Ana içeriğe geç
Sözlük

hobi ile cümle

hobi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hobi zamanla onda tutku halini aldı.It seemed that his aggressiveness had turned against him this time.
Hobileri gitar çalmak ve bowling oynamaktır.His hobbies include playing guitar and basketball.
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Bawa started photography as a hobby when he was 16 years old.
Banyo yapmak hobisidir.Mandi Manikaran Dist.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.His hobbies were chess, bridge and writing op-eds.
Hobilerle başlayalım.Let's start with the hobbies.
Bu hobimin sonuçlarından biri, çöpte izinsiz teftiş yapmak.This is the result of my hobby, which is unofficial bin inspections.
Bugün, artık hobiciler ve gençler tarafından yazılmıyorlar.Today, they are no longer being written by hobbyists and teenagers.
Yani aslında hobilerimi sattım.I've just kind of trafficked in my hobbies.
Londra tam bir bilgiye sahip bir hobi benim.It is a hobby of mine to have an exact knowledge of London.
Burada hobilerim ile alakalı birkaç fotoğrafım var. Hokey oynarım ...And so I got some pictures here about what some of my hobbies are.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.I've done shoes for Reebok as well, as a kind of a hobby for apparel.
Bu benim hobim olan bir şey değil gerçekten geniş bir alanda popüler.It's not something that is a hobby of mine. It's really taken off the ground.
Bu büyük ölçekli bir fırsat mıdır? Yoksa bir hobi midir?Is this is a large scalable opportunity or is it a hobby?
Çarpık gülümsemesi, göğsü kıllı, 2. Dünya Savaşına bir gülümseme ve bir hobiyle gitti.Crooked smile, tuft of chest hair, he showed up at World War Il, with a smirk and a hobby.
Futbol oynamak onun en büyük hobisiydi.Playing football was his biggest hobby.
- Benim hobim hakkında böyle konuşma!- Don't say that about my hobby!
- Sen buna hobi mi diyorsun?- You call that a hobby?
Görünüşe göre, hobisi çok da özgün değilmiş.It turned out, that his hobby wasn't so unique.
Evet ama hobilerin falan olması lazım...Yeah, you must have hobbies.
Bu da dahil, yani Hobi.Includes this one, the hobby.
Ve onlar kolleksiyonları ve hobileri için çok tutkulular.And they were very passionate about their collections and their hobbies.
Bu benim hobi atlarımdan birisi.It's one of my hobbyhorses.
Ayrıca kitap okumak gibi bir hobim var, yazılar yazar, Facebook'ta takılırım.I also have this hobby of reading books, writing articles and being on Facebook.
Oğlunun hayatını mahvet mi senin hobin?Is ruining your son's life really your hobby?
Ve de büyük ihtimalle hayatımı dengelemek için bir hobiye ihtiyacım olmalı.And I probably will need a hobby as a leveling mechanism.
Amcası bir hobi yokmuşçasına O, bu var olmaz.He wouldn't have got this if his uncle hadn't had a hobby.
"Bu hobi mi yoksa iş mi?Is this like a hobby or a business?
Sadece bir hobi.It's my only hobby.
Babamın da aynı hobisi vardı.That was my dad's hobby, too.
Avlanmak, su kayağı, yüzmek, yelkenle denize açılmak, kayak, sörf ve atıcılık hobileri arasındadır.Hunting, water skiing, swimming, sailing, skiing, surfing and shooting are among his hobbies.
Hobileri kitap okuma ve yürümektir.Evli ve bir kız, bir erkek çocuk babasıdır.His hobbies include reading and walking. He is married and has one daughter and one son.
1384'te ölen Giorgi'nin naaşı, Hobi Katedrali'ndeki aile mezarlığına gömülmüştür. [2]Giorgi died in 1384. He is buried in his family's burial ground in the Khobi Cathedral.[2]
Hobi olarak kısa filmler yaptı.He made short films as a hobby, which developed as a vocational path.
Şimdi esas olarak bir hobi iken geçmişte ticari ve endüstriyel amacı da vardı.While now mainly a hobby, in the past it also had commercial and industrial purpose.
Hobileri, nadir orkideleri toplamak ve kraliyet hanımlarını eğlendirmek olarak tanımlandı.His hobbies were described as collecting rare orchids and entertaining royal ladies.
Arabası hurda gibidir ve hobileri arasında pachinko ve golf vardır.His car is a piece of junk, and his hobbies include pachinko and golf.
Politikadan dine ve hobilere kadar her şeyi tartışmak için çalışma çemberi oluşturulabilir.Study circles may be formed to discuss anything from politics to religion to hobbies.
Hobileri arasında futbol izlemek ve oynamak vardır .Among her hobbies is football.
En çok Baywatch televizyon programında olan Hobie Buchannon rolüyle tanınır.He is best known for his role as Hobie Buchannon on the television show Baywatch.
Narazeni köyünün yakınlarında Hobi Nehri'yle karışır.It discharges into the river Khobi near the village Narazeni, north of the town Khobi.
Fermat, matematiği bir meslekten çok bir hobi haline getiren eğitimli bir avukattı.Fermat was a trained lawyer making mathematics more of a hobby than a profession.
Hobileri arasında seyahat ve motorsiklet bulunur.[2]His hobbies include traveling and motorcycling.[2]
FC Kolkheti Khobi, Hobi merkezli bir futbol kulübüdür. Günümüzde Gürcistan 3.FC Kolkheti Khobi is a Georgian association football club based in the town of Khobi.
Litvin'in hobileri arasında kitap okumak, futbol oynamak ve dalmaçyalı köpeklere bakmak yer alır.Lytvyn's hobbies include reading, football, and taking care of dalmatian dogs.
Balon uçuşları hem Abegg'in hem de karısının sık sık yaptığı bir hobi haline geldi.Balloon flights became a frequent pastime of both Abegg and his wife.
Groundhopping, büyük ölçüde futbolla ilgili bir hobidir.Groundhopping is largely a football-related pastime.
1980'lerin sonlarından itibaren Almanya'daki taraftarlar da bu hobiye başladı.From the late 1980s fans in Germany started ground-hopping as well.
Mevcut aktivite: meslek, hobiler, hastanın gerçekte ne yaptığı.Current activity: occupation, hobbies, what the patient actually does.
Kelebekleri hobi olarak topladı ve onları Edward Doubleday'in vesayeti altında inceledi.He collected butterflies as a hobby, and studied them under the tutelage of Edward Doubleday.
Benim hobim pul toplamak.Mein Steckenpferd ist Briefmarkensammeln.
Futboldan başka hiç hobim yok.Außer Fußball habe ich keine Hobbys.
Fischer'in dağcılık hobisi vardır ve uzun yıllar Avusturya Doğa Arkadaşları başkanı olmuştur.Fischer, selbst Bergsteiger, war langjähriger Präsident der österreichischen Naturfreunde.
Bugün yelken hem hobi hem de spor olarak pek çok kişi tarafından benimsenmektedir.Das Segeln selbst wird heute nur noch als Hobby und Sport betrieben.
Bitkibilim, hobisidir.Das Pferd, mein Hobby.
Boş zamanlarında, hobi olarak ustabaşılık yapıyor.Als Hobby betreibt er in seiner freien Zeit Snooker.
Bir diğer hobisi de baleydi.Eine weitere Papiermühle war die Obermühle.
Hobim kayak yapmaktır.Mon hobby est faire du ski.
Olta balıkçılığı daha çok hobi olarak yapılır.Einstweilen gibt es fast nur mehr Hobby-Fischerei.
Çoğu drag queen bu işi bir hobi, bir meslek ya da bir sanat olarak yapar.Meistens ist eine Arie ein Teil eines größeren Werkes wie einer Oper, einer Kantate oder eines Oratoriums.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod