Anlatıcı kendisine "ben" ve /veya "biz" olarak hitap eder.Η έγνοια του μοιράζεται ανάμεσα στο ‘εγώ’ και το ‘εμείς’.
Onlara hitap edecektir.Σ' αὐτοὺς ἀπευθύνομαι.
Oysa ben geniş bir kitleye hitap etmek istiyorum.Ελπίζω να συνεχίσω τη συλλογή μεγάλων τίτλων.
Ichigo, kendisine "ossan" takma adı ile hitap eder.Ο καθηγητής Ικέντα ονόμασε αυτήν τη γεύση «ουμάμι» (umami).
Muğam Azeri halkının tüm kesimine hitap etmiş fakat çok ayrıntılı bir şekilde araştırılamamıştır.Ο Λέψιους έψαξε επίσης το τάφο αλλά δεν διεξήγαγε κάποια εκτεταμένη προσεκτική έρευνα.
Başmühendis / başmakinist'e, gemi üzerinde çarkçıbaşı olarak hitap edilmektedir.Πλοίον+άρχω = είμαι αρχηγός, ηγεμονεύω του πλοίου.
İzleyiciye canlı olarak ve doğrudan hitap eden komedyene stand-up komedyeni denir.Ένας καλλιτέχνης που ασχολείται με το stand up comedy, ονομάζεται κωμικός(comic) ή stand up κωμικός.
Klor halokarbonları en yaygınıdır ve organoklor olarak hitap edilir. ^ Yoel Sasson.Chlor organohalider er de meste almundelige og kaldes organochlorider.
Bir soruda geçen bireye direkt olarak hitap edildiğinde bu hitap hâli kullanılır.Hvis vi igen benytter eksemplet givet ovenover, så er svaret i det omtalte tilfælde JA.
Başmühendis / başmakinist'e, gemi üzerinde çarkçıbaşı olarak hitap edilmektedir.Kaptajnen ((engelsk): Commander) er lederen ombord på rumfartøjet.
''Efendi'' olarak hitap edilirler.De omtales som "Magterne".
Ona adıyla hitap edebilen tek kişiydi.Han er dermed den eneste som kan bruke navnet der.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Bøker som ble skrevet adresserte ikke lenger profesjonelle kokker, men til borgerskapets husmødre.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Hver brukerprosess begynner med en bestemt prioritet.
Hocalar sıkça öğrencilerine yalın hâldeki soyadlarıyla hitap ederler.Intet studenternavn kommer så ofte igjen i politiets bøker som Lerches.
Bunların tedavisi, şarkı söylüyor, şarkıya hitap eden Mata Hari'nin gizeminin bir kısmını ödünç alıyor.Kuren mot dette, synger hun, er å låne noe av mystikken til Mata Hari, som hun henvender seg til i sangen.
Mende'ye ismiyle hitap etmez; çünkü o bir "abda"dır ve bir isme ihtiyacı yoktur.Den er intet mål i seg selv og har ingen «egen eksistens» (svabhāva).
The Queen of Australia) olarak hitap edilir.I Australia er hun for eksempel kjent som «dronning av Australia».
Zaman zaman Emir'in duygu dünyasına hitap etmiştir.Og fra tid til annen fornemmes omen fra den store verden.
Fakat bu hitap şekli kaba olarak görülebilir.Imidlertid kan dette ansees som injuriende sladder.
Müzakereler başarısız oldu çünkü Fletcher Fyodor'a iki unvanını atlayarak hitap etmişti.Negosiasi tersebut gagal karena Fletcher menyapa Feodor tanpa menyebut dua gelarnya.
Yani sözleri kıza hitap edicidir.Kemudian anak itu mengatakan kepadanya pidato perempuan.
BabyTV, 0-3 yaş arası çocuklara hitap eden bir kanaldır.BabyTV adalah saluran khusus bagi balita berusia 1-5 tahun.
Fakat bu hitap şekli kaba olarak görülebilir.Istilah ini sekarang dianggap tidak sopan.
"Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti.Louisa menderita tuberkulosis dan meninggal pada tanggal 4 Juli 1906.
Klor halokarbonları en yaygınıdır ve organoklor olarak hitap edilir. ^ Yoel Sasson.Halokarbon klor adalah yang paling stabil dan disebut sebagai organoklorin.
Bir hitap çeşidi olan konferans, bilgi verme esasına dayanmaktadır.Namun Dewan bertemu dalam berbagai bentuk tergantung pada topik.
Bu güneyli bir zenginin hitap şekli olamazdı.Mak tahu tentara itu tidak akan menjadi kaya.
Savaşın sonuna kadar devam eden yazışmalarda, Himmler Peiper'e "sevgili Jochen" olarak hitap etmiştir.Dalam suratnya kepada Peiper, Himmler memanggilnya dengan sebutan "Jochenku tersayang".
Genelde sadece Goyle olarak hitap edilen karakter, Draco Malfoy'un emirlerini yerine getirip onu takip eder.Bersama-sama dengan Gregory Goyle, ia hampir selalu terlihat bersama-sama pemimpin kelompoknya, Draco Malfoy.
Billboard'tan Ken Tucker, şarkının farklı yaş gruplarındaki pek çok kadına hitap ettiğini söyledi.Ken Tucker của Billboard cho rằng bài hát này phù hợp với nhiều phụ nữ trong nhiều độ tuổi khác nhau.
Bundan sonraki günlerdede ona böyle hitap edilmiştir.Trong những năm sau, giống này được gọi là nhiều tên khác nhau.
Yani sözleri kıza hitap edicidir.Các mẹ gọi em là Con gái.
Eddie'ye Teks demeyip adıyla hitap edince Eddie ona kızar.Claire trả lời là không và hỏi Alice tên mình là ai.
Kitaplar artık profesyonel aşçılara değil, burjuva ev kadınlarına hitap ediyordu.Các sách không viết về đầu bếp chuyên nghiệp nữa mà viết về những bà nội trợ giai cấp tư sản.
Hakaret edici veya küçümseyici hitapta.Quyện hổ thẹn, vội phục xuống đất.
Herkes ona "Godfather" (Baba) diye hitap eder.Vì vậy ai cũng gọi là bà Chúa Bầu.
Ona Tenaya 7 diye hitap eder.Ảnh từ Landsat 7.
Narbonne'da ikamet edenlere Narbonnais(e) diye hitap edilir.奈良期は楢中郷(ならなかのごう)と言った。
Kral'a majesteleri (صاحب الجلالة) diye hitap edilir.なお、単に陛下(His Majesty)と呼称されることもある。
Konunun uzmanlarına hitap eder.専門家の言うことに耳を傾けろ。
Bununla birlikte günümüzde "hanımefendi" anlamında kibar bir hitap olarak tüm kadınlar için kullanılabilir.「貴婦人」の意味だが、現代では一般に女性を表す単語として使用される。
Daha sonralarda 18-34 yaş kadınlara hitap eden diziler yayınlamaya başladılar.ただ、望んでいた18-34歳の視聴者を惹きつけられなかっただけだ。
Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim Hanımı, Işığın Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir.麗景殿を局とし、麗景殿女御または高倉女御といわれた。
Kuzey'in Kralı olan Jon Snow (Kit Harington), Kuzey'in lordlarına hitap eder.ジョン・スノウは〈北の王〉に推戴される。
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.きれたる句は字を以て切るに不及。
''Efendi'' olarak hitap edilirler.彼を「ご主人様」と呼ぶ。
Yani sözleri kıza hitap edicidir.章の願いにより、女の子になる。
Sıfatlarda hitap hâli de yoktur.なお、いずれの出番においても台詞はない。
Yani Amerika'ya hitap eden.俺がわざわざアメリカから連れてきた男だ!
Neredeyse herkes ona Ice(アイス Aisu) diye hitap eder(Ice, İzlanda'nın İngilizcesi Iceland'ın ilk hecesidir).“.is”はアイスランド語でのアイスランドの表記(Ísland)の最初の二文字である。
Kendine Rae diye hitap edilmesini istiyor.自ら「ジル」と呼ばせたがる。
Albay - “Felsefe Taşı” bölümünde yanlışlıkla hitap edilmiştir.^ EDクレジットでは「源田 哲章」と誤表記されていた。
Halk kendisine Mes'ûd-ı Kerîm lakabıyla hitap etmekteydi.因繪製《圖經》之故,人們稱他為「畫家摩尼」。
''Efendi'' olarak hitap edilirler.稱呼其為「主人」。
Sıfatlarda hitap hâli de yoktur.但有部份如婁底話則沒有。
Fakat bu hitap şekli kaba olarak görülebilir.但在一些地方这会被认为粗鲁。
Amerika'daki Türklere hitap eder.参见美国的北欧主义。
Bir birlerine bacanak şeklindeki hitaplarından köy bacanak olarak ad almıştır.賜敕馳傳給廩隸如故事。
Sürekli "Tatlım" hitabıyla bilinir; Bu yüzden Mecnun ona, "Tatlımbaş Leyla" olarak hitap eder.對愛蜜莉雅非常關愛,稱呼她為「女兒」,平時則稱呼為「莉雅」。