Aynı zamanda hocalık yapıyordu.Eles choravam também.
Hocası Pr.A professora Srª.
"Guilty Conscience" rapçi Eminem'in akıl hocası Dr.Dre ile düet yaptığı 1999 yılında çıkmış teklidir."Guilty Conscience" é uma canção do rapper Eminem, com o seu mentor Dr. Dre, lançada em 1999.
1768'den 1773'e kadar Académie de France à Rome'da konuk hocaydı.Foi diretor da Academia Francesa em Roma de 1873 a 1878.
Büyük ihtimalle Enver Hoca, Şehu'ya çok fazla güç teslim etmek istemiyordu.Hoxha provavelmente não estava disposto a dar muito poder a ele.
Jan van der Elburcht, Gillis Mostaert ve Bartholomeus Spranger gibi ressamların hocası oldu.Ele era o professor de Jan van der Elburcht, Gillis Mostaert e Bartholomeus Spranger.
40 yıl boyunca Hoca'nın arkadaşı ve en yakın yoldaşıydı.Por 40 anos, Hoxha foi amigo de Shehu e seu camarada mais próximo.
İlk hocası ise babasıydı.Seu pai foi certamente o seu primeiro professor.
Murphy, bir caz müzisyeni, idol ve Lisa Simpson'ın akıl hocası oldu."Bleeding Gums" Murphy foi um músico de jazz, ídolo e mentor de Lisa Simpson.
Şah’ın kitaplarından çoğu bazen Richard Williams’ın yaptığı çizimlerle Nasrettin Hoca karakterini içerir.Vários livros de Shah apresentam a personagem Mullah Nasruddin, às vezes com ilustrações de Richard Williams.
1981 yılında Enver Hoca'nın yalnızlık politikasına karşı geldi.Alega-se que em 1981 Shehu tenha se oposto ao isolacionismo de Enver Hoxha.
Aynı zamanda John Maynard Keynes'in hocası olarak da bilinmektedir.Durante esse período, ele se torna amigo de John Maynard Keynes.
Okulun yeni asabi hocası Hürrem, tam bir erkek düşmanıdır.Agora ele tem um novo inimigo muito mais temível, um garoto novo do colégio.
Sanatçı yaşlılığında Paul Cézanne ve Paul Gauguin'e akıl hocalığı yaptı.Suas grandes inspirações foram Paul Cézanne e Paul Gauguin.
Hocam şans verdi.Com isso o professor deu a solução.
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.O diretor respondeu: "Bem, não é que eu não saiba, é que eu não ligo."
Çalışmamıza devam edeceğiz, hocamız bize forma verdiği zaman elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.É melhor se ambos continuarmos a fazer o que estamos fazendo e tentar fazer o nosso melhor.
"Hoca enti pipinası" özel bir yemektir.«Sopa de cachorro é uma aventura culinária».
Çoğumuz önce ve en çok hocamız için oynuyorduk.A maioria deles jogando pelas ligas principais.
1985 yılında Hoca'nın ölümünden sonra komünist yönetim çözülmeye başladı.Quando Hoxha morreu em 1985, o governo não alterou suas políticas imediatamente.
Felsefe Hocasıdır.Estudante de filosofia.
Bir takım bilimciye akıl hocalığı yapmıştır.Foi confundido com um cientista maluco.
Yıldız, Âlim (2001), "Nasreddin Hocanın Tasavvufî Yönü", Yedi İklim, 138-9, Eylül-Ekim, 103-105.(1947) Três Meditações sobre o Progresso, Atlântico 3, 101-108.
Hababam Sınıfı filminde coğrafya hocası Rıza hoca karakteriyle tanınmıştır.Dissertação para título de Mestre em Geografia.
Cin çıkarıcı, cinci hoca demektir.Então, a ordem Huerteales consiste em cinco géneros.
Kaynardağ, Arslan (1989), "Nasreddin Hoca Kitapları".Thunder Gods (em inglês), livro de 1989 sobre o esquadrão Ohka.
Lama (Tibetçe: བླ་མ་; Wylie transliterasyonu: bla-ma) Tibetli Dharma hocaları için kullanılan bir unvandır.Lama (em tibetano: བླ་མ་; Wylie: bla-ma) é um título dado, no budismo tibetano, a um professor de darma.
1815 yılında hoca olmuştur.Tem um farol desde 1815.
