Herkes ona "Godfather" (Baba) diye hitap eder.Todo el mundo lo llama "El Duque".
2001 yılında yayına başlamış olup genel olarak 17 yaş üzeri izleyicilere hitap etmektedir.Hay que resaltar que el vídeo es del año 2002 lo cual ya tiene 17 años de su publicación oficial.
Numara 4 onlara hep dişlek kemirgenler diye hitap eder.A éstos se los suele llamar fuerza de cuatro dimensiones.
Gay Times, İngiltere'nin eşcinsel ve biseksüel erkeklere hitap eden öncü dergisi.Diva es una revista mensual del Reino Unido dirigida a las lesbianas y bisexuales.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Cada capítulo se inicia con un encabezado ilustrado.
Köktürk Devleti toplumunun üyelerine, özellikle de aristokrat kesime hitap eder.Es muy común dedicar las "calaveritas" a personajes públicos, en especial a políticos en el poder.
Size nasıl hitap etmemi istersiniz?Come vuole che mi rivolga a lei?
BabyTV, 0-3 yaş arası çocuklara hitap eden bir kanaldır.BabyTV è il canale dedicato ai bambini al di sotto dei tre anni.
Bu hitapla başarıya ulaşır ve seçilen kişi olur (Journey to The Heaviside Layer- Heaviside Layera yolculuk).Scegli che cosa amare... e il resto verrà (sant'Agostino).
Böylece farklı öğrenen ve okuyucu tiplerine hitap edilebilir.In un certo grado potrebbe indicare differenti stili di apprendimento e strategie comunicative.
Sevenleri ona 'Ağabey' diye hitap etmektedir.Odia che lo si chiami "vecchietto".
Yönetmen ise "Piyanist Arkadaşım" diye hitap etmektedir.Disse: "Sono un pianista di merda.
Kanal 18-34 yaş arası halka hitap etmektedir.Il suo target di riferimento è quello della fascia demografica 18-34 anni.
Ben hislere hitap eden bir konuşma yaptım.Ho visto abbastanza del cosiddetto ordine.
Anlatıcı kendisine "ben" ve /veya "biz" olarak hitap eder.Si presume che ゑ si pronunci "we" /ɰe/ ascolta.
Sürekli "Tatlım" hitabıyla bilinir; Bu yüzden Mecnun ona, "Tatlımbaş Leyla" olarak hitap eder.Ha continue allucinazioni, pensando che Belli la chiami "Tesoro".
Tuğrul onu çok iyi karşıladı ve kendisine evladım diye hitap etti.I fan l'hanno accolta calorosamente e l'hanno fatta sentire a casa.
Yani sözleri kıza hitap edicidir.Al contrario però, è lei a dare gli ordini alla piccola.
Halk kendisine Mes'ûd-ı Kerîm lakabıyla hitap etmekteydi.Apparteneva alla gens plebea Porcia.
Bu isim aynı zamanda Kimmer kralı Dugdamme'ye hitap ederken de kullanılmıştır.Presumibilmente anche questo nome si lega al re Cheng Tang.
İsveç'e "Su-san" diye hitap eder.Ha un debole per Na-san.
Kral'a majesteleri (صاحب الجلالة) diye hitap edilir.Il loro re veniva definito Anyigbãfio (Re della terra).
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.Le desinenze grammaticali sono messe a fine parola.
Başkana hitap etti.Он обратился к председателю.
Bana ''Sen'' diye hitap etmenize müsaade etmiyorum.Я не разрешаю Вам обращаться ко мне на "ты".
Böyle durumlarda senli-benli bir üslup kullanılmaz, 'siz' diye hitap edilir.В таких случаях не используется обращение на «ты», а используется обращение на «вы».
Kuzey'in Kralı olan Jon Snow (Kit Harington), Kuzey'in lordlarına hitap eder.Будучи Королём Севера, Джон Сноу (Кит Харингтон) обращается к лордам Севера.
Halk kendisine Mes'ûd-ı Kerîm lakabıyla hitap etmekteydi.К нему стали обращаться люди со своими скорбями бедами.
Bu TV filmi her yaştan izleyici kitlesine hitap etmektedir.Фильм можно смотреть зрителям любого возраста.
Peppermint Patty en yakın arkadaşıdır, ona sürekli efendim diye hitap eder.Лучшая подруга Пэтти — Марси, которая всегда зовёт её «Сэр».
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.Если вы хотите рассказать о своих проблемах, то о них и будут расспрашивать и их будут рассматривать.
Narbonne'da ikamet edenlere Narbonnais(e) diye hitap edilir.Обитатели Нарнии — описание существ, обитающих в Нарнии — вымышленной стране из романа «Хроники Нарнии».
''Efendi'' olarak hitap edilirler.Но обращается к нему, как «Хозяин».
Konunun uzmanlarına hitap eder.Его мнение за экспертное считать?
Nida seslenme, hitap etme sanatı.Искусствовед по призванию и зову сердца.
Kimlere hitap eder?Против кого дружите?
Herkes ona "Godfather" (Baba) diye hitap eder.Все в дивизии звали его «Батя».
Sevenleri ona 'Ağabey' diye hitap etmektedir.Высокодуховные мужчины обращаются к нему на «брат».
"Rhys-Jones"), prenses Edward, Wessex kontesi, yüce majesteleri Wessex kontesi olarak hitap edilir, (d.После замужества Рис-Джонс получила титул «Её Королевское Высочество графиня Уэссекская».
Kalabalığa hitap eden önemli bir isim, o zamanın Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa'ydı.Слишком уж много нареканий было к работе тогдашнего мэра Павла Филиппова.
Marty, Emmett Brown'a "Doc" (Türkçe seslendirmede "Doktor") diye hitap eder.Браун, которого Марти зовёт просто «Док» — пожилой учёный.
1920'den bu yana bu iki gazete Afro-Amerikalı vatandaşlara hitap etti.В 1920 году рукоположил для этих двух епархий новых епископов.
Cevahir ona "Koşu Kızı" diye hitap eder.Сам герой называет его про себя «Сукой».
Bundan önce prenseslere "Leydi + ilk isim" şeklinde hitap ediliyordu.До этого её именовали «Старшая леди» (англ. Elder lady).
Ona adıyla hitap edebilen tek kişiydi.وكان هو الشخص الوحيد الذي يمكنه أن يناديه باسمه.
Stüdyo filmin genel izleyiciye hitap etmesini kararlaştırdı.قرر الاستديو إرسال الفيلم الي المراقب العام.
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'gözbebeğim!' diye hitap edilir."و رد يهوشواع عليه: أفهم الجرح الذي يشعر به الحاضرون الآن.
Bu keşifler insanların hayalgücüne hitap etti ve dünya üzerinde yaşamın tarihine olan ilgiyi artırdı.وأسرت تلك الاكتشافات مخيلة العامة وركزت الاهتمام على تاريخ الحياة على الأرض.
Albümün bu kadar çok satmasının sebeplerinden biri Aksu'nun hitap kesimiydi.و أن مقطع الكلمات لآكسو كان أحد أسباب بيع الألبوم بهذا القدر.
Dizide neredeyse herkes ona Cemal Baba diye hitap eder.كل العالم بدا يعرفه بعاطفة باسم بابا.
Ölmek üzere olanlar seni selamlar!) sözleriyle hitap ettiklerini kaydeder.قال ابن سلام الجمحي فما ظنك بمن يقول: فيه طويس هذا القول!
Hayvanlar ve böcekler, çocuklara hitap etmek için oluşturulan ortak amezaiku şekilleridir.الحيوانات والحشرات هم أكثر إشكال إل امزيكو المصنوعة لجذب الأطفال.
Müzakereler başarısız oldu çünkü Fletcher Fyodor'a iki unvanını atlayarak hitap etmişti.وفشلت المفاوضات بسبب مناداة فليتشر لفيودر باثنين من أسمائه الملغاة.
Bu nesirle, aydın kimselere hitap eden eserler yazılmıştır.الفتاوى المختارة: وهو كتاب يتضمن أجوبة عن تساؤلات الناس في إشكاليات اعترضتهم في دينهم ودنياهم.
Politikaya meyilliydi ve bu nedenle hitap yeteneğini geliştirdi.فقد كانت هي من دمرته،هي من جعلته يقفد موهبته..
Bir birlerine bacanak şeklindeki hitaplarından köy bacanak olarak ad almıştır.ولقد عاش منهم من رأى جموع الطلاب يتوافدون على زاويته من كل حدب وصوب.
Bart Homer'a çoğu zaman "Baba" yerine adıyla hitap eder, Homer da ondan "oğlan" diye söz eder.وقد أطلق بارت على هومر اسم "بابا" بدلاً منه وذلك منذ زمن بعيد.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.يبدأ كل فصل باقتباس.
Konunun uzmanlarına hitap eder.Deixemos a questão aos especialistas.
LA Times yazarı Mary McNamara, şovun geniş bir kitleye hitap ettiğini yazdı.Mary McNamara do Los Angeles Times escreveu que o show tinha um amplo apelo para a chamada do público.