Okulu'nda hoca oldu, bu okul kısa süre sonra Kiev Konservatuvarı statüsüne geçti.1913 fick han ett förordnande vid musikskolan i Kiev, som strax efter upphöjdes till musikkonservatorium.
Çoğumuz önce ve en çok hocamız için oynuyorduk.Senare kom många att ha det som den enda och främsta sysselsättningen.
"Nasreddin Hoca Kim?".Ackusativ (koga, što?) för vem, för vad?
Hocası Yeserizade Kazasker Mustafa Efendi’nin adını aldı.Han stil påminde om läraren, Kodálys.
Nasrettin Hoca Şah'ın BBC'de 1970'te yayımlanan Uykuda Yürüyenler adlı televizyon belgeselinde de yer aldı.Nasruddin var med i Shahs TV-dokumentär Dreamwalkers, som sändes av BBC 1970.
Hocalar sıkça öğrencilerine yalın hâldeki soyadlarıyla hitap ederler.Eleverna talar ofta finska på rasterna.
1979'da Amerika Birleşik Devletleri'ne döndü ve dini araştırmalar alanında hocalığını sürdürdü.1926 emigrerade han till USA i hopp om att hitta bättre livsbetingelser.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.Större betydelse hade emellertid hans lärareverksamhet.
Letâif-i Nasreddin Hoca.Placeras i Jävre.
Hocagulı Narlıyev dört filmde görüntü yönetmeni olarak çalıştı.Som regissör har han gjort fyra kortfilmer.
Aynı zamanda 16 yıl boyunca Sadıkıyye Medresesi'nde hocalık yaptı.Han hade då redan 16 tjänstgöringsår som livgrenadjär.
Her yıl sevilen, mizahi karakteri bulunan bir sanatçı Temsili Nasreddin Hoca olur.Varje år så har man en framstående idrottare som prisutdelare.
Vallaury aynı zamanda mektebin il mimarlık hocası olarak görevlendirilmiştir.POSK är också representerat i alla stiftsfullmäktige.
Halin Hoca Merhaba- Eğlence-Sohbet Programı.Tacksägelseklockan/Storklockan.