Hocası rüyanın doğruluğunu tasdik edince Allah'tan başka bütün sevgileri kalbinden çıkarmak üzere gayret eder.Aqui, quando diverge em direção ao centro, a arca dos justos encontrará respeito em Deus.
İbrahim Hocayla çok ekstra antrenmanlar yaptım.Eles também fizeram várias turnês extensivamente com Ashlee Simpson.
"Nasreddin Hoca'nın Dinî Kimliği".«Dados pessoais de Sandro Costa».
Fatih Terim, dönemin Galatasaray hocası.Rotoialos, formação da época gaulesa.
Fatih ve Hamza hocama teşekkür ediyorum.Homenagem a Oliveira e Carmo.
Hocagulı Narlıyev dört filmde görüntü yönetmeni olarak çalıştı.Trabalhou, também, como roteirista de 4 filmes.
Nasrettin Hoca Şah'ın BBC'de 1970'te yayımlanan Uykuda Yürüyenler adlı televizyon belgeselinde de yer aldı.Nasrudin foi destaque no documentário de televisão de Shah "DreamWalkers" que foi ao ar na BBC em 1970.
Dolores Umbridge'u canlandıran Imelda Staunton yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası.Dolores Umbridge é a nova professora de Defesa Contra as Artes das Trevas.
İki okulun hocaları ekseriyetle müşterekti.Ambos institutos religiosos devotaram-se ao ensino.
O, hepimizin hocasıdır."Ik wil ieders priester zijn."
II. Mehmed ise "Hünkar benim ama, o benim hocamdır.Het is Presidente Dilma die zal huilen, niet ik.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Hij huwde de dochter van zijn meester.
Montel Vontavious Porter Sheffield'ın akıl hocasıydı ancak onun yerine William Regal akıl hocası oldu.Oorspronkelijk was Montel Vontavious Porter zijn mentor, maar hij werd vervangen door William Regal.
Ardından bankacı ve tenis hocası olarak eğitim aldı.Vervolgens werd hij gymnastiekleraar en oefenmeester van een tennisclub.
Altan Erkekli ilk hocası oldu.Hij werd zijn eerste leerling.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.De aanspreektitel van docenten is professor.
Ben "Affedersiniz hocam, ben soruları hatırlamıyorum ki" dedim.De leraar zei: “Ik weet het niet."
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.De meeste leerkrachten namen ontslag toen de eisen werden afgewezen.
Celâleddîn, hocasını unutamadı.Onvermijdelijk haalde hij het niveau niet van zijn leermeester.
Ergiri, eski komünist lider Enver Hoca ile ünlü yazar İsmail Kadare'nin doğum yeridir.De stad is de geboortestad van dictator Enver Hoxha en van de schrijver Ismail Kadare.
“Hoca, Fransızca yazar.Taïa schrijft in het Frans.
Hocalarımdan, ağabeylerimden öğreneceklerim var.In nood leer je je vrienden kennen.
1912 ile 1914 yılları arasında Archipenko, Paris'teki kendi sanat okulunda hocalık yaptı.Van 1912 tot 1914 gaf hij les aan zijn eigen kunstacademie in Parijs.
Enver Halil Hoca (Arnavutça: Enver Halil Hoxha) (d.Enver Halil Hoxha ( uitspraak (info / uitleg)) ?
Hatip Hoca uzun yaşamış bir köylüdür.Montpascal is een dorp met een lange historie.
Ancak hocası buna itiraz eder.De hoogleraar ontkent het bestaan ervan.
İlk hocası ise babasıydı.Zijn voorganger was zijn vader.
21 yıl boyunca New York Üniversite’sinde hocalık yaptı.Hij doceerde gedurende drie jaar aan de New York University.
Zaten pek saygı duymadığı hocası tarafından azarlanır.Daarenboven is ze tot zijn spijt niet bijster geletterd.
İşlerinde en büyük desteği, hocası Celâleddîn Hindî’den görmekteydi.Het geeft aan hoe vakgenoten hem als een der grootsten beschouwden.
Hocaların Doğu Türkistan'da Türk toplumlarının içinde büyük etkinlikleri olmuştur.De rol van het Turkse leger is in de binnenlandse politiek van Turkije altijd groot geweest.
1930’da geri dönüp piyano ve beste eğitmeni olarak hocalık yapmaya başlamıştır.In 1923 kwam hij terug naar de Verenigde Staten en werkte als pianist en begeleider.