Kederden hissizim.Το κορμί μου μουδιάζει από θλίψη.
Kederden hissizim.Мое тело онемело от горя.
Kederden hissizim.Тялото ми е сковано от тъга.
Kederden hissizim.Я ціпенію від суму та жалю.
Kederden hissizim.גופי קהה מיגון.
Kederden hissizim.جسدي مشلول من الاسى.
Kederden hissizim.私の言葉を忘れないで
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Aquela sensação de que ninguém está a ouvir-me é muito importante nas nossas relações com a tecnologia.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Cảm giác không ai lắng nghe rất quan trọng trong mối quan hệ của chúng ta với công nghệ.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Ce sentiment que personne ne m'écoute est très important dans nos relations avec la technologie.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Das Gefühl, dass niemand mir zuhört, ist sehr wichtig in unserer Beziehung mit Technik.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Dat gevoel dat niemand naar me luistert, is erg belangrijk in onze verhouding met technologie.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Esa sensación de que nadie me escucha es muy importante en nuestra relación con la tecnología.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Hogy az az érzés, hogy senki sem kíváncsi rám, nagyon jelentős a technológiával való viszonyunkban.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Känslan att ingen lyssnar på mig är av stor vikt i vår relation med tekniken.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.아무도 내말을 들어주지않는다는 느낌이 우리의 기술문명에의 의존에 매우 중요관련이 있읍니다.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.La sensazione che nessuno mi sta ascoltando è cruciale nelle nostre relazioni con la tecnologia.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Pocit, že mě nikdo neposlouchá, je velmi důležitý v našem vztahu k technologiím.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Sentimentul că nimeni nu mă ascultă este foarte important în relaţia noastră cu tehnologia.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Tunne, ettei kukaan kuuntele, on hyvin tärkeä suhteissamme teknologiaan.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Že pocit, keď ma nikto nepočúva, je veľmi dôležitý v našom vzťahu s technológiou.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Το να νιώθω ότι κανείς δεν με ακούει είναι πολύ σημαντικό στις σχέσεις μας με την τεχνολογία.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Відчуття, що мене ніхто не слухає, є вкрай важливим у стосунках між нами і технологією.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Ощущение того, что никто не слушает, очень важно в нашем отношении к технологиям.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.Това чувство, че никой не ме слуша е много важно в нашите отношения с технологията.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.ההרגשה שאף אחד אינו מקשיב לי היא חשובה מאד ביחסי הגומלין שלנו עם הטכנולוגיה.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.ذلك الإحساس أن لا أحد يستمع لي مهم جدا في علاقاتنا مع التكنولوجيا.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.我々と技術の関係で とても重要です だから
Kişilik hissine, yapan kişi olma hissine sahip olduğun sürece...Mientras tengas el sentimiento de identidad, de ser el hacedor...
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Kokularını duyarsınız. Bir şekilde hissedebilirsiniz. Size, birer mekan oluşlarının hissini yaşatırlar.Можна відчути запах цих місць.
Köre kalanlar... ...sestir, kokudur, tatdır ve dokunma hissidir.Il reste aux aveugles les sons, les odeurs, le goût et le toucher.
Köre kalanlar... ...sestir, kokudur, tatdır ve dokunma hissidir.Todo lo que se le deja al ciego es el sonido, el olor, el gusto y nuestro sentido del tacto.
Köre kalanlar... ...sestir, kokudur, tatdır ve dokunma hissidir.Tutto ciō che rimane ad un cieco sono i suoni, gli odori, i sapori... ed il tatto.
Köre kalanlar... ...sestir, kokudur, tatdır ve dokunma hissidir.Το μόνο που έχει έναζ τυφλόs είναι... ακοή, όσφρηση, γεύση κι αφή.
Köre kalanlar... ...sestir, kokudur, tatdır ve dokunma hissidir.Все что остается слепому - это звуки, запахи, вкус и осязание.
Lütfen bu huzurlu hissi yanınıza alın.הביאו נא איתכם תחושה זו של שלום ושלווה.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Azt akarták, hogy a gép kövesse a zenét.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Chcieli, by działanie maszyny podążało za atmosferą klipu.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Chtěli, aby se přístroj pohyboval podle nálady písně.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.De ville have maskinen til at følge sangens følelse.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Ei doreau ca actiunile masinariei sa urmareasca linia melodica.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Eles pretendiam que a ação da máquina acompanhasse o espírito da música.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Ils voulaient que la machine agisse en suivant le ressenti de la chanson.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.그리고 밴드는 머신이 노래의 감정을 따라갈 수 있길 원했습니다.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.L'azione meccanica doveva seguire le emozioni della canzone:
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Se quería que la acción de la máquina acompañara el sentimiento de la canción.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Sie wollten, dass die Maschine der Grundstimmung des Songs folgte.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Zij wilden de actie van de machine het gevoel van de plaat laten volgen.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Ήθελαν η λειτουργία της μηχανής να ακολουθεί το συναίσθημα του τραγουδιού.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Вони хотіли, щоб дії машини співпадали з піснею.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Они хотели, чтобы действия машины следовали чувствам, выраженным в песне.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.Те искаха действията на машината да следят чувствата на песента.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.הם רצו שפעולות המכונה יתאמו לתחושה של השיר.
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.أرادو أن تتوافق حركات الآلة مع شعور الأغنية
Makinanın hareketlerinin şarkının hissini takip etmesini istediler.つまり 曲がグッと盛り上がってきたら
Malcolm, bu aşağılık hissin yok etmek istiyordu.말 콤 그 감을 랜스를 의미 합니다.
Malcolm, bu aşağılık hissin yok etmek istiyordu.Malcolm odwoływał się do tego poczucia niższości.
Malcolm, bu aşağılık hissin yok etmek istiyordu.Malcolm quis lançar esse senso de inferioridade.
Malcolm, bu aşağılık hissin yok etmek istiyordu.Malcolm wollte diese Wahrnehmung der Minderwertigkeit bekämpfen.