Ana içeriğe geç
Sözlük

hissi ile cümle

hissi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,انها تملك نوعاً من الحاسة السادسة مثل رؤية " الرجل الخارق " المخترقة للجدران
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,第六感を持っていて 地磁気を感じとる事ができます
Tazelik hissi ve daha iyi bir lezzet ile yenilenmek!Se sentirá más fresco y rejuvenecido a la vez que disfrutará de un mejor sabor.
Tazelik hissi ve daha iyi bir lezzet ile yenilenmek!Você se sente revigorado, rejuvenescido e ainda desfruta de um sabor melhor!
Tazelik hissi ve daha iyi bir lezzet ile yenilenmek!Vous vous sentez rafraîchi rajeuni, et vous profitez d'un goût rehaussé !
Tazelik hissi ve daha iyi bir lezzet ile yenilenmek!الشعور بالانتعاش والحيوية مع التمتع بمذاق أفضل!
TED sahnesinde olmak ve aynı yıl... ...içinde MacArthur'u kazanmak,bana... ...herkese ulaşmışım hissini verdi.또한, TED 무대에 서고 MacArthur 상을 같은 년도에 타는 것은 제가 도달했다는 것을 모두에게 느끼게 했습니다.
TED sahnesinde olmak ve aynı yıl... ...içinde MacArthur'u kazanmak,bana... ...herkese ulaşmışım hissini verdi.ככל שהצלחנו יותר, הגיע פחות כסף מהמוסדות. ואני אומרת לכם, לעמוד על במת TED
TED sahnesinde olmak ve aynı yıl... ...içinde MacArthur'u kazanmak,bana... ...herkese ulaşmışım hissini verdi.وأقول لكم، التواجد على مسرح TED والفوز بجائزة ماك آرثر في نفس السنة أعطى انطباعا أني قد وصلت.
TED sahnesinde olmak ve aynı yıl... ...içinde MacArthur'u kazanmak,bana... ...herkese ulaşmışım hissini verdi.マッカーサー財団のフェローになった年は 行き着くところまで来たと皆に思われていました でも実際には
TK: Bu Claudia, ve protezinden ilk dokunma hissini aldığımız an.To Claudia, w tej chwili pierwszy raz poczuła dotyk na swojej protezie.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Allt detta ger oss en slags känsla av vilka vi är, av vår särskilda plats i världen.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Dit alles geeft ons een soort gevoel van wie we zijn, van onze eigen plaats in de wereld.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas essas coisas nos dão um senso de quem somos, do nosso lugar específico no mundo.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas estas cosas nos dan una especie de sentido de quien somos, de nuestro lugar particular en el mundo
Uzatılmış kolları ise ona güvenmek, ona verilen hakmış hissini veriyor.Hij staat er zo dat we geloven dat hij het juist heeft.
Uzatılmış kolları ise ona güvenmek, ona verilen hakmış hissini veriyor.Září z něj důvěryhodnost, že vše zaznamená přesně.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.20세기의 황폐한 사건들 때문에 사람들은 이 차갑고 냉정한 하나님에게 의문을 가지게 되었습니다.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.A zničující události 20. století vedly lidi k vážným otázkám ohledně chladného a bezcitného Boha.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.Druzgocące wydarzenia dwudziestego wieku zmusiły ludzi do zakwestionowania chłodnego, nieczułego Boga.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.Et les évènements désastreux du 20ème siècle ont amené les gens à questionner le Dieu froid et insensible.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.Và sự kiện đau thương của thế kỉ 20 khiến người ta đặt câu hỏi về sự lạnh lùng, vô cảm của Chúa.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.Y los eventos devastadores del siglo 20 ha hecho que la gente se cuestione el Dios frío e insensible.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.И опустошителните събития на 20-и век накараха хората да задават въпроси на този студен, безчувствен Бог.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.Ужасные события 20-го века заставили людей усомниться в бесчувственном, безразличном Боге
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.ההתרחשויות האיומות של המאה ה-20 הכריחו אנשים לערער על האלוהים הקר וחסר הרגש.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.لقد أجبرت الأحداث الكارثية للقرن العشرين الناس على أن يتساءلوا عن الرب بمفهومه القاسي عديم الشعور.
Ve 20. yüzyılın yıkıcı olayları insanları bu soğuk ve hissiz Tanrı'yı sorgulamaya itmiştir.人々は冷たい神に疑問を抱きました 塹壕や収容所で起こった大量虐殺を見て
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Dan hubungan itu, hubungan yang mendasar dengan atmosfer kita terasa bagi saya seperti sebuah penawar.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Detta instinktiva band till vår atmosfär känns, för mig, som ett motgift.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Die viscerale verbinding met onze atmosfeer is voor mij een soort tegengif.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.E questo legame, questo legame viscerale con la nostra atmosfera mi sembra un antidoto.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.És ez a kapcsolat, ez a zsigeri kötelék légkörünkhöz egyfajta ellenméregként hat rám.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Et il me semble que ce sentiment viscéral de connexion avec notre atmosphère est un antidote.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.그러한 연결, 대기에 본질적으로 연결되어 있는 것은 저게는 해독제처럼 느껴집니다.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Şi acea conexiune viscerală cu atmosfera noastră îmi pare a fi un antidot.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Und diese tiefe, körperliche Verbindung mit unserer Atmosphäre, wirkt auf mich, wie ein Gegengift.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Và sự kết nối đó, sự kết nối về cảm giác với bầu trời với tôi đó là phương thuốc chữa lành.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Y esa conexión visceral con nuestra atmósfera me parece un antídoto.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Αυτή τη σύνδεση, την τόσο βαθιά, με την ατμόσφαιρά μας εγώ την νιώθω σαν ένα αντίδοτο.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.И в тази връзка, тази дълбока връзка с нашата атмосфера ми прилича на противоотрова.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.І той зв'язок, той внутрішній зв'язок з атмосферою видається мені протиотрутою.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.Мне кажется, что это связь, внутренняя связь с нашей атмосферой — это противоядие.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.והחיבור הזה, החיבור העמוק הזה לאטמוספירה שלנו מרגיש לי כמו תרופה.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.وهذا الارتباط، هذا الارتباط بيننا وبين غلافنا الجوي أراه بمثابة ترياق.
Ve atmoferimizle olan bu içsel bağlantı bana bir panzehir hissi veriyor.私にとっては解毒剤のように感じます ある 広まりつつある流れに対する解毒剤です
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!A ja som hypochonder a pamätám si, že meravá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Als hypochonder herinnerde ik me: gevoelloze arm betekent hartaanval.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!E dato che sono un ipocondriaco, ricordo che il braccio intorpidito è sintomo d'infarto.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Hipochondriás vagyok, és emlékeztem, hogy a zsibbadó kar szívinfarktust jelent.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!저는 심기증 환자(hypochondriac, 자기의 건강에 대하여 필요 이상으로 염려하는 상태)고, 팔 마비는 심근경색을 의미하는걸 기억하고 있습니다.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Iar eu sunt ipohondru, si mi-am amintit ca brat amortit inseamna atac de cord.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jelikož jsem hypochondr, pamatuju si, že zdřevěnělá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jestem hipochondrykiem i pamiętam, że zdrętwiałe ramię może oznaczać atak serca.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Och jag är en hypokondriak, och jag kommer ihåg att en domnande arm betyder hjärtattack.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Og jeg er hypokonder, og jeg kan huske at en følelsesløs arm betyder hjertestop.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Olen hypokondrinen, ja muistin, että tunnoton käsi merkitsee sydänkohtausta.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Sou hipocondríaco e lembrei-me que um braço entorpecido significa ataque cardíaco.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Und ich bin ein Hypochondrer und erinnerte mich: Betäubte Arme bedeutet Herzinfarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Và do tôi đang dần tê liệt thần kinh, tôi nhớ lại rằng tê dại tay đồng nghĩa với nhồi máu cơ tin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod