Banyo yapmak hobisidir.お風呂が趣味。
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.趣味はゴルフと釣り。
En sevdiği hobisi polisiye olayları çözmektir.好きな戦法は相掛かり。
Hobileri: Müzik dinlemek, CD koleksiyonu.趣味は、音楽鑑賞・寝ること・CD収集。
Hobileri; dağ bisikleti ve sörf.趣味はオートバイやサーフィン。
Kızlara randevu vermek hobisidir.趣味は女子会。
Hobileri futbol, tenis ve golftür.趣味はサッカー、テニス、ゴルフ。
Birçok kişi için bir hobi veya spordur.運動や一人遊びが趣味。
At yarışları ve golf hobileriydi.趣味は競馬・ゴルフ。
Oggy'ye işkence etmek hobileridir.大阪を代表する強豪。
Fischer'in dağcılık hobisi vardır ve uzun yıllar Avusturya Doğa Arkadaşları başkanı olmuştur.菲舍尔热愛登山,长年任奥地利自然爱好者协会主席。
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.海顿最钟情的业余爱好是打猎和钓鱼。
Tıp okumasına rağmen en büyük hobisi basketbol oynamaktır.即使被當作傳球道具,但他還是努力地打籃球。
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.興趣有打高爾夫、釣魚。
Kızlara randevu vermek hobisidir.卻很討女性的歡迎。
Katletmek ve hırsızlık hobileridir.살인, 약탈을 즐기는 성격이다.
Kızlara randevu vermek hobisidir.외모 때문에 여자들에게 인기가 좋다.
Banyo yapmak hobisidir.취미는 욕실 청소다.
Bir diğer hobisi de baleydi.그 외에 난파선의 문제도 있었다.
Bir diğer hobisi de baleydi.בית כנסת נוסף היה בצפת.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.הוא נהנה לשחק פוטבול, טניס וגולף.
Banyo yapmak hobisidir.כרת מתרחץ.
Kızlara randevu vermek hobisidir.מובך מקשר עם בנות.
Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu.תלמידי בית ספר עקבו אחר רצפי השיגורים, ובניית דגמי משגרים הפכה לתחביב פופולרי.
Benim hobim pul toplamak.התחביב שלי הוא איסוף בולים.
Benim hobim pul toplamak.ההובי שלי הוא איסוף בולים.
Hobileri arasında tenis ve sörf bulunmaktadır.Между племената са разпространени левиратът и сороратът.
Hobileri futbol, tenis ve golftür.Играе голф и тенис.
Günümüzde Estonya’daki eğitim genel eğitim, mesleki eğitim ve hobi eğitimi olmak üzere üçe ayrılmıştır.Днес образованието в Естония е разделено на общо, професионално и образование като хоби.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Хобитата му са билярд и риболов.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Едно от най-големите му хобита е фотографията.
Akvaryum sahibi olmak dünya çapında yaklaşık 60 milyon kişi tarafından paylaşılan popüler bir hobidir.Техният общ водосборен басейн е дом на около 600 милиона души.
Böylece model roketçilik güvenli ve yaygın bir hobi oldu.Редовният филмов афиш става по-богат и разнообразен.
Günümüzde Estonya’daki eğitim genel eğitim, mesleki eğitim ve hobi eğitimi olmak üzere üçe ayrılmıştır.Današnje obrazovanje u Estoniji podijeljeno je u opće, zanatsko obrazovanje i obrazovanje iz želje ili hobija.
En önemli hobisi model uçaktır.Najgore oružje je zrakoplov."
Bir diğer hobisi de baleydi.Jedna od utvrda bio je i Bjelovar.
Akvaryum hobisine yeni başlayanlara tavsiye edilen bir balık çeşididir.Gupka dúhová je druh akváriovej rybky vhodnej pre začiatočníkov.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Jeho obľúbeným koníčkom v civile bolo poľovníctvo.
Swift'in ilk hobilerinden biri İngiliz biniciliğiydi.Jedným z prvých FKM bol v Českých Veleniciach.
Fotoğrafçılık hobisi var.Njen hobi je fotografiranje.
Bir hobisi vardır, o da görev düşüncesidir."Ali je neko delo fikcija, pa avtor."
Çocukluktan temel hobisi kitap okumak ve sporla uğraşmak olmuştur.V najstniških letih se je rad ukvarjal s športom in bral knjige.
Her zaman felsefe ile uğraşmak istediğini söyledi ve film yapmayı bir çeşit hobi olarak gördü.Pogosto je vztrajal, da je gledanje filmov neke vrste hipnoza.
Banyo yapmak hobisidir.Maudytis neįmanoma.
Annesi bunun güzel bir hobi olabileceğini düşündü ve kabul etti.Jo mamos istorijos ir jo sugalvoti nuotykiai jį linksmino.
Karmobil sürmek, birçok insanın önemli bir hobisi olduğu bir spordur.Mootorsaaniga sõitmine on sport, mida paljud inimesed võtavad tõsise hobina.
Banyo yapmak hobisidir.Harrastanud tušijoonistamist.
Kayağı 10 yaşına kadar hobi olarak yaptı.See viis Rogeri kümneaastasesse sõtta.
Hobileri golf oynamak ve balık tutmaktır.Hobideks on kalastamine ja jalgpall.
Ksenia’nın hobileri, şarkı söylemek, dans etmektir.Anisa hobid on laulmine ja tantsimine.
At yarışları ve golf hobileriydi.Tema hobid olid golf ja kirjandus.
Günümüzde Estonya’daki eğitim genel, mesleki ve hobi eğitim olmak üzere üçe ayrılmıştır.Praegu liigitatakse haridus Eestis üld-, kutse- ja huvialahariduseks.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Dia tidak akan punya pamannya ini jika tidak punya hobi.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.El nu ar fi luat aceasta în cazul în care unchiul său nu a avut un hobby.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Er würde es nicht haben, wenn dieser seinen Onkel nicht gehabt hätte ein Hobby.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Hän ei saanut tätä jos setä ei ollut harrastus.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Han skulle inte ha fått detta om hans farbror inte hade haft en hobby.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Han ville ikke have fået denne, hvis hans onkel ikke havde haft en hobby.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Hij zou niet hebben gekregen dit als zijn oom had geen hobby.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.Il n'aurait pas obtenu ce que son oncle n'avait pas eu un hobby.