Sıkma demiyorum, hobi olarak yine sık.Toto ale není doporučováno, častěji se připojují až za běhu programu.
Fischer'in dağcılık hobisi vardır ve uzun yıllar Avusturya Doğa Arkadaşları başkanı olmuştur.Fischer adoră drumețiile și a fost președinte al organizației austriece Prietenii naturii.
Boş zamanlarında, hobi olarak ustabaşılık yapıyor.Vladimir în timpul liber are ca hobby sahul.
Tek fark profesyonel olarak değil sadece hobi olaraktır.Este o profesie, nu doar o pasiune.
Hobim ağırlık kaldırmak.Hobby-ul meu este ridicarea greutăților.
Hobilerimden birisi yapay çiçekler yapmaktır.Unul dintre hobby-urile mele este să fac flori artificiale.
Her birimizin kendi hobisi var.Fiecare dintre noi are propriul său hobby.
Diğer hobileri arasında yelken yarışları, yüzme, koleksiyonculuk ve fotoğrafçılıktır.Hobbija az utazás, az úszás és a bélyeggyűjtés.
Bir diğer hobisi de baleydi.Munkája egyben a hobbija is volt.
En önemli hobisi model uçaktır.Az egyik fő hobbija a repülés volt.
Önceleri hobi projesi olan bu işletim sistemi artık ticari bir üründür.Bár eredetileg hobbiként fejlesztette, mára egy kereskedelmi termékké vált.
Bazı müzisyenlerse müzikle hobi olarak ilgilenmektedir.Csak hobbiként tekint a zenélésre.
Hobi amaçlı çok sayıda enstrüman çaldı.Számtalan zenedarabot hangszerelt át fúvószenekarra.
Fotoğrafçılık hobisi var.Hobbija a fényképészet.
Fischer'in dağcılık hobisi vardır ve uzun yıllar Avusturya Doğa Arkadaşları başkanı olmuştur.Számos kulturális egylet bőkezű mecénása lett, és évekig elnöke volt a budapesti Katolikus Körnek.
Norman Bates'in (Anthony Perkins) filmdeki özel hobisi taksidermi olarak adlandırılmaktadır.A film kulcsfiguráját, Norman Batest Anthony Perkins alakítja.
Hobileri arasında kayak, binicilik ve beyzbol bulunmaktadır.Hobbijai közé tartozik még a szörfözés és a futás.
Boş zamanlarında, hobi olarak ustabaşılık yapıyor.Munkája mellett, hobbiként kezdett el fotózni.
Bu sadece bir hobi.Ez csak egy hobbi.
Banyo yapmak hobisidir.Suihkulähde on iltavalaistu.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Hänen harrastuksiaan on golf ja kalastus.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Furuholmin lempiharrastus on kirjallisuus.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Hytönen harrastaa tennistä ja golfia.
En büyük hobileri çay içmek, şarkı söyleyip müzik yapmak ve Pai Sho oynamaktır.YÖ: Laulu meille kahdelle / Syödään, juodaan ja rakastellaan (kyynikon laulu) Poko Rekords.
Hobim kayak yapmaktır.Harrastan hiihtoa.
Tenis oynamak onun hobisidir.Tennis on hänen harrastuksensa.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Αγαπημένες ασχολίες του υπήρξαν το ψάρεμα και το κυνήγι.
Karmobil sürmek, birçok insanın önemli bir hobisi olduğu bir spordur.Η συλλογή κινηματογραφικών αφισών είναι για πολλούς ένα σημαντικό χόμπι.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Σποραδικά επίσης εξεδίδοντο βιβλία περί πνευματισμού και υπνωτισμού.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Λατρεύει το ποδόσφαιρο, το τέννις και το γκολφ.
Şu an müziği tamamıyla bırakmıştır ve sadece bisiklet hobisi ile ilgilenmektedir.Από το 1982 έχει εγκαταλείψει τη μουσική και ασχολείται αποκλειστικά με τη ζωγραφική.
Benim hobim pişirmektir.Το χόμπι μου είναι να μαγειρεύω.
Banyo yapmak hobisidir.Badehætte er obligatorisk.
Bir diğer hobisi de baleydi.En anden kultledertype var vølven.
Önceleri hobi projesi olan bu işletim sistemi artık ticari bir üründür.Styresystemet startede som et hobby-OS, men er nu blevet kommercielt.
Ayrıca, öğrencilerin kendi yemeklerini yapabilecekleri hobi mutfağı bulunmaktadır.Der fandtes desuden en restaurant, hvor gæsterne kunne nyde elevernes madlavning.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Man bliver myndig som 33-årig som Hobbit.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Og han har konspirationsteorier som hobby.
Karmobil sürmek, birçok insanın önemli bir hobisi olduğu bir spordur.Billedmanipulation er også en morsom hobby for mange.
Pokémon dünyası, yapımcı Satoshi Tajiri'nin çocukluk hobisi olan böcek toplamanın yansımasıdır.Konseptet til Pokémon-sagaen kommer fra insektsamling, en hobby spilldesigner Satoshi Tajiri hadde som barn.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.Barna fulgte oppskytningene på skolen, og modellraketter ble en populær hobby.
Böylece model roketçilik güvenli ve yaygın bir hobi oldu.Dyresamling er en populær og utbredt hobby.
Genelde amatörce ve hobi uğraşıları için kullanılmıştır.Dette blir som oftest gjort av entusiaster og hobbyister.
Bu sırada hobi olarak paraşütçülüğe başladı.Dette startet også opp terrengkjøring som hobby.
Bir diğer hobisi de baleydi.En annen stor gren har vært håndball.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.En annen måte å redde ballen på er å fiske.
Hobi tutkunlarının kurduğu birçok topluluk mevcuttur.Den er populær for mange hobbyoppdrettere.
Cosplayerliği meslek olarak yapanlar olmasına karşın hobi olarak yapan insanlar da vardır.I tillegg finnes de som har knivmakeri som hobby.
Fischer'in dağcılık hobisi vardır ve uzun yıllar Avusturya Doğa Arkadaşları başkanı olmuştur.Fischer gemar mendaki gunung dan selama bertahun-tahun telah menjadi ketua Pencinta Alam Austria.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Kegemaran utama Deakins adalah fotografi.
Miyazaki'ye göre Takahata'nın hobileri "müzik ve çalışmak"tır.Menurut Hayao Miyazaki, "Musik dan studi adalah hobinya".
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Hobinya adalah bermain musik dan memancing.
Yazar John Ryan, Molosya'yı abartılmış bir hobi olarak nitelemektedir.Menurut penulis John Ryan, Molossia adalah "hobi yang dipaksakan ke tingkat kesekian."
Hobileri: Müzik dinlemek, CD koleksiyonu.Hobinya sedang mendengarkan musik dan mengumpulkan kaos.
Ayrıca hobi amaçlı kivi yetiştirilmektedir.Rumpus juga memiliki hobi mengoleksi batu.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Ia suka bermain sepak bola, tenis dan golf.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Thời điểm bắt đầu câu chuyện được 26 tuổi.
Banyo yapmak hobisidir.Giữ gìn vệ sinh thật tốt.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Các công trình mới về các chủ đề tâm linh và sách giáo khoa cũng được lưu hành.
Hobileri atlar ve tenistir.趣味はテニスと乗馬。