Ana içeriğe geç
Sözlük

hissi ile cümle

hissi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Lahko izkusimo njihov obstoj kot kraj.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Le simți. Îți dai seama de rolul lor acolo.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Meg tudjuk tapasztalni a hely szellemét.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Môžete sa s nimi zžiť.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Można doświadczyć ich przestrzeni.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Nhưng điều làm tôi bất ngờ trong nhiều năm qua
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.On peut ressentir l'esprit du lieu.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Podem experimentar o seu sentido de lugar.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Potete sperimentare la sensazione di un luogo.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Puedes experimentar su presencia geográfica.
Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Sie erleben ihre Räumlichkeit.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler."En halua saavuttaa jotain ja tuntea, etten ansaitse sitä."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Ich möchte nicht das Gefühl haben, dass ich hier nichts zu suchen habe.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Jeg ønsker ikke at nå dertil kun for at føle, at jeg ikke skulle være der.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Je ne veux pas en arriver là et me sentir comme si je n'étais pas censé y être.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.내가 여기 와선 안될 사람이라는 걸 느끼려고 그런식으로 하고 싶진 않아.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler."Não quero chegar lá para depois sentir apenas que não devia estar ali."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nechcem to dokázať len preto, aby som zistil, že tam nepatrím.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nechci to dokázat jen proto, abych cítil, že sem nepatřím."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nem akarok odajutni, csak hogy aztán azt érezzem, nem is vagyok odavaló.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nie chcę się gdzieś dostać tylko po to, żeby później czuć, że nie powinnam tam być.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nočem se počutiti kot da ne spadam semkaj.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Non voglio arrivare lì e avere la sensazione di non doverci essere.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.No quiero llegar y sentirme en el lugar equivocado.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Nu vreau să ajung acolo şi să simt că locul meu nu e acolo.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Saya tidak mau mencapai ke sana hanya untuk kemudian merasa tidak pantas ada di sana."
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Tôi không muốn đến được đó rồi cảm thấy như là tôi không thuộc về nơi đó.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Δεν θέλω να φτάσω εκεί μόνο για να νιώσω ότι δεν θα έπρεπε να βρίσκομαι εκεί.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Не искам да отида там, само за да почувствам, че не трябва да бъда там.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.Не хочу прийти і відчути себе самозванцем.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.איני רוצה להגיע לשם רק כדי לחוש שאני לא צריך להיות שם.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.لا أريد أن أصل إلى هناك فقط لأشعر بأنني لا أستحق بأن أكون هنا.
Sırf "Burada bulunmayı hakketmiyorum" hissiyle yaşamamak için o mevkiye ulaşmayı istemiyorum dediler.これには個人的に すごく共感します
Sonra, ben-im hissi ortaya çıkar.Luego, emerge el sentimiento 'yo soy'.
Sonra, ben-im hissi ortaya çıkar.Puis survient le sentiment d'être, la perception "je suis".
Sonrasında gene sessiz ve hissiz olmaya devam!Ensuite redevenir insensible et silencieux comme avant !
Sonrasında gene sessiz ve hissiz olmaya devam!Y después, volveremos al silencio y la insensibilización.
Soru şu, beyinde benlik hissimden sorumlu belli bir bölüm var mı?La cuestión es ¿Podemos encontrar una sola parte del cerebro que me de mi sentido de mi mismo?
Soru şu, beyinde benlik hissimden sorumlu belli bir bölüm var mı?自分が自分だという感覚を与える脳の部位を特定できるかだ 自分がロバート・ウィンストンだという感覚を与える部位を
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.El estatus social es otra imaginación y está directamente relacionado con el sentido de la propiedad.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Le statut social est une autre imagination et est directement lié à la notion de propriété.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Lo status sociale è un altra immaginazione ed è direttamente correlata al senso di proprietà.
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Status sosial adalah imajinasi lain dan itu secara langsung berkaitan dengan rasa kepemilikan
Sosyal statü de hayal ürünü, ve direkt olarak mülkiyet hissinden kaynaklanıyor.Социалният статус е друга измислица, която е директно свързана с чувството за собственост.
Stüdyomda yaratılmış olan aile hissini seviyorum.私のスタジオの家族のような雰囲気が大好きなのです
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,이들은 일종의 6번째 감각을 가지고 있습니다. 마치 슈퍼맨의 투시능력 처럼요.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Die hebben een soort van zesde zintuig zoals Supermans röntgenogen.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Elas têm como que um sexto sentido como a visão de raios X do Super-Homem.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Ele au un fel de al șaselea simț, la fel ca vederea cu raze x a lui Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Elles ont une sorte de sixième sens comme la vision à rayon x de Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Hanno un certo sesto senso simile alla vista a raggi x di Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mają coś w rodzaju szóstego zmysłu jak zdolność Supermana do prześwietlania.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mají něco jako šestý smysl, jako Supermanův rentgenový pohled.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mintha hatodik érzékkel rendelkeznének olyan, mint Szuperman röntgenlátása.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Nó là một loài có giác quan thứ sáu như tia x quang của Superman
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Sie habe so etwas wie einen sechsten Sinn wie Supermanns Röntgenblick.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Tienen una suerte de sexto sentido como la visión de rayos X de Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Кажется, что они обладают шестым чувством вроде рентгеновского зрения Супермена.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Те имат нещо като шесто чувство, като рентгеновото зрение на Супермен.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,יש להם מין חוש שישי כמו ראיית הרנטגן של סופרמן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hissi ile cümle - Sayfa 36 - hissi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App