Ana içeriğe geç
Sözlük

hobi ile cümle

hobi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızlara randevu vermek hobisidir.اعدادية حيفا للبنات.
Günümüzde Estonya’daki eğitim genel eğitim, mesleki eğitim ve hobi eğitimi olmak üzere üçe ayrılmıştır.أما اليوم فإن التعليم في إستونيا ينقسم إلى نوعين هما التعليم المهني وتعلم الهوايات.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Assim, Kyosuke rapidamente se torna o confidente de Kirino para seu passatempo favorito.
Tarantino'nun birçok hobisi vardır, havacılık (uçuş), eskrim, okçuluk ve nişancılıktır.Tarantino tem muitas competências, incluindo a aviação, esgrima e tiro com arco.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Suas diversões preferidas eram a caça e a pesca.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Os passatempos dele são pescaria e golfe.
Fotoğrafçılık hobisi var.Tem como hobby a fotografia.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Depois vem tênis, ginástica e golfe.
Miyazaki'ye göre Takahata'nın hobileri "müzik ve çalışmak"tır.De acordo com Hayao Miyazaki, "Música e estudo são os seus hobbies".
Avusturya'yı sinir etmek hobisidir.É endémica da Áustria.
En sevdiği hobisi polisiye olayları çözmektir.O seu passatempo favorito é lutar com os Dragozaurs.
Yemek yapmak, tamirat hobileridir.Seu hobby é cozinhar.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Zo komt ze op het idee een tweede leven te beginnen als 26-jarige.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.Iedereen volgde de lanceringen en modelraketten bouwen werd een populaire hobby.
Sıkma demiyorum, hobi olarak yine sık.De Onderneming is geen lesmolen meer, maar draait nog regelmatig.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Zijn hobbies waren voetballen en vissen.
Bir hobisi vardır, o da görev düşüncesidir."Je hebt een missie of een idee."
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Zijn hobby's zijn jagen en vissen.
Bir diğer hobisi de baleydi.Een andere hobby was scheikunde.
Bugün akvaristlik neredeyse herkesin yapabileceği popüler bir hobi haline gelmiştir.De walvisvaart was nu een voor iedereen toegestaan bedrijf geworden.
Böylece model roketçilik güvenli ve yaygın bir hobi oldu.De lijkwade was een bekende en populaire relikwie geworden.
Hobileri arasında tenis ve sörf bulunmaktadır.Tussen toezichthouder en TenneT bestaat een spanningsveld.
Akvaryum hobisine yeni başlayanlara tavsiye edilen bir balık çeşididir.De zebravis is een handige vissoort voor beginnende hobby aquarium houders.
En önemli hobisi model uçaktır.Zijn grootste hobby is modeltreinen.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Sommige mensen sparen knuffelbeesten als een hobby.
Hobim müzik dinlemektir.Mijn hobby is muziek beluisteren.
Hobilerimden birisi klasik müzik.Een van mijn hobby's is klassieke muziek.
Bir hobin var mı?Heb je een hobby?
Futboldan başka hiç hobim yok.Behalve voetbal heb ik geen hobby’s.
Herkesin bir hobisi var.Ieder heeft zijn stokpaardje.
Bitkibilim, hobisidir.Przyrodnik - hobbysta.
Banyo yapmak hobisidir.Popularne są też kąpieliska.
Kalem çevirme bir hobi ve spor dalıdır.Jej hobby to sport i malowanie.
Olta balıkçılığı daha çok hobi olarak yapılır.Wędkarstwo Moje Hobby.
En önemli hobisi model uçaktır.Jego główne hobby to pilotowanie samolotów.
Bir diğer hobisi de baleydi.Kolejnym jej klubem był Mölnlycke IF.
Bu sırada hobi olarak paraşütçülüğe başladı.Hobbystycznie zaczęła uprawiać spadochroniarstwo.
Sadece bazı haneler hobi olarak bahçe işleriyle uğraşmaktadır.Przy swoim domu hobbystycznie zajmuje się ogrodnictwem.
William’ın astronomiye olan ilgisi, geceleri vakit geçirmek için yaptığı bir hobi olarak başlamıştır.Williams intresse för astronomi började som en hobby för att fördriva tiden under sömnlösa nätter.
Apple I tipik bir hobi ürünüydü.Apple I var i jämförelse en hobbymaskin.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.Barnen följde uppskjutningarna i skolan, och modellraketer var en populär hobby.
Hobileri atlar ve tenistir.Typiska exempel är go och tennis.
Annesi bunun güzel bir hobi olabileceğini düşündü ve kabul etti.Han ansåg att det verkade vara en bra klubb där han skulle komma att trivas.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Sedan ungdomen var han en stor älskare av jakt och fiske.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Eden spelar tennis och golf.
Banyo yapmak hobisidir.Inbyggt badkar.
Fotoğrafçılık hobisi var.Allt om hobby.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Här finns därmed också utförliga skapelseberättelser och eskatologiska föreställningar.
Bir diğer hobisi de baleydi.En annan stor fara var påsegling.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Filmen är Hitchcocks personliga favorit.
Banyo yapmak hobisidir.Баня була позолоченою.
Akvaryum sahibi olmak dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişi tarafından paylaşılan popüler bir hobidir.Розведення живності в акваріумі — популярне у світі захоплення, що налічує більш ніж 60 мільйонів ентузіастів.
Güzeller Güzeli Took maceracı ve en uzun yaşayan hobit Yaşlı Took'un en sevdiği çocuğudur.Медів, зайнятий майструванням голема, радий побачити давнього друга Лотара.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Улюбленим хобі Олени є живопис.
Benim hobim dilleri öğrenmektir.Моє хобі - вивчення мов.
Hobileri; dağ bisikleti ve sörf.Jeho hobby jsou horská kola a surfování.
Hobileri atlar ve tenistir.Jeho koníčky jsou filmy a tenis.
Avcılık ve Balıkçılık Eyaletin en popüler hobilerindendir.Lovení a rybaření patří k nejpopulárnějším lidským aktivitám v rezervaci.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Mezi jeho oblíbené záliby patřil např. lov nebo rybaření.
At yarışları ve golf hobileriydi.Jeho koníčky byly vodní lyžování a golf.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod