Hobileri atlar ve tenistir.Seine Hobbys sind Jogging und Tennis.
Karmobil sürmek, birçok insanın önemli bir hobisi olduğu bir spordur.Zierpflanzen sind ein Hobby sehr vieler Menschen.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Auch sie pflegt diese Leidenschaft als Hobby.
Bragg ressamlık, edebiyat ve bahçe işleri hobilerine sahip olmuştur.Er hatte zwei Hobbys, die Literatur und die Gartenarbeit.
15 yaşında iken hobi amaçlı Süper 8 video filmleri çekti.Bereits mit 15 begann sie auf Super 8 und Video zu filmen.
Hobileri gitar çalmak ve bowling oynamaktır.Seine Hobbys sind Gitarre spielen und Motorrad fahren.
Benim hobim eski oyuncakları toplamaktır.Mon passe-temps est de collectionner les vieux jouets.
Hobi, bu ciddi değil.La distraction, ça n'est pas sérieux.
Tatoeba'ya katkıda bulunmak ucuz bir hobidir.Contribuer à Tatoeba est un passe-temps bon marché.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Son frère devient vite le confident de Kirino pour son hobby secret.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Ses passe-temps favoris étaient la pêche et la chasse.
Katletmek ve hırsızlık hobileridir.Massacres et pillages.
Sıkma demiyorum, hobi olarak yine sık.Il n'y a toujours pas d'animateurs, c'est toujours une suite de clips.
Bir hobisi vardır, o da görev düşüncesidir."D'un hobby, j'en ai fait mon métier".
Banyo yapmak hobisidir.Prendre un bain quotidien est un bonne chose.
Kızlara randevu vermek hobisidir.Les garçons nominent les filles.
Bragg ressamlık, edebiyat ve bahçe işleri hobilerine sahip olmuştur.William Lawrence Bragg aimait la peinture, la littérature et le jardinage.
Ayrıca, öğrencilerin kendi yemeklerini yapabilecekleri hobi mutfağı bulunmaktadır.Les élèves peuvent en outre bénéficier d'une cantine dont les repas sont confectionnés sur place.
Chow'un en sevdiği hobisi fotoğrafçılıktır.Le passe-temps préféré de Carrie est le shopping.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Restent à étudier la modénature et la sculpture.
Sadece bazı haneler hobi olarak bahçe işleriyle uğraşmaktadır.Elle-même s'occupe personnellement des jardins.
Gitar çalmak benim hobim.Mi hobby es tocar la guitarra.
Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.Mis hobbies son pescar y ver la televisión.
Benim hobim müzik.Mi afición es la música.
Benim hobim roman okumaktır.Mi pasatiempo es leer novelas.
Tenis oynamak onun hobisidir.Su hobby es jugar tenis.
Onun hobisi resimler yapmaktır.Su pasatiempo es pintar cuadros.
Benim hobim model uçak yapmaktır.Mi pasatiempo es hacer maquetas de aviones.
Hobilerden bahsetmişken, pul toplar mısınız?Hablando de aficiones: ¿coleccionas sellos?
Herkesin bir hobiye ihtiyacı var.Todo el mundo necesita un pasatiempo.
Hobilerimiz hakkında konuşabiliriz.Podemos hablar de nuestros hobbies.
Futbol hariç, hobilerim yok.No tengo pasatiempos aparte del fútbol.
O benim hobim.Es mi pasatiempo.
Pazar günleri yapmaktan zevk aldığın bir hobin var mı?¿Tienes algún pasatiempo que te guste hacer los domingos?
Bir diğer hobisi de baleydi.Otro de los bailes que había era el Zafacaite.
Banyo yapmak hobisidir.Predominan balnearios.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Ha seguido volando como un hobby desde los 17 años.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Costruire modellini di aerei è il suo unico hobby.
Benim hobim pişirmektir.Il mio passatempo è la cucina.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Kyosuke diventa così rapidamente confidente con Kirino per il suo hobby segreto.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Ha cominciato a correre per hobby a 25 anni.
Hobileri arasında Futbol, golf ve müzik bulunmaktadır.Tra le sue passioni il golf e la musica.
Tek fark profesyonel olarak değil sadece hobi olaraktır.I campionati non sono professionistici ma amatoriali.
Gitar çalmak benim hobim.Моё хобби - игра на гитаре.
Senin hobin nedir?Какое у тебя хобби?
Buz pateni benim hobilerimden biridir.Катание на коньках - одно из моих хобби.
Benim hobim model uçak yapmaktır.Моё хобби — авиамоделирование.
Balık tutmak hobimdir.Рыбалка - моё хобби.
Balığa gitmek hobilerim arasındadır.Рыбалка - моё хобби.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Начал бегать в качестве хобби в 25 лет.
Hobileri: Müzik dinlemek, CD koleksiyonu.Мистические песнопения, запись CD.
Böylece model roketçilik güvenli ve yaygın bir hobi oldu.Аквариумистика — весьма древнее, распространённое и разностороннее хобби.
Çocukluktan temel hobisi kitap okumak ve sporla uğraşmak olmuştur.С детства главным хобби Ровшана было чтение книг и занятия спортом.
Her bir karakterin ayrı hobileri vardır.Каждый персонаж имеет своё хобби.
Ban'ın tek hobisinin golf oynamak olduğu ve senede birkaç golf maçı yaptığı da biliniyor.Он говорит, что его единственное хобби — гольф, но он играет в него всего несколько раз в год.
Hobileri atlar ve tenistir.Хобби - теннис и футбол.
Hobi olarak arıcılık yapanlar da vardır.Девочки также занимаются своим хобби.
Bir hobisi vardır, o da görev düşüncesidir."توجد هواية وهي وظيفة الفكر).
Banyo yapmak hobisidir.صعوبة في التبول.
Scrapbooking, dünyanın birçok yerinde sıklıkla uygulanan bir hobidir."ديسجستا" هي كنية أخرى تستعمل عموماً في كافة أنحاء المنطقة